Gündem
  • 28.2.2007 00:00

SEZER'İN KRALİÇEYE VERDİĞİ YEMEKTE NELER OLDU!..

 Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, resmi bir ziyaret için Ankara'da bulunan Hollanda Kraliçesi Beatrix ile Prens Willem Alexander ve Prenses Maxima için akşam yemeği verdi.
      Ahmet Necdet Sezer, yemekte yaptığı konuşmada, Hollanda'ya 2001 yılında yaptığı ziyaretin güzel anılarının, belleklerinde canlılığını koruduğunu belirterek, Kraliçe'nin ziyaretinin onlara Hollanda'da kendilerine gösterilen son derece sıcak konukseverliğe karşılık verebilme olanağı tanıdığını kaydetti.
      Türkiye ve Hollanda arasındaki dostluk ilişkilerinin 400 yıllık güçlü bir tarihsel geçmişe dayandığına işaret eden Sezer, ''Türk kültüründe zarafet ve güzelliği temsil eden lale, 16. yüzyılda Hollanda'ya götürülüşünden bu yana kültürlerimizin olduğu kadar tarihsel dostluğumuzun da simgesini oluşturmaktadır'' dedi.
      Sezer, 1612'de Hollanda'nın Osmanlı İmparatorluğu'na büyükelçi atamasıyla başlayan ve 2012'de 400. yıldönümünü kutlanacak diplomatik ilişkilerin, bugün uluslararası ilişkilere yön veren ortak evrensel değerlerle daha da güçlendiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
      ''Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk ile Kraliçe Wilhelmina arasında 1920'li ve 1930'lu yıllarda gerçekleştirilen yazışmalarda dile getirilen, ilişkilerimizin güçlendirilmesi yönündeki istencin yaşama geçirilmiş olduğunu görmekten mutluluk duyuyoruz. Dost ve bağlaşık Hollanda ile ikili düzeyde ve uluslararası alandaki işbirliğimizin, majestelerinin ziyaretinin ardından önümüzdeki dönemde daha da pekişeceğine inanıyoruz.'' Sezer, 2001'deki ziyaretinden bu yana Türkiye'de önemli gelişmeler yaşandığını ifade ederek, Türk ulusunun güçlü istenci ve Atatürk'ün çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda, Avrupa Birliği'ne katılım sürecinin önünü açan siyasal ve ekonomi alanındaki düzenlemelerin yaşama geçirildiğini hatırlattı.
      Türkiye'nin AB ile 40 yılı aşkın sürede geliştirdiği ilişkilerinin önemini paylaşan Hollanda'nın dönem başkanlığı sırasında alınan tarihsel bir kararla, katılım görüşmelerinin 2005 yılı ekim ayında başlatıldığını da hatırlatan Sezer, ''Hollanda'nın, dönem başkanlığı sırasında ülkemize yönelik hakça ve nesnel tutumu beğeniyle karşılanmıştır. Bu sürecin aynı yaklaşımla ve Hollanda'nın desteğiyle sürmesine önem veriyoruz'' diye konuştu.
      İki ülkenin ekonomi ve ticaret alanındaki ortaklığının boyutunun üst düzeylere ulaştığına dikkati çeken Sezer, ikili ticaretin geçen yıl 4 milyar Avro'ya yaklaşmış olmasının sevindirici olduğunu kaydetti. Sezer, Hollanda'nın Türkiye'deki yabancı yatırımcılar arasında ilk sıralarda olduğunu belirterek, ticaret ve yatırım alanındaki işbirliğini daha da ileriye götürmeye kararlı olduklarını bildirdi.
      Sezer, kültürel ilişkilerin her geçen gün daha da geliştiğini ve çeşitlendiğini görmekten mutluluk duyduklarını dile getirerek, iki ulusun birbirini tanıması ve yakınlaşmasında yarar sağlayacak kültürel işbirliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğine inandıklarını bildirdi. 14 Aralık 2006 tarihinde Amsterdam'da açılan ''İstanbul: Şehir ve Sultan'' sergisinin bugüne dek rekor düzeyde izleyici tarafından ziyaret edilmesinin önemine dikkati çekti.
      İki ülke ilişkilerinin önemli bir parçasını Hollanda'da yaşayan 400 bin dolayındaki Türk yurttaşının oluşturduğunu söyleyen Sezer, şunları kaydetti:
      ''Bir bölümü aynı zamanda Hollanda yurttaşı olan, yeni kuşakları topluma başarıyla uyum sağlamış, ekonomi ve siyasa alanında katılımcı Türkler, uluslarımızın karşılıklı anlayışına katkıda bulunmaktadır. Bu topluluğun hakettiği toplumsal güvencelere kavuşması, anadillerini ve kültürel niteliklerini korumaları, Hollanda'daki yaşamlarını huzur ve gönenç içinde sürdürmeleri için alınan önlemleri yakından izliyoruz.'' Sezer, bu ziyaretin Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerde önemli ve tarihsel bir aşama oluşturacağına ve uluslarımız arasındaki dostluğun daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına inancını da dile getirerek, kadehini ''Majeste Kraliçe'nin sağlığı ile iki ulusun köklü dostluğu, ortak gönenç ve esenliğine'' kaldırdı.
     
