Gündem
  • 21.1.2005 09:54

"SÖZÜNÜN ARKASINDA DURAMAYAN OMURGASIZ DÜŞÜNDÜĞÜNÜ SÖYLEYEMEYEN SOYSUZDUR..."


Nasıl gidiyor evlilik?

Şahane, süper!

Nurgül Hanım nasıl?

Şahane hamileler.

Bebek ne zaman geliyor?

Mayıs’ta inşallah bekli-yoruz bebeği.

Kastamonu’da ‘Eğreti Gelin’ filminin çekimlerinde Nurgül Hanım evliliğe karşı olduğunu söylemişti. Nasıl bir anda fikri değişti?

Her kadın aslında evliliği ister, dolayısıyla bu insanın kendi savunma mekanizmasıdır. ‘Evlenmeye layık birini bulamadım’ diyeceğine ‘Ben karşıyım’ demeyi seçiyor. Hepimiz hayatımızda böyle şeyler yapıyoruz. Kesin kararını verdiğin zaman her şeyin şekli şemali değişiyor. Bizim feminist köşe yazarları ‘Vay