ŞAŞKINA DÖNEN YAZARLAR G.SARAY İÇİN NE YAZDI?
Sonuç çok iyi! /ÖMER ÜRÜNDÜL-SABAH
Ve sen sahaya sadece hücum ağırlıklı bir takım çıkartıyorsun. <ı>Lincoln,ı> <ı>Hasanı> <ı>Şaşı> <ı>veı> <ı>Carruscaı> <ı>topı> <ı>rakipteykenı> <ı>savunmaı> <ı>özelliğiı> <ı>olmayanı> <ı>oyuncular.ı> Defans bloğunun solundaki Volkan'ın savunma yönü de yetersiz. Üstelik önünde hiç kendisine yardım etmeyen bir Carrusca vardı.
Galatasaray maça oyunu karşı alana yıkarak başladı. <ı>Buı> <ı>kadroı> <ı>veı> <ı>anlayışı> <ı>Sionı> <ı>içinı> <ı>bulunmazı> <ı>birı> <ı>fırsattı.ı> Onlar da ani çıkışlarla buldukları geniş alanlarda çok etkili kontrataklar yaptılar.
45 dakika boyunca 3 gol atıp, 4 tane de kaçırdılar. <ı>Feldkampı> <ı>oyununı> <ı>kötüı> <ı>gittiğiniı> <ı>göreı> <ı>göreı> <ı>uzunı> <ı>süreı> <ı>değişiklikı> <ı>yapmadı.ı> En sonunda Ayhan'ı sahaya sürdü. Tam bir şoka giren Galatasaray devre sonunda Lincoln ile bir gol bularak ikinci yarıya ümit taşıdı.
İkinci yarı nefes kesen bir maça sahne oldu. Galatasaray tempoyu yükseltip tüm hatları ile rakip kaleye yüklenirken, İsviçre temsilcisi de ani ve bilinçli ataklarla sürekli gol peşinde koştu. Sarıkırmızılılar Linderoth'un hazırlanışı ve yapılışı güzel golü ile farkı bire indirince moral de depoladı. Ancak yine de rakibin her an tehlike kokan atakları vardı.
RÖVANŞ KOLAY DEĞİL
Lincoln çok sıkı markaja rağmen sürekli kendisini arkadaşlarına göstererek başarılı işler yaptı. Sonuçta 5 gol ve pozisyon zenginliği ile geçen ilk 90 dakika bitti. Bence Feldkamp'ın yaptığı <ı>'harakiri'yeı> rağmen bu sonuç çok iyi. Çünkü G.Saray pozisyonlar bulduğu beraberliği de yakalayabilirdi farklı da kaybedebilirdi. Sion'un bu kadar çok pozisyona girmesinin en önemli nedeni Galatasaray'ın takım savunmasındaki ciddi rahatsızlığı idi <ı>.ı> Rövanş için skor dünkü şartlarda çok iyi ancak bir şeyi göz ardı etmemek lazım. Sion hiç de kötü bir takım değil. <ı>Buı> <ı>bilinçleı> <ı>rövanşaı> <ı>çokı> <ı>iyiı> <ı>hazırlanmakı> <ı>gerekir.ı>
Feldkamp tuş oldu
Sion'un hocası Bigon, 'acemi'ydi. Feldkamp ise 'bilge'ydi. Ama aklı yerinde olmayan Sion'u Konya ile aynı kefeye koyan Kalli ne istediğini bilen Galatasaray'ın zaaflarını iyi analiz eden Bigon'a tuş oldu. Nasıl mı?
1-Sion, Malta'nın Milli Takım'a uyguladığı sistemle G.Saray'ın karşısına dikildi. Adeshina tek forvet olarak Servet'in önünde duvar olup top tutuyor, arkadaşlarının hücuma çabuk gelmesini sağlıyordu.
2-Sion sürekli Volkan'ın kanadından bindiriyor, savunmaya destek vermeyen Carrusca ayakta duramıyor, Kalli, Sion ataklarını donmuş şekilde izliyordu.