     KRALİÇE BEATRIX'İN KONUŞMASI
      Kraliçe Beatrix ise konuşmasında Sezer ve eşi Semra Sezer'in 5 yıl önceki ziyaretini büyük bir memnuniyetle hatırladığını belirterek, bu ziyaretin iki ülke arasında yapılan ilk devlet ziyareti olduğunu hatırlattı. Oğlu Prens Alexander ve Prenses Maxima'nın daha önce Türkiye'ye geldiğini de hatırlatan Beatrix, bu ziyaretten heyecanla sözettiklerini ve bu nedenle Türkiye'yi tanıma olanağına kavuşmaktan memnun olduğunu bildirdi.
      İki ülke ilişkilerinin tarihinin çok eskilere dayandığını ve ilişkilerin bugün de iki ülke toplumlarında giderek artan önemde rol oynadığını anlatan Beatrix, Hollanda'da ciddi miktarda Türk kökenlinin yaşamasının Türkiye'ye duyulan ilgiyi artırdığını ve her yıl 1 milyonun üstünde Hollandalı'nın Türkiye'yi ziyaret ettiğini dile getirdi. Bu kişilerin bir biçimde eski bir geleneği sürdürdüğünü, çünkü Osmanlı döneminde de Hollandalılar'ın ticari ilişki ve siyasal işbirliği olanakları aradığını vurgulayan Kraliçe, bunun sonucu olarak 1612'de diplomatik ilişkilerin kurulduğunu hatırlattı.
      Beatrix, geçen 400 yılda iki ülke arasında hiçbir zaman çatışma ya da ihtilaf olmadığına işaret ederek, aynı olgunun kuruluşunun hemen sonrasında tanıdıkları Türkiye Cumhuriyeti için de geçerli olduğunu söyledi. Kraliçe, ''Dostluğumuz bugün de sürüyor, ilişkilerimiz ve ülkelerimiz arasındaki karşılıklı değişimler o günlerden bu yana daha da güçlendi ve yoğunlaştı'' diye konuştu.
      Hollanda'da yaşayan Türk kökenli kesimin Hollanda toplumuyla büyük ölçüde bütünleştiğini ifade eden Beatrix, birçok başarılı işadamı, öğrenci, politikacı, öğretmen Hollandalı Türk ile karşılaşıldığını bildirdi. İki ülke ilişkilerinin güçlendirilmesinin, bu kişilerin katkısıyla da sağlandığını dile getiren Kraliçe, Türk kökenli Hollandalılar'ın çoğu kez birleştirici ve aracı rolü oynadığını kaydetti.
      Beatrix, ziyaretinin ilginç bir yanının Hollandalı ve Hollandalı Türk gençler grubunun ziyaretiyle denk gelmesi olduğunu da vurguladı.
      Konuşmasında Türkiye'nin AB sürecine de değinen Kraliçe Beatrix, geçen yıllarda iki ülkenin yanısıra Türkiye ile Avrupa'nın da birbirine yakınlaştığını belirterek, Hollanda'nın dönem başkanlığı sırasında katılım müzakerelerine başlanmasına karar verilmesiyle Türkiye'nin 1923 yılında cumhuriyetin ilanıyla kararlılıkla çıktığı yolda yeni bir mesafe katettiğini bildirdi.
      Beatrix, şunları söyledi:
      ''Cumhurbaşkanı Atatürk, o tarihte Batı'ya ve Avrupa'ya yönelmek konusunda açık bir tercih yapmıştı. AB ile başlatılan üyelik müzakereleri bu tercihin bir sonucu ve devamıdır. Şüphesiz görüşmeler çok zamana malolacak ve birçok engelin bertaraf edilmesi gerekecek. Ancak bu yolda ilk adımlar atılmış bulunuyor. Ülkenizin, önderliğiniz altında, saptanan hedefe ulaşmayı mümkün kılmak için birçok alanda göstermiş olduğu yoğun çabanın etkileyici olduğunu ifade etmek isterim. Böylelikle bugün gördüğümüz modern ve dinamik Türkiye'ye biçim verilmesine bizzat katkıda bulundunuz.'' Türkiye ile Hollanda'nın NATO ve BM üyelikleri gibi çok yanlı ilişkilerle de birbirine yaklaştığını anlatan Kraliçe, yıllar boyu Batı Avrupa'nın savunmasına hayati önemde katkıda bulunan Türkiye'nin şimdi de NATO'nun terörizme ve aşırı akımların uyguladığı şiddete enerjik bir biçimde karşı koyan güçlü bir üyesi olduğunu söyledi.
      Kraliçe Beatrix, gerek ikili gerekse uluslararası kuruluşlar çerçevesindeki iki ülke ilişkilerinin çok yönlü ve derinlikli olduğunu ifade ederek, kadehini ''Cumhurbaşkanı Sezer ve eşi Semra Sezer, Türkiye'nin parlak geleceğiyle Hollanda ve Türkiye halkları arasındaki kalıcı dostluğun şerefine'' kaldırdı.
      Yemeğe TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Hollanda Dışişleri Bakanı Maxime Verhagen ile diğer üst düzey davetliler de katıldı.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 21:27

İLGİLİ HABERLER