KAYNAK : Haber Vitrini
BURSA- Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, ''Dalgalı Kur Rejimi'' ile birlikte Türkiye'nin kısa vadeli yatırımlar için cazip olmaktan çıktığını ve bunun istikrarlı bir ekonomi açısından son derece önemli olduğunu söyledi.
Serdengeçti, Bursa Sanayi ve Ticaret Odası'nca (BTSO) düzenlenen ''Yaz Toplantıları'' kapsamında, ''Merkez Bankası 2002 Yılı Para Politikası'' konulu bir konferans verdi.
Para politikalarının kamuoyuna çok iyi anlatılması gerektiğini belirten Serdengeçti, 2000 yılında döviz kuru odaklı para politikası uygulanırken, Merkez Bankası'nın önceden kur taahhüdü ilan etmekle beraber, kısa vadeli faizler üzerinde hiçbir kontrolünün olmadığını kaydetti. Serdengeçti, şöyle devam etti:
''Bunun anlamı, Merkez Bankası kur riskini üstlenmişti. Faiz riskini ise en baştan piyasaya bırakmıştı. Sonra bir takım gelişmeler oldu. Eylül 2000'den itibaren yapısal reformları aksatmaya başladık. Kısa vadeli faizler üzerinde kontrolümüz olmayınca, faizler doğal olarak yukarı gitti. Programımız maalesef bankacılık sektörünü baştan ihmal etmişti. Ek rezerv kolaylığı olmaması da Kasım ve Şubat krizlerine neden oldu.'' Şubat sonunda kur taahhüdünü terk ederek dalgalı kur rejimine geçildiğini ifade eden Serdengeçti, bir önceki programın başarılı olarak devam etmesi halinde, zaten o programın sonunda da dalgalı kur rejimine geçileceğini bildirdi. Serdengeçti, şunları söyledi:
''Ama maalesef erken ve beklenmedik zamanda geçmek zorunda kaldık ve bunun sorunlarını da geçen yıl yaşadık. Dalgalı kurda Merkez Bankası, kurların belirlenmesini piyasaya bırakınca, kur bir politika aracı olmaktan çıktı ve piyasada belirlendi. Sabit kurda bir avantajımız vardı. Kurla enflasyon arasında çok kuvvetli ilişki var.
Dolayısıyla Merkez Bankası'nın gerek olduğunda enflasyona müdahale etmesi mümkündü. İkinci rejimde böyle bir şansımız kalmıyor. Ancak, ilk rejimin dezavantajları da vardı. Dış şoklara karşı hiçbir esnekliği yoktu. Önceki rejimde faiz riskinin piyasalara bırakılmış olması da bankacılık krizi ile ortaya çıktı.'' Yeni dönemde, Merkez Bankası Yasası'nın içine pek çok yenilik konulduğunu, bunların başında ''hesap verebilirlik''in geldiğini anlatan Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti, şöyle devam etti:
''Bu konuda bayağı mesafe aldık. Bunun enflasyon ve bekleyişler konusunda, bize ciddi yardımları oldu. Bu süreçte, Merkez Bankası özerk hale gelip, hükümetten kendini bağımsızlaştırdığı ölçüde, fiyat istikrarına yönelik politikalarla ilgili hesap verebilirlikte ön plana çıkmaya başladı. Merkez Bankası ne yaptığını hükümete, meclise hepsinden önemlisi kamuoyuna çok iyi anlatabilme fırsatı yakaladı.
90'lı yıllarda kısa vadeli sermayeyi çekmeye muvaffak olmuştuk. Ama
asıl amacımız hiçbir zaman bu değildi. Bize her zaman lazım olan orta ve uzun vadeli sermaye ya da doğrudan yabancı yatırımdır. Ama, fiyat istikrarı problemini çözemediğimiz için bunları getirmemiz mümkün olamamıştı. Geçmişte sadece kısa vadeli sermaye gelmişti. O da her krizden sonra çıkarak ülkede daha fazla karmaşa yarattı. Dalgalı kur rejimi ile beraber Türkiye, kısa vadeli sermaye için bütün cazibesini kaybetti. Bu da bizim için önemli bir gelişmedir.'' Serdengeçti, sabit kur rejiminin terk edildiği süreçte, insanların önlerini görebilmesini sağlamak için yönelebilecekleri tek yerin ''enflasyon hedeflemesi rejimi'' olduğunu vurguladı. ''Bu rejimin başarılı olabilmesi için öncelikle dalgalı kur rejimi ile devam edeceğiz. Eski kur rejimine dönmek mümkün değildir'' diyen Serdengeçti, şunları söyledi: ''Merkez Bankası'nın özerk ve şeffaf hale getirilmesi gerekir. Bunda önemli mesafe katettik. Kamu borç stoğunun mutlaka azaltılması gerekir. Çünkü son 12 yıldaki en önemli sorunlardan birisidir. Hatta diğer politikaların başarısı buna bağlıdır. Bankacılık sistemi yeniden yapılandırılmalıdır. BDDK, bu konudaki çalışmalarını sürdürüyor. Ancak, gayet açıklıkla söylüyorum, bankacılık sistemini yeniden yapılandırabilirsek, şirketler kesimi için olumlu bir şeyler yapmaya başlayabileceğiz. Bunun haricinde, Merkez Bankası'nın yapabileceği bir şey yok. Politik şeffaflık önemli burada. Amacımıza yönelik açıklık olması lazım. Amacımız da enflasyonu düşürmektir. Dolayısıyla enflasyon hedeflemesinde açık ve dürüst olunması gerekiyor. Merkez Bankası gerek uyguladığı politika, gerekse operasyonlarıyla ilgili olsun tamamen şeffaf hale gelmiştir.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:04