3-Galatasaray ligdeki felsefesine ihanet ediyordu. Topun kontrolünü eline geçiremiyor, alanları daraltmıyor, savunması ile hücum hattı arasında 70 metrelik mesafe bırakarak oynadığı için orta alanı kontrol edemiyor, Sion göbekte kolay top kapıyordu.
4-Kafayla yenilen iki golü Sion'un çalıştığı belliydi. Ceza alanında Servet, Hakan, Nonda ve Song gibi uzun boylu oyuncular adam paylaşımında birbirlerini tutuyordu.
Merak ediyorum Orkun ne zaman yan toplara çıkacak? Ve Kalli'nin aklı 3.golden sonra yerine oturdu. Geç de olsa Carrusca'nın yerine aldığı Ayhan, G.Saray'ı toparladı.
CİMBOM ÖZÜNE DÖNÜNCE
İkinci yarı G.Saray özüne dönüp alan daraltarak oynamaya başlayınca ve ayağa isabetli pas yapınca Sion kalesinde baskı kurdu. Hasan'ın hırsı, Lincoln'ün zekası, sahanın yıldızı Linderoth'un savaşçı kimliği ile birleşince Galatasaray pozisyon üretmeye başladı. Uğur ve Volkan da kanatlardan hücuma destek oluyordu. Ancak Hakan ve Ümit buluştukları toplarda vuruş beceriksizliği ve egoizm yaşayınca golleri kaçıyordu. Gerçek şu:
Galatasaray, Sion'u İstanbul'da eler; Kalli yine şov merakı ile maceraya yelken açmazsa. İspanyol hakem ve yardımcıları Sion'u kazandırmak için her türlü çalışmayı yaptı. Sion'un çok sert oyununa prim tanıdı.
Bu kafayla olmaz
Sen, karşılaşmanın üçte ikisini eksik oynamış Konya önündeki performansı Avrupa Kupası için baz alırsan 10 dakikada iki golü kalende görürsün. Galatasaraylılar Konya maçı sonrası yere göğe konulamayan Feldkamp'a önce şu soruları sormalı: Transfer ettirdiğin Bouzid, kaburgası kırık Servet'i bile kesemeyecekse ne zaman oynayacak? Unutulmasın ki; Cezayir de Afrika Kupası'nda finallere katılma hakkını elde etse ikinci yarının başında Song da, Bouzid de olmayacaktı. Emre Aşık gibi görev verildiğinde layıkıyla yerine getiren bir isim de bu gerçek ortadayken gönderilmişti. (Song'un takımı Kamerun finallere gidecek.)
Orta alanda iki kanadı Hasan ve Carrusca gibi savunma yönleri zayıf iki futbolcuya teslim etmenin açıklaması neydi? (Kendi de bulamadı ki; Carrusca'yı ilk yarıda çıkarıp Ayhan'ı oyuna aldı.) Galatasaray'ın Simovic ile başlayan "Kendi yarı sahasına hakim kaleci" geleneği vardı. Taffarel ve Mondragon da böyle kalecilerdi. Orkun ise, yarı sahayı geç, ceza alanını geç, kale sahasına bile hakim değil. <ı>Birı> <ı>kaleciı> <ı>yanı> <ı>toplaraı> <ı>çıkmayıı> <ı>sevmeyebilirı> <ı>amaı> <ı>enı> <ı>azındanı> <ı>kornerdeı> <ı>kaleı> <ı>sahasınaı> <ı>inenı> <ı>topaı> <ı>müdahaleı> <ı>eder.ı> <ı>Galatasaray'ını> <ı>yarımı> <ı>saatteı> <ı>yediğiı> <ı>üçı> <ı>golünı> ilk ikisi kale sahasında kafayla atıldı..
GRUPLARA KALSA NE OLUR
Ancak 89'da kornerden yapılan ortaya çıkan Orkun'un önemli özelliği çizgideki performansı. Ama top rakibin ayağından çıkar çıkmaz uçma sevdası yüzünden dün üç kere uzaktan şutlarda kontrpiyede kaldı; bunların biri gol oldu.
Aslan'ın defans zaafı alenen ortada. Vasatın altında Hırvat Slaven'den her 2 maçta da yenen goller, Sion'a karşı yarım saatte 3-0 geriye düşülmesi bunu açıkça gösterdi.
