Sağlık
  • 6.1.2006 12:19

ŞEKER PİLİÇ'TEN "KUŞ GRİBİ" AÇIKLAMASI...

İSTANBUL (İHA) - Şeker Piliç Genel Müdür Yardımcısı Emre Bor, biyogüvenlik ve dezenfeksiyon tedbirleri ve her gün tekrarlanan testler sonucu kuş gribinin, entegre tesislerde üretilen markalı ürünlerde görülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Kuşların göç yolu üzerinde bulunan Türkiye'de salma kanatlı yetiştiriciliğin yaygın olarak yapıldığına dikkat çeken Emre Bor, "Özellikle salma köy kanatlıları, göç dönemlerinde virüs taşıyan göçmen kuşlar nedeniyle büyük risk altında bulunmaktadır. Bu nedenlerle kuş gribi, Türkiye'nin gündeminde her zaman var olacak ve acı kayıplara yol açacak bir tehlike olarak kalacaktır. Salma kanatlı yetiştiricilerin, bölgelerindeki yetkili kurumlar tarafından yasalarla sıkı denetim ve kontrol altına alınmaları gerekmektedir" dedi.
Şeker Piliç Genel Müdür Yardımcısı Emre Bor yaptığı açıklamada, kuş gribiyle ilgili güvenlik önlemleri ve uyarılarda bulundu. Bor, "Şeker Piliç gibi kapalı alanlarda, biyogüvenlik ve dezenfeksiyon tedbirlerinin azami oranda uygulandığı entegre tesislerde kuş gribi gibi vakalara rastlanması çok zordur. Şeker Piliç, yem fabrikası, etlik damızlık çiftlikleri, yumurta damızlık çiftlikleri, kuluçka tesisleri, kesim tesisleri ve ileri işleme tesisinde uluslararası standartlarda tamamen kapalı alanlarda üretim yapmaktadır" dedi.
Kuş gribinin söz konusu tesislerde üretilen ürünlerde görülemeyeceğini kaydeden Bor, "Biyogüvenlik ve dezenfeksiyon tedbirleri ve her gün tekrarlanan testler sonucu kuş gribinin, entegre tesislerde üretilen markalı ürünlerde görülmesi bugün mümkün değildir. Ancak virüs taşıyan göçmen kuşlar, hasta olmamalarına rağmen, diğer kanatlılara kuş gribini yayabilmektedirler. Türkiye kuşların göç yolu üzerinde yer almaktadır. Özellikle salma köy kanatlıları, göç dönemlerinde virüs taşıyan göçmen kuşlar nedeniyle büyük risk altında bulunmaktadır. Salma kanatlı yetiştiricilik Türkiye'de yaygın olarak yapılmaktadır. Bu nedenlerle kuş gribi, Türkiye'nin gündeminde her zaman var olacak ve acı kayıplara neden olacak bir tehlike olarak kalacaktır. Salma kanatlı yetiştiricilerin, bölgelerindeki yetkili kurumlar tarafından yasalarla sıkı denetim ve kontrol altına alınmaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

