Dünya
  • 2.7.2004 00:25

SADDAM HAPİSTE FORMUNU KORUMUŞ : "KUVEYTLİLER KÖPEKTİR"

Irak'ın eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, yakalanmasından yaklaşık 7 ay sonra yargıç karşısına çıktı. Mahkemede Saddam'a yönelik suçlamalar okundu, devrik Irak lideri mahkeme belgelerini imzalamadı. Saddam, duruşmayı 'tiyatro' olarak değerlendirirken, "Asıl suçlu 'aşağılık Bush'" dedi. Siyah takım elbise ve kravatsız beyaz gömlek giyerek duruşmaya katılan Saddam'ın birkaç kere, ''Ben Irak Cumhuriyeti'nin Devlet Başkanıyım. Ben Iraklıyım...'' dediğini anlattı.


Yarım saat kadar süren duruşmadan sonra Saddam'ın ardından, eski sekreteri Abd Hamid Mahmud'un yargıç karşısına çıkarıldığı bildirildi.
Saddam'ın beline sarılı zincirle ellerinden kelepçeli olarak mahkeme salonuna getirildiği kaydedildi.


Yedi ay sonra ilk kez dünya kamuoyunun önüne çıkan Saddam Hüseyin'in zayıfladığı gözlerden kaçmadı. Yitirdiği iktidarı ile birlikte yorgun ve bıkkın görünen Saddam, mahkemeye sivil giysilerle geldi.


Bir Amerikalı askeri yetkili, Reuters'e yaptığı açıklamada, Saddam'ın mahkemeye çıkarıldığını ve hukuki işlemlerin böylelikle başlamış olduğunu söyledi.


İnsanlığa karşı suç işlemekle itham edilen Saddam hakkındaki suçlamalar mahkemede eski liderin yüzüne okunacak.


Saddam ve eski rejimin 11 üyesine yönelik suçlamalar arasında savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suç işlemek bulunuyor, ancak bu kişilerin her birinin hangi suçla itham edileceği henüz kesinlik kazanmadı. Duruşmaların da 2005'ten önce başlaması beklenmiyor.


Saddam ve yardımcılarının yargılanması için kurulan özel Irak mahkemesinin başkanı avukat Selim Çelebi de Reuters'e yaptığı açıklamada, yargıcın, her bir sanık için ayrı iddia dosyası hazırladığını bildirdi.


Çelebi, Saddam'ın yargıcın karşısına derli toplu ve kısa sakallı çıktığını belirtti.
Mahkeme işlemlerinin, Saddam ve 11 yardımcısının Amerikan askerleri tarafından tutulduğu tahmin edilen Bağdat havaalanı yakınlarında yapıldığı kaydedildi.


Saddam'ın hakkındaki suçlamaların yüzüne okunduğu sırada yanında avukatı olmadığı belirtildi.


Öte yandan, resmi iddianamenin birkaç aydan önce hazır olması beklenmiyor.
Aralarında eski Başbakan Yardımcısı Tarık Aziz, ''Kimyasal Ali'' lakaplı Hasan Ali El Mecid, eski Devlet Başkan Yardımcısı Taha Yasin Ramazan'ın bulunduğu eski rejimin 11 üyesi hakkındaki suçlamaların da daha sonra yüzlerine okunması bekleniyor.


ABD, ''savaş esiri'' olarak tuttuğu Saddam ve yardımcılarının, fiziki değil hukuki gözetimlerini dün Iraklılara devretmişti.


Baas partisinin iktidarda olduğu 35 yıl içinde binlerce kişiyi öldürmekle ve işkence etmekle suçlanan Saddam, Amerikan askerleri tarafından geçen aralıkta doğduğu Tikrit kenti yakınlarında yakalanmıştı.


Irak'ın eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, ABD ve koalisyon güçlerinin 20 Mart 2003'te Irak'a girmesinden sonra 9 Nisan'da devrilmişti.

BEYAZ SARAY: SÖYLEMEYE DEVAM EDECEK
Beyaz Saray, bugün yargıç karşısına çıkan Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in, ''asıl suçlunun ABD Başkanı George Bush'' olduğu sözleri için, ''Saddam'ın, bu türden şeyleri söylemeyi sürdüreceğini'' bildirdi.
Beyaz Saray sözcüsü Scott McClellan, Saddam'ın yargıç önüne çıkması ve hakkında 7 suçun isnat edilmesinin, Iraklılar için önemli bir adım olduğunu söyledi.


Sözcü, ''Saddam'ın, bu tür şeyleri söylemeyi sürdüreceğinden eminim. Saddam ve yardımcılarının Irak mahkemesinde adaletle yüzleşmeleri önemli. Bu, Irak halkının Saddam Hüseyin'in diktatörlüğünün karanlık geçmişini sona erdirmelerine yardımcı olacak önemli bir adımdır'' dedi.


Saddam'ın kurbanlarını ve onların yakınlarını dinlemenin daha önemli olduğunu belirten sözcü, Bush'un, Saddam ve yardımcılarının adalet önüne çıkarılmasından memnun olduğunu kaydetti.


Saddam, çıkarıldığı mahkemede, duruşmayı ''tiyatro'' olarak nitelendirmiş ve ''asıl suçlunun Bush'' olduğunu söylemişti.


SADDAM NELERLE SUÇLANACAK?
İran Savaşı, Halepçe katliamı, Kuveyt'in işgali, cinayetler ve işkenceler... Bugün hakim karşısına çıkan devrik Irak lideri Saddam Hüseyin'e yapılabilecek olası suçlamaların listesi hayli kabarık.