Aslan Sion'u eleyebilir, ama bu futbol anlayışıyla gruplardan çıkamaz.
İlhan SÖYLER/HÜRRİYET
Hasan kurtardı
PERDE açıldı, Galatasaray Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu. Nedenine gelince...
Kalli, ilk 11’in 6’sını hücumculardan oluşturup (Hasan Şaş, Hakan Şükür, Nonda, Carrusca, Lincoln) saldırıya geçti. Arkadan Lincoln de yerini kaybediq hücumlara çıkınca top kayıpları başladı. Bu da iyi kontratak yapan Sion’un ekmeğine yağ sürdü. İsviçre takımı, Volkan, Servet gibi oyuncuların arkasına attığı her topta pozisyon buldu. Tehlike çanları Galatasaray için çalıyordu. Kale alanı içine yapılar ortalara kaleci Lincoln de çıkmayınca, İsviçreliler birbiri ardına goller buldu. Galatasaray neye uğradığını şaşırmıştı. Kalli baktı ki olmuyor, orta sahaya hemen Ayhan’ı monte etti.
Ne yalan söyleyeyim G.Saray’ın hücum adamları dün sahnede hiç yoktu. Başta Hakan Şükür olmak üzere Nonda, Ümit Karan net gol pozisyonlarından yararlanamadılar.
Panik hali hiç bitmedi
Galatasaray Sion’da hiç beklemediği bir maç yaşıyordu. Bu kadar iyi başlanan bir sezonda böylesine ucuz goller ve pozisyonlar yemek sarı kırmızılıları şoke etmişti. Tam her şey bitti derken, Hasan Şaş çıktı sahneye. Sorumluluk üstlenip takımı ayağa kaldırdı, hüsranla bitmesi muhtemel olan maçı çevirdi. Hasan Şaş’ın liderliğinde toparlanan sarı kırmızılılar, Lincoln ve Linderoth’un ikinci yarıdaki golleriyle oyuna ortak oldu. Atılan bu gollere rağmen Galatasaray’daki bu panik hali bitmek bilmedi. Müthiş süratli oyunculara sahip Sion da bu durumdan iyi yararlanıp, çok güzel pozisyonlar üretti. Galatasaray, ilk yarıda yanında olmayan şans perisinin de yardımıyla bu tehlikeleri hasarsız atlattı.
Böylesine savruk oynanan bir maçın 3-2 mağlubiyetle bitmesi bile bana göre iyi bir şey. Cenevre’deki ilk ayakta çukura düşen G.Saray, İstanbul’daki rövanşta bu çukurdan çıkacaktır.
Togay BAYATLI/HÜRRİYET
Önce Feldkamp sonra hakemler
GALATASARAY, Sion karşısında kendi hatalarıyla yenildi. Özellikle ilk yarıda sol kanatta oynayan Volkan'ın yapmış olduğu inanılmaz hatalar, bence bu maçın sonucunu yüzde yüz etkiledi.
Feldkamp'ın uluslararası maçlarda deneyimi olmayan Volkan'ı bu şekilde ısrarla oynatması tabeladaki skorun sonucunu meydana getirdi.
Görüyoruz ki, İsviçre'nin yapmış olduğu her maçta, gerek kulüpler olsun, gerekse milli maçlar olsun devamlı FIFA ve UEFA'nın kontrolü altında. Bu bir rezalet. Yani, uluslararası organizasyon İsviçre'de olduğu için bir avantaj mı sağlamalıyız İsviçre'ye? Böyle şey olmaz. Ciddi şekilde bu konu, gerek UEFA gerekse FIFA kongrelerinde tartışılmalı. Hakemler devamlı avantaj sağlıyorlar. İki takımı bir araya getirip, 5 defa oynatsak, Galatasaray 5 kez de galip gelir.
