SATICI, MERKEZ BANKASI'NA SORDU: ALIM GÜCÜ NEDEN ARTMIYOR
Satıcı, Uşak Organize Sanayi Bölgesi yönetim binasında düzenlediği basın toplantısında, TİM İcra Kurulu'nun ihracat rakamlarını Anadolu'nun kentlerinde açıklama ve kamuoyunun dikkatini aynı zamanda bu kentlere ve sorunlarına çekme kararı çerçevesinde Şubat ayı rakamlarını Uşak'ta açıklıyor olmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar döneminin bittiği sinyalini Anadolu'nun hareketliliğinden ve tüm yurtta başlayan büyük çalışma arzusundan anlaşıldığını belirten Satıcı, ''Henüz üreticinin, istihdam ve değer yaratanların büyük sorunlarından hiçbirisi çözülmemiş olmasına rağmen siyasi ve ekonomik istikrarın süreceğini bilmek bile bizleri motive etmeye, gayrete getirmeye yetmiştir'' dedi.
Karşı karşıya olunan en önemli sorunun kötümserlik ve çıkışsızlık duygusu olduğuna işaret eden TİM Başkanı Satıcı, ''Belirsizlik korkusu, ödediğimiz yüksek enerji maliyetlerinden, istihdam maliyetlerinden çok daha ağır bir yükmüş'' ifadesini kullandı.
Türkiye'nin büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Oğuz Satıcı, Anadolu'nun gizli güçlerinden biri olan Uşak ilinin ihracatçılarının, bu ildeki potansiyeli kanıtlarcasına 2002 ve 2003 yıllarında arka arkaya 50 milyon dolar civarında bir ihracatın altında imzalarını attıkları bilgisini verdi.
''Geçen sene Türkiye ihracatçısı ihracatımızı yüzde 32.3 oranında artırarak bir rekora imza atmıştı. Bu yıl bununla yetinmedik. Yürüyüşümüze devam ediyoruz'' diyen Satıcı, büyük hedefleri açısından da bir ümit vesilesi olan 50 milyar doları aşan ihracatta emeği geçen tüm ihracat camiasına yürekten teşekkür ettiklerini söyledi.
''HEM AĞLIYOR, HEM REKOR KIRIYORLAR''
Uşak'tan ihracatçıların başarılarının devamını dilediklerini belirten Oğuz Satıcı, şunları söyledi:
''Biz ihracatçılar için 'Hem ağlıyor hem rekor kırıyorlar. Kura dayalı rekabet olmaz' gibi birçok cümle kuruldu. Biz Türkiye'nin mevcut artışla yetinmemesi gerektiğini, gelişen ve filizlenen ihracatımızın desteklenerek başka bir boyuta sıçratılması gerektiğini çünkü Türkiye'nin büyümesini ve kırılgan ekonomisini ihracat ekonomisinin desteklediğini, ağlamadığımızı, kurduğumuz her cümleyi Türkiye'nin geleceği için kurduğumuzu söyledik. Şunu burada çok açık bir biçimde bir kez daha belirtiyoruz ki; Türkiye ihracatçılarının sözcülüğünü yapan Türkiye İhracatçılar Meclisi kurduğu tüm cümleleri yalnızca üyesi olan ihracatçılar için değil tüm Türkiye'nin geleceği için kurmaktadır. Bugün bu kırılgan ekonomik yapı güçlendirilmek ve sağlamlaştırılmak isteniyorsa bunun en temel yolu üretimin ve kazancımızın arttırılmasıdır. Bu Türkiye için de böyledir Türkiye'nin güzide ili Uşak için de böyledir. '' İhracatçılar arasında yaptırdıkları eğilim anketinin Şubat ayı sonuçlarına göre, ekonomik göstergelerdeki iyileşmelere rağmen ihracatçıların adımlarını temkinli atmaya özen gösterdiklerini bildiren Satıcı, döviz kurlarının seyri nedeniyle ithal girdiye olan eğilim ve talep belirgin bir şekilde arttığını kaydetti.
Karlılığın ihracatçıların en büyük sorunu olmaya devam ettiğini belirten Satıcı, ''Faizlerin düşmesiyle paradan para kazanma devrinin yavaş yavaş kapandığını hissediyoruz. Umuyoruz ki ilerleyen zamanlarda taşlar iyice yerine oturacak ve böylece üreten, emek harcayan, risk alan daha fazla kazanacaktır'' dedi.
MERKEZ BANKASI GÖRÜŞÜNE CEVAP
Merkez Bankası'nın dış ticaret rakamları ile ilgili yaptığı yorumları ilgiyle izlediklerini, TİM ve önde gelen sanayi gruplarının dış ticaret açığı ve bunun finansmanında dikkatli olunması gereğini belirten mesajlarına karşın, Merkez Bankası'nın ithalat artışı karşısında geçen seneye göre daha rahat bir tutum içinde olduğunun görüldüğünü kaydeden Satıcı, şunları söyledi:
''Merkez Bankası'ndan gelen açıklamalarda, ithalatın daha çok hammadde ve ara malı içerdiğini söylenmekte ve tüketim mallarının önemli bir yer tutmadığının altını çizilmektedir. Bu yeni bir bilgi değil ekonomimizin on yıllardır süren ve değişmeyen eğilimidir. Türkiye bir G-7 ülkesi değildir. Bu nedenle gücü doğrultusunda tüketim malı ithal edebilmektedir. Halbuki TL'nin değer artışını destekleyenlere göre, alım gücümüzün artacak ithalatın içinde tüketim mallarının payının yükselecekti. Güneş balçıkla sıvanmaz. O zaman Merkez Bankamızın şu sorulara cevap vermesi gerekiyor; TL son üç yıldır değer kazanıyor ama alım gücü neden artmıyor? TL'nin aşırı değerlenmesi sadece ihracatçıları değil onlara hammadde, ara malı ve yatırım malı sağlayan üreticileri de zor duruma sokuyorsa, hala dış ticaret açığına gülmeye devam edecek misiniz?
Bu sorulara ek olarak, Çin'in uyguladığı para ve kur politikaları konusunda 'burası Çin değil, biz o kadar güçlü değiliz' diyenlerin de Türkiye'de yaşadıklarını ve bu ülkede ne şartlarda üretim yapıldığını da hatırlamaya davet ediyoruz.'' Konuşmasının sonunda, Uşak'lı yatırımcılara destek vermeye hazır olduklarını, ne kadar yatırımcı çekilebilirse kentin potansiyelinin o kadar çok açığa çıkacağına işaret eden Satıcı, oğluna, kızına meslek önerirken ''Ne olursan ol ama yaratıcı ol, etkin ol, girişimci ol'' şeklinde tavsiye verecek yeni bir kültüre ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Oğuz Satıcı, Avrupa Birliği'ne giriş sürecini hızlandıracak adımlar için yalnızca hükümet düzeyinde değil iller düzeyinde de seferber olmak gerektiğini sözlerine ekledi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:44