Gündem
  • 13.12.2002 10:39

SON UMUT DÖRTLÜ ZİRVE

KAYNAK : Haber Vitrini Gül ve Erdoğan, Rasmussen'in basın toplantısında yaptığı açıklamaları, toplantıdan yarım saat önce Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'tan öğrendi. Erdoğan, Gül ve Yakış, başbaşa bir değerlendirme yaptı. Tayyip Erdoğan'ın kurmayları kararın 'ne tarih için tarih, ne de müzakere tarihi olduğunu' belirterek, bu kararın ara bir formül olduğu yorumunu yaptı. Almanya ve Fransa'nın Türkiye'ye 1 Temmuz 2005 tarihinde müzakere tarihi verilmesine yönelik teklifin, bu ara formülle geri çekildiğini belirten AK Parti kurmayları, 2005'in ilk aylarında müzakerelerin başlayabileceğini ifade etti. Erdoğan'a yakın bir isim ise, açıklanan kararın 'İyi niyetli' ve 'değiştirilebilir' buldu. Erdoğan ve Gül'ün bugün saat 13.45'te Almanya Başbakanı Schröder ve Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'la yapacakları görüşmeler bu kararla büyük önem kazandı. Son görüşmelerde Kıbrıs kilit konumunda bulunacak. AB Dönem Başkanı Rasmussen, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'dan Kıbrıs'ta anlaşma olasılığı olup olmadığını bugün saat 16.30'a kadar kendilerine bildirilmesini istedi. Kopenhag'daki diplomatik kaynaklar, Kıbrıs konusunda bulunabilecek bir 'son dakika çözümünün', Türkiye'ye verilecek müzakere tarihinin daha öne çekilmesini sağlayabileceğini belirttiler. KOPENHAG'da bugün, Başbakan Abdullah Gül, AKP lideri Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in katılımıyla, Türkiye açısından büyük pazarlıkların yapılacağı önemli bir görüşme gerçekleşecek. Fransa ve Almanya'nın 2004 için randevu, 2005 için tarih önerisini esnekleştirme konusunda anlaştıkları söyleniyor. Bu akşam TSİ 22.00'de akşam yemeğinde yapılacak görüşme, belki de müzakere tarihini öne çekilmesinde önemli rol oynayacak. Ancak tüm resmi açıklamalarda mini zirvenin Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesiyle ilgili olmadığı söyleniyor. Türkiye'nin, NATO'da Avrupa ordusu üzerine koyduğu çekinceyi kaldırması karşılığında, Kıbrıs konusundaki engellerin aşılması için sağlam güvence verilmesi halinde, yeni 10 aday AB'ye girmeden önce bir müzakere tarihi koparabileceği öğrenildi. Diplomatik çevreler, Türkiye'nin böyle bir pazarlıkta son derece dikkatli olması gerektiğini vurgularken, Türkiye'nin 1980'li yılların başında Yunanistan'ın NATO'ya girişine onay verdiğini hatırlatarak, ‘‘maalesef bunun karşılığında Avrupa'nın verdiği bütün sözler kağıt üzerinde kaldığı için bugünlere gelindi. Eğer sıkı pazarlıklar yapılıp gerekli garantiler alınsaydı, Türkiye belki de Yunanistan'la birlikte AB'ye girerdi’’ demekten kendilerini alamıyorlar. ALMANYA RAHATSIZ Türkiye konusundaki tıkanıklığı aşamayan AB ülkeleri, bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor. Schröder'in ayrıca Almanya'daki Türk sivil toplum örgütlerinin 2003 yılı ilkbaharında Almanya'da yapılacak eyalet seçimlerinde hükümeti oluşturan partileri cezalandıracaklarını açıklamaları sonrası, Schröder-Fischer ikilisi Kopenhag'da Ankara'yı tatmin edecek bir förmül bulma çalışmalarını hızlandırdılar. Türkiye ile ilgili alınacak karar, Fransız-Alman önerisiyle, İngiliz-Yunan önerisi arasında oluşabilecek. Kıbrıs konusunda asgari müşterekte buluşulması halinde, AB'nin Türkiye'nin 2004 yılında müzakerelere yeşil ışık yapabileceği söyleniyor. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:54

İLGİLİ HABERLER