Ama şunu da ifade ederim ki, Feldkamp deneyimli oyuncuların yerine gençleri getirdi. Gençler de bu tansiyona, bu baskıya alışık değil. Galatasaray'ı kurtaran Lincoln oldu. Ama beraberliği sağlayacak golü, altı pasta atamayışı doğrusu bana göre büyük bir hata. Sion'a bakıyoruz, oynayan futbolcuların çoğu Afrikalı. Bunlar ya 100 bin ya da 200 bin dolarlık adamlar. Neden biz hep pahalıları alıyoruz? Ve, enayi gibi pahalı olanlardan bir şeyler kazanamıyoruz.
Yönetim el atmalı
Sonuca gelince, Galatasaray bir kez daha UEFA maçında tıpkı yıllar önce olduğu gibi Sion'a ilk maçta mağlup oldu. Şimdi rövanş Ali Sami Yen'de. Bildiğiniz gibi yıllar önce Galatasaray, Sion'u yenerken, hakeme atılan bir taş az kalsın Galatasaray'ın o elde ettiği Avrupa şampiyonluğunu kazandıramayacaktı. İstanbul'da ne hakeme taş, ne de futbolculara Galatasaraylı oyuncular kötü davranırlar.
İnanıyorum ki, Ali Sami Yen'de Sion'u rahatça eleyecekler. Feldkamp'ın daha deneyimli futbolcuları oynatması gerekir bu maçta. İşte bunun için de Galatasaray Yönetimi'nin devreye girip, bu gibi maçların amatör müsabakalar olmadığını kendisine söylemesi ve etkilemesi lazım. Bu maçı, gençlerin hatasıyla kaybettik. Ama inanıyorum ki, rövanşta biz kazanacağız.
Kanat ATKAYA/HÜRRİYET
Sol yanımda yara var
GALATASARAY'ın bu sezon ne kadar görkemli ve insanda heyecan uyandıran bir hücum gücü varsa, bir o kadar da endişe ve tedirginlik yaratan defans hattı var.
Bu zaten herkesin bildiği ve dile getirdiği bir gerçek. Play Station'daki takımımda bu takımın defansından sadece Uğur Uçar var mesela; ölçü kabul eder misiniz bilmem!
* * *
Bugüne kadar yediği gollerle hata yapma potansiyelini zaten göstermiş olan Galatasaray defansı, Komançi baskınına uğramış solukyüz kafilesi gibi dağıldı.
Carrusca'nın kibar yapısını fark edip Galatasaray'ın sol alanını tarıma uygun arazi şeklinde değerlendiren FC Sion, hentbol maçı hızıyla skor üretti.
Takıma güven var, gol atacaklar elbette fakat bir de Galatasaray'ın meşhur "toz şeker performansları" vardır. Ya o günlerden biriyse bugün...
Yarım saatte 3-0 da insana o faciaları harırlatmaya yetiyor da artıyor.
* * *
Galatasaray'ın sol yanında yara var. Kalli'nin bunu görmemesine imkan yok! Umutsuzluk yüklü bulutlar dertli başımın üzerinde kümelenirken ufukta Hayalet Süvari Lincoln belirdi...
3-1 bana göre galibiyetin, olmadı beraberliğin habercisi. İlk yarı Galatasaray'ın toparlanma sinyalleriyle sona erdi.
İkinci yarı ve gecikerek de olsa gelen ikinci gol umutları katladı. Sarı kırmızılılar rakibi bunalttı, pozisyonları buldu, hücum üstünlüğünü kabul ettirdi.
Fakat Lincoln vurdu olmadı, Hakan Şükür tutukluk yaptı atamadı, maçın skoru 3-2 olarak tescil edildi.
* * *
Son söz elbette turla ilgili olacak.
"Ali Sami Yen'de biz bunları çıtır çerez yapıp yeriz" saçmalığına girmeyeceğim. Normal şartlar altında Galatasaray'ın rakibini yenmesi gerekir. Ama dün gece de öyleydi.
Defansı toparlamak ve ciddiyetle inancı kaybetmeden çalışmayı sürdürmek gerek.
Kalli de sol kanat kurgusundaki hatayı gördüğüne göre mesele yok demektir.
Yok, di mi?..
