Gündem
  • 21.9.2007 01:32

ŞAHİN'DEN ANAYASA İÇİN İLGİNÇ LAİKLİK TEMİNATI!..

ANKARA - Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, hazırlamaya çalıştıkları yeni anayasa paketinin Türkiye'de demokrasiyi, cumhuriyetin temel niteliklerini daha da güçlendirecek bir anayasa olacağını ifade ederek, ''Laikliği, demokrasiyi, sosyal hukuk ilkesini zayıflatan bir anayasa olamaz. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi olarak böyle bir anayasa değişikliğini Parlamento'ya sevk etmeyiz" dedi.
     Şahin, şu anda yapılan tartışmaları, toplumda tedirginliğe gerginliğe yol açabilecek olan değerlendirmeleri gereksiz gördüğünü belirterek, "Türkiye geriye doğru değil, ileriye doğru gidecektir. Ve Türkiye'de sistemi ve cumhuriyeti daha da güçlendirmek, halkımızın rejime daha çok sahip çıkacağı bir anayasayı hazırlamak durumundayız" diye konuştu.
     Gazetecilerin anayasa değişikliği ile ilgili sorularını yanıtlayan Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ABD'den döndükten sonra taslağın bir kez daha görüşüleceğini ve ardından kamuoyuna açıklama yapılacağını söyledi.
     ''Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin türbanın kamusal alanda kullanılamayacağıyla ilgili kararının'' hatırlatılması üzerine Şahin, ''başörtüsü veya türbanla öğretmenlik yapmak, kamuda hizmet vermek ile harcını yatırıp yüksek okullarda bilgi almaya çalışan insanların karıştırılmaması gerektiğini, bu kişilerin devlet memuru statüsüne konulamayacağını'' söyledi.
     Devlet adına görev yapanların kanunlara, kurallara uymak zorunda olduklarını ifade eden Şahin, ancak devletle hizmet bağı olmayan, yalnızca bilgi almak için üniversiteye giden kişiye devlet memuru gibi zorlamalar yapılması halinde bu konunun temel hak ve özgürlükler açısından tartışılmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
     Şahin, sorular üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın taslakla ilgili açıklamasını değerlendirirken, ''Henüz kamuoyunun tartışmasına açılmamış taslağın eğitim ve öğrenim hakkıyla ilgili maddesine, devrim kanunlarına aykırı olmama, örf ve adete aykırı olmama koşuluyla üniversitelerde kılık kıyafetle ilgili bir düzenleme getirilmesi önerilmekte olduğunu'' ifade etti. Şahin ''Bu kriterler getirilerek aslında anayasanın değiştirilemez hükümleriyle çelişmeyecek bir düzenleme yapılması arzusuyla öneri getirilmektedir. Bu tartışılacaktır'' dedi.
     Yargıçların, savcıların ne yapacaklarının, ne zaman kendilerine yasaların verdiği görevleri yerine getireceklerinin mevzuatta belli olduğunu ifade eden Şahin, ''O nedenle ben savcılarımızın ve hakimlerimizin kararlarıyla konuşmalarının daha isabetli olacağı düşüncesindeyim. Onların Türkiye'deki anayasa değişikliği çalışmaları bağlamındaki siyasi tartışmalara girmemelerinin daha isabetli olacağı düşüncesindeyim. Hakim ve savcılarımızın hangi görevde bulunurlarsa bulunsunlar siyasi tartışmaların içine giriyormuş intibahı uyandıracak açıklamaların yapmamalarının daha doğru olduğu kanaatindeyim'' diye konuştu.
     YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'in Rektörler Komitesi toplantısı sonrasında yaptığı açıklamayı da değerlendiren Şahin, Teziç'in ''Bu çalışma derhal durdurulmalıdır'' dediğini anımsattı. Şahin, Türkiye'de anayasa, yasa yapmanın rektörlerin veya Rektörler Komitesi'nin işi olmadığını yasa yapma işinin hükümete siyasilere verildiğini söyledi. Mehmet Ali Şahin, ''Bir başka organ 'bunu yapmayın durdurun' talimatı verebilir mi?'' dedi.
     Şahin, YÖK Başkanı Teziç'in İstanbul Üniversitesi'nden hocası olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
     ''Hükümeti zaman zaman eleştiren, hatta dozajı da yüksek tutan açıklamalar yapmıştır. Başbakan bunların hiçbirine cevap vermemiştir. YÖK, Başbakanlıkla ilgili bir kurumdur. Öğretim üyelerinin bilimsel çerçevede olaya yaklaşmaları gerekir. Sanki hükümetin karşısında ayrı bir siyasi partiymiş gibi değerlendirmeler yapmaları kamuoyu tarafından yadırganmaktadır.''
     ''Öğretim üyelerinin bu konudaki taslak kamuoyuna yansıdıktan sonra değerlendirme yapmaları gerektiği'' görüşünü ifade eden Şahin, ''eleştirilerini yazılı olarak iletmelerini dilediğini'' söyledi.
     Şahin, 21 Ekim'de halk oylamasına sunulacak anayasa paketi içinde ''11. Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçileceğine ilişkin'' bir maddenin yer aldığı hatırlatılarak yöneltilen bir soru üzerine de Şahin, Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanı'nın şu an yürürlükte bulunan anayasa ve yasal çerçevede seçildiğini, görevine başladığını ifade ederek, 21 Ekim'de halk oyuna sunulacak anayasa paketindeki maddelerin bundan sonraki cumhurbaşkanı için uygulanacağını kaydetti.
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 16:19

İLGİLİ HABERLER