SEKA MESELESİ: ''SOL DURUŞ''A SOLDAN ELEŞTİRİ...
Birgün gazetesi köşe yazarı Ahmet Çakmak, SEKA konusunda, ''''kapatılamaz'''' diye özetleyebileceğimiz ''''sol duruş''''un kısa ve orta vadede kimseye yararının olmayacağını anlatan ilginç bir yazı kaleme aldı. Yazının üzerinden bir hafta geçti (2 Şubat) ama konu hâlâ güncel. Yazar, sözünü, ''''burnundan kıl aldırmayan, sadece ve sadece sosyalizmin ilkelerini tekrarlayıp duran duyarsızlara değil, yaşamakta olan insanların somut sorunlarına ruhen duyarlı olan, onların bu sorunlarına çözüm getirmeyi ilk gündem maddesi sayacak ölçüde duyarlı olan insanlara'''' ithaf ediyor. Bilen bilir, böyle bir ''''ithaf''''ın bir sol gazetede yer alması, yalnızca bu bile çok önemli... Uzatmayalım, işte size Çakmak''ın yazısının geniş bir özeti...
(...) Solcuların bir kısmı bir KİT''i özel firmaya benzettiğimiz zaman tam da bu nedenle, yani ''''e o zaman özel firmadan ne farkı kaldı'''' diye eleştiriyorlar. Valla uzun vadede bu eleştirinin kendi başına kalmamak kaydıyla bir anlamı olabilir belki ama kısa, hatta orta vadede yok. Çünkü özel firma ya da KİT, istihdam yaratıp üretim yapan sermayeye razı olur hale geldik. Tasarruf eden, bu tasarrufunu biriktirip üretime yatıran, böylece katma-değer ve istihdam yaratan sermayedarlara razı olur hale, o da yetmez muhtaç olur hale geldik. Kısa ve orta vadede bunu da hesaba katmak zorundayız. Tabii sözüm burnundan kıl aldırmayan, sadece ve sadece sosyalizmin ilkelerini tekrarlayıp duran duyarsızlara değil, sözüm yaşamakta olan insanların somut sorunlarına ruhen duyarlı olan, onların bu sorunlarına çözüm getirmeyi ilk gündem maddesi sayacak ölçüde duyarlı olan insanlara.
Böyle bakıldığında kendi yağıyla kavrulmayı becerebilen KİT''lere razıyız. İsterse tam özel firma gibi çalışsın, yeter ki ayakta kalsın. Evet, artık buralara kadar geriledik. Bunu kabul etmeliyiz. Etmemek kolay tabii. Mesela bana göre hava hoş.''''Kahrolsun sermaye'''' filan diye cart curt atarım, hem sol camiada havam da olur. Ama SEKA''dakilerin derdine bundan hiçbir hayır gelmez.
SEKA''dakilerin derdine ''''aslanlar, kaplanlar'''' diye sırtlarını sıvazlayıp gaz vermekten de hayır gelmez. Tabii oraya gidelim, dayanışma içinde olduğumuzu söyleyelim. Moral gecesi düzenlensin, şarkıcılar gitsin. Ama bunu burada bırakırsanız, yani iş içerdekilerin dayanma ve direnme gücüne kalırsa, hiç şüpheniz olmasın, kanırta kanırta bitirir bu işi hükümet. Zamana yayar, bir süre ses çıkarmaz filan ama sonunda işi bitirir.
Peki ne yapalım? SEKA Direnişini Destekleme Koordinasyon Kurulu gibisinden bir heyet olsun. Bu heyet direnişe manevi destek, maddi destek gibi işleri örgütlesin ama asıl bir alternatifin yaratılmasını örgütlesin. Uzmanlar ve işçiler biraraya gelsin. Hükümete öyle bir alternatif proje hazırlayalım ki ''''sizden para istemeden SEKA ayakta duracak, hatta kâr edip bunları yatırarak yeni istihdam alanı açacak, hatta ihracat yapıp döviz kazanacak.
Yeter ki özel teşebbüsün kredi alırken gördüğü muameleyi SEKA da görsün.'''' Bunu somut rakamlarıyla gösteren ikna edici bir projeyi hükümetin önüne, hatta mesela Dünya Bankası''nın önüne koyalım. Bunu yapamazsak bu işin sonu iyi değildir, yürütmeyi durdurma kararı ile aslında bir şey hallolmuş değil, bir nefes alma süresinin kazanılmış olması dışında.
(KRONİK MEDYA-YENİ ŞAFAK)
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:04