TÜKETİCİLER NELERE DİKKAT ETMELİ?
Kuş gribine karşı üretim tesislerinde alınan tedbirlere de değinen Şeker Piliç Genel Müdür Yardımcısı Bor, "Kuş gribi bu kez Van'da hepimizi üzen sonuçlara neden oldu. Şeker Piliç olarak, Manyas'ta yaşanan ilk olaydan sonra şu tedbirleri aldık ve ara vermeden devam ettik: Tüm Şeker Piliç çalışanları düzenlenen eğitim seminerleriyle 'Kuş Gribi' hakkında bilgilendirildi. Dezenfeksiyon tüm Şeker Piliç tesislerinde maksimum seviyeye çıkarıldı. Kuş gribinin görülmesiyle birlikte Şeker Piliç çiftliklerindeki kümeslere dışarıdan herhangi bir kanatlı hayvanın girmesi önlendi. Damızlık ve ticari hayvanlardan sürekli kan örnekleri alınarak testler yapıldı ve halen de yapılıyor. Şeker Piliç tesislerine dışarıdan misafir kabul edilmiyor. Şeker Piliç çiftliklerinde çalışanların da dezenfeksiyonu maksimum seviyede sağlanıyor" dedi.
Emre Bor, tüketicilerin nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda ise, "Eti lezzetli, tanıdığım üretiyor diyerek, komşularından herhangi bir teste tabi olmamış canlı veya yerinde kestirilen tavuk, hindi ve yumurtalarını almamalılar. Hasta hayvanı kesip, 'kaynatınca zararı yok olur' düşüncesiyle tüketmemeliler. Çocuklarının oyun amaçlı da olsa kümes hayvanlarıyla temasını kesmeliler. Beyaz et tüketmek isteyenler, soğuk zincir sistemine sahip satış noktalarında, markalı ürünleri tercih etmeliler" uyarılarında bulundu.
Kümesi olan veya açık ortamda tavuk, kaz, ördek ve hindi yetiştirenlerin yapmaları gerekenlere de değinen Bor, "Yozgat, Erzurum, Van ve Ağrı'da risk altında olduğu ilan edilen 6 bölgede bahçelerinde kümes hayvanı besleyen aileler, derhal bölgelerindeki sağlık ve tarım bakanlığının ilgili birimlerine başvurmalı. Çocuklarının ve kendilerinin kümesle temasını derhal kesmeliler. Bölgelerindeki devletin ilgili birimlerinden tedbirler hakkında detaylı bilgi edinmeliler. Kümeste hasta hayvanı var ise karantina talep etmeliler" dedi.

ŞEKER PİLİÇ ENTEGRE TESİSLERİNDE HİJYEN VE GIDA GÜVENLİĞİ
Emre Bor, Şeker Piliç entegre tesislerindeki hijyen ve gıda güvenliği konusunda da şunları kaydetti:
"2001 yılında ISO 9001:2000 Kalite Sistem Belgesi alan Şeker Piliç tesisleri, gıda güvenliği konusunda başlıca standart olan HACCP (Hazard Analysis Critical Control Point) kuralları çerçevesinde üretim yapıyor. Şeker Piliç entegre tesislerinde yer alan laboratuarda, üretimi yapılan tüm hayvanların sağlık durumu sürekli olarak kontrol altında tutuluyor. Seroloji bölümünde damızlık piliçlerin standart kontrolleri, hastalık teşhis ve analizleri yapılıyor. Gıda mikrobiyolojisi bölümünde, rutin kesimhane kontrolleri gerçekleştiriliyor. Bu kontrollere, FDA tarafından önerilen mikrobiyolojik analizler de dahil ediliyor. Teşhis bölümünde ise, damızlık ve diğer çiftliklerden gelen piliç numunelerinin otopsisi, tedavi, tahliller, hijyen kontrolleri, kümes sularının mikrobiyolojik ve kimyasal analizi yürütülüyor. Şeker Piliç entegre tesislerinde, her proses aşamasına ait günlük kayıtlar tutuluyor. Böylece marketten satın alınan bir ürünün hangi piliçten geldiğine, o pilicin yetiştirildiği kümese ve yediği yeme kadar geriye dönük izleme yapmak mümkün oluyor. Tüm bunların ötesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 2003 yılında yapılan denetlemeler sonucunda kesim tesisleri, ülkemizde Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihracat yapabilecek 6 tesisten biri olarak belirlendi. Şeker Piliç, tüm tesislerinde çevre dostu faaliyetler içinde olmaya da özen gösteriyor. 2004 yılında ISO 14000 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi alması da bunu kanıtı. Üretim faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan sıvı atıklar, arıtma tesisinde kimyasal ve biyolojik olarak arıtıldıktan sonra deşarj ediliyor. Bu tesis, 5 bin metreküplük arıtma havuzuyla bölgedeki en yüksek kapasiteli arıtma tesisleri arasında yer alıyor."
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:18

İLGİLİ HABERLER