AZİZ ÜSTEL/FOTOMAÇ
Kalli'nin intiharı
Galatasaray'ın "yaşlı kurt" diye yere göğe sığdıramadığımız teknik direktörü Feldkamp, Sion karşısında öyle bir 11'le sahaya çıktı ki ilk yarım saat sonunda sarı kırmızılılar 3-0 yenik duruma düştü. Savunma özelliği olmayan Carrusca ve Hasan Şaş'ı Lincoln'ün yanına yerleştiren Kalli, sargılar içinde ve iğnelerle oynayan Servet'i de savunmaya alınca, Galatasaray ne pres yapabildi, ne gelişen atakları doğru dürüst önleyebildi. 3-0'dan sonra Kalli, Carrusca'yı çıkarıp Ayhan'ı oyunca sokunca Galatasaray orta sahası biraz olsun toparlandı. Adnan Polat'ın elindeki iki genç sol beki birden Manisa'ya vermesinin ne kadar büyük bir hata olduğunu daha önce yazmıştık. Hakan Balta da geç alındığı için UEFA'da oynaması mümkün değil. O zaman asıl yeri orta sahanın solu olan Volkan'dan sol bek yaratmaya çalışıyorsunuz. Volkan hem ağır, hem ileri gidince geri dönemiyor. Volkan'ın boş bıraktığı alana kayacak bir orta saha oyuncusu olmayınca Sion elini kolunu sallaya sallaya Galatasaray ceza sahasına girdi de durdu.
Şapkadan kuş çıkmazsa
Maçın 3-2 bitmesi aslında sarı-kırmızılı takım için çok iyi bir sonuç. Kalli'nin bu kadrosu 5-6 gol de yiyebilirdi. Bundan önce oynadığı maçlarda başarısıyla göz dolduran Barış, nedense Kalli'nin aklına bile gelmedi. Mehmet Topal ve Mehmet Güven de öyle. Böyle bir kadroyla Fortis Türkiye Kupası'nda bir 2. Lig takımıyla oynadığınız maça çıkabilirsiniz. Ama UEFA eleme maçında asla. Dışarıdaki maçlarda kural önce gol yememektir. Sezon başından beri, 'Galatasaray'ın savunması başa iş açar' diye söyledim. Mondragon, Tomas, Song üçlüsünü bozduğun an, yerlerine koyacakların, Servet ile Orkun değildir. Hele Servet, sakat sakat oynuyorsa. Şimdi alel acele Emre'yi Ankaraspor'a postalayanlar, şöyle bir düşünsüler bakalım. Galatasaray eğer aklı başında bir kadroyla İstanbul'da sahaya çıkarsa Sion'u rahat eler. Ama yine Kalli, şapkadan tavşan çıkarma merakını sürdürürse Cimbom'un işi zordur. 5. dakikadan sonra gücü tükenen Hasan Şaş'ın yerine Kalli'nin hiçbir oyuncu almaması gerçekten düşündürücü. 90. dakikada da nihayet Bouzid ile tanışabildik. Servet'i sakat sakat oynattığına göre Kalli'nin, Bouzid'den ümidi yok. O zaman sormak gerekir, "Bu futbolcu niye alındı?" diye.
BÜLENT TULUN/FOTOMAÇ
Soru işaretleri
Gruplara kalarak en az 4 maç daha oynayıp, UEFA'da hem ülke hem de takım puanını yükseltmek isteyen G.Saray; resmi maçlarındaki en ele, dişe dokunur takımla oynadı. Sezon başından beri en formda oyuncu olan Ayhan yine yedek soyundurulup, gözden çıkarıldığı kanıtlandı. Hücumla başlayan G.Saray, tedbiri elden bırakıp, Servet faktörünü unutunca aniden kalesinde 2 gol gördü. Rakibi bu kadar küçümseyip, orta sahanızı da bu kadar sorumsuz başlatırsanız, savunmanızda da saatli bomba bulunursa böyle bir şok, sürpriz olmazdı. G.Saray PAF Takımı'nda bile torpilsiz oynayamayacağı belli olan Carrusca'nın, ağabeylerinin baskısıyla oynaması ve fıslaması artık bazı gerçekleri göz önüne serdi. 'Ele dişe dokunur takım' dedik Sion için ama aslında ikinci sınıf bir İsviçre ekibi ve 30 dakikada izahlı 3 gol yedik bu takımdan.
Kalli'nin adaleti
Bence Feldkamp'ın artık kendi kararlarıyla adaletli bir şekilde forma dağıtması lazım. Zaten şu anda oyuncularının çoğu ona inanmıyor. Ama Hasan, Ayhan ve Karan takıntısından, daha doğrusu yönlendirmesinden kurtulursa, saygınlığı daha artar. Canaydın başkan sessiz, olanı biteni seyrediyor ama her şeyin farkında. G.Saray'ın hangi bağlantı ve rehinlerle bu transferleri yaptığını ve faturanın kimlere cıkacağını da biliyor. Özellikle Anıl, Orhan ve Ferhat savurganlıkla verildikten sonra aman Volkan sakatlanmasın, başka sol bek yok. Malum Balta, UEFA kadrosunda yok(!) Allah'tan parası çok diye Song'u yollamadı. Savunma kevgire dönecekti. Belki 'tur atlamak icin yeterli olabilecek bir sonuç alındı' denilebilir ama, böyle bir takımdan yenilen goller ve zaman zaman düşülen durum, yönlendirilmiş oyunculara şans verme gibi görünen gerçekler Kalli ve kumpanyası için soru işaretleri yaratıyor.
HASAN TANKAYA / TAKVİM
İstanbul'da görüşürüz
Galatasaray, Cenevre'de geceye berbat bir giriş yaptı.. Daha 10. dakikada maç 2-0'a geldi.. Üst üste iki şok gol beklentileri alt üst etti. Dominguez ve Adashine kendilerinin de beklemediği şekilde Sarı-Kırmızılı defansı rahatlıkla alt ediyor, Vanczak da kornerden gelen topu şaşkın bakışlar arasında filelere gönderiyordu.. Ha şimdi toparlayacak, ha şimdi gol gelecek derken Carrusca, Kalli'nin gözü önünde topu kaptırınca 3. gol de geldi..
Biz Kalli'nin Konya maçında Ayhan'ı milli maç yorgunu olduğu için dinlendirdiğini ve Sion maçına sakladığını düşünmüştük.. Ama Alman hoca ilk onbir de Ayhan'la başlamadı nedense.. Burada hoca ne düşündü biz çözemedik ama Ayhan daha kenarda gözükür gözükmez Galatasaray umut golüne kavuştu.. Maça duayla başlayan Lincoln düzgün bir vuruşla devre bitmeden bir gol kazandırdı Cim Bom'a.. O'nun duaları kabul olmuş Sarı-Kırmızılı ekibi maçın başından beri inançla destekleyen gurbetçiler de ayağa kalkmıştı..
Ama esas ayaklanma Linderoth'un golüyle görüldü.. Kalli'nin kenarda unuttuğu Ayhan, "Neden yedek kaldım?" sorusunu bir kez daha sordururcasına Volkan'a mükemmel bir pas gönderdi.. O da aynı güzellikte Linderoth'a çıkardı. O dakikaya kadar özellikle ikinci yarıdaki istekli futbolu ile göze batan İsveçli ip gibi vurdu topa.. Şimdi panik sırası Sion'daydı..
Cenevre'den geriye kalanlar içinde tabi ki Galatasaray'ın kaçırdığı bir çok gol pozisyonu vardı.. Hele 3-2'yken Hakan'ın altı pastan dışarı vurduğu top unutulacak gibi değildi.. Sonrasında da Lincoln'ün gollük vuruşu. Sonra Karan yine Lincoln... Galatasaray'ın takım olduğunu hatırladığı anlardı bu dakikalar. Üst üste şutlar sonuç getirmedi. Ama unutulmaması gereken zaaflar da oldukça fazlaydı.. Bir kere yan toplarda defans ve Orkun'un duruş ve paylaşımı.. Çok hatalar yapıldı.. Neyse yine de geç kalınmış demeyelim ve umudumuzu İstanbul'da ki maça taşıyalım.. Bir de şunu unutmayalım. Ya rakip Sion olmasaydı?