BBC'nin derlemesine göre, olası suçlama listesi şöyle:


İRAN-IRAK SAVAŞI
1980'li yıllarda İran ve Irak arasında yaşanan kanlı savaşta yüzbinlerce kişi öldü. Bu sayı farklı kaynaklara göre 400 bin ila bir milyon arasında değişiyor.
Bunların yaklaşık 20 bininin ölümüne Irak'ın kullandığı hardal gazı ya da benzeri sinir gazlarının yol açtığı düşünülüyor.
İran hükümeti, savaşın başlamasından sorumlu tuttuğu Saddam Hüseyin aleyhinde uzun bir suçlama listesi sunma hazırlığında.
1988'de de Saddam Hüseyin İranlılara destek verdikleri gerekçesiyle, silahlarını bu kez Kuzey Irak'taki Kürtler üzerine çevirdi.


Kürtler özerklik taleplerini yoğunlaştırdığı sırada Irak kuvvetleri Halepçe bölgesinde siyanür gazı kullanarak yaklaşık 5 bin sivilin ölümüne yol açmışlardı.


Aynı yıl Şubat - Eylül ayları arasında süren Enfal kampayası sırasında da Irak ordusunun çoğu erkek 50 ila 100 bin kadar Kürt'ü yakalayarak infaz ettiği düşünülüyor.


Irak rejimi ayrıca, bundan yaklaşık 10 yıl kadar öncesinden itibaren, Kürtleri yeniden yerleşim planları çerçevesinde köylerinden sürmekle suçlanıyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi aslında, 1986'da Irak'ı kimyasal ve biyolojik silah kullandığı gerekçesiyle kınayan bir karar almıştı.
Ancak savaş 18 Temmuz 1988'de imzalanan ateşkesle son bulana dek Amerika Birleşik Devletleri ve diğer bazı batılı hükümetler Irak'a siyasi ve askeri destek vermeyi sürdürdü.


KUVEYT'İN İŞGALİ
1990 Ağustos ayında, Irak'ın Kuveyt'i işgali sırasında Iraklı askerlerin yakaldıkları kişileri yargılamadan infaz ettikleri, başkent Kuveyt'i yağmaladıkları ve yüzlerce Kuveytliyi de beraberkerinde Bağdat'a götürdükleri belirtiliyor.


Irak askerleri geri çekilirken de Kuveyt'teki 700 kadar petrol kuyusunu ateşe verdi, boru hatlarının vanalarını açarak petrolün Körfez ve diğer su kaynaklarına karışmasına yol açtı.


Savaş sonrasında ise Irak yönetimi güneyde bu süreçte ayaklanma girişiminde bulunan Iraklı Şiilerin eylemlerini şiddetle bastırdı.


Askeri helikopterlerin katıldığı bombardımanlarda 30 ila 60 bin kişinin öldüğü iddia ediliyor.


İSRAİL'E SCUD SALDIRILARI
İsrail de Irak'ın 1991 Körfez Savaşı sırasında topraklarına atılan Scud füzeleri nedeniyle cezalandırılmasını istiyor. Ülkeye düşen 39 füze, 2 kişinin ölümüne ve geniş çaplı hasara yol açmıştı.


İsrail ayrıca Saddam Hüseyin'in Filistinli intihar komandolarına verdiği mali ve manevi destek dolayısıyla da yargılanmasını talep ediyor.


CİNAYETLER VE İŞKENCELER
Ülke genelinde ortaya çıkarılan 270 toplu mezarda onbinlerce kişinin cesedinin bulunduğu tahmin ediliyor.


BM İnsan Hakları Komisyonu 2001 yılında Irak'ı 'yaygın, sistematik işkenceye başvurmak ve suçluların cezalandırılmasında zalimce ve insanlıkdışı uygulamaları sürdürmekle" suçluyordu.


İşkence yöntemleri arasında kişileri askıya asmak, dayak, tecavüz, ve diri diri yakmak bulunuyor.


1979 İran Devrimi'ni destekledikleri suçlamasıyla yakalanan binlerce Şii'den bir daha haber alınamadı.


Bağdat yönetimi, 1990'lı yıllarda ülkenin güneyindeki bataklıklarda yaşayan Arapları, rejime karşı savaşan isyancılara destek verdikleri gerekçesiyle cezalandırmak üzere bataklık alanları kuruttu.


1996'da Saddam Hüseyin'in iki damadı bir yıl önce ülkeden kaçarak Ürdün'e sığındıkları için idam edildi.


Saddam Hüseyin ise kızlarının eşlerine ülkeye aileleriyle birlikte dönmeleri için davette bulunmuş ve güvenlikleri konusunda teminatlar vermişti.
1979'da da, Saddam Hüseyin Baas Partisi liderliğine geldiğinde yüzlerce üst düzey parti üyesi hapsedilmiş ya da öldürülmüştü.


BM DENETİMLERİNE İZİN VERMEMEK
1990'lı yıllarda Saddam Hüseyin Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluma kafa tutarak kitle imha silahları konusunda uluslararası silah denetçilerinin taleplerine uymayı reddetmişti.


Saddam Hüseyin ayrıca halen Irak'ta Amerikan askerlerine karşı yürütülen direniş konusunda da yargılanabilir.

Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:29

İLGİLİ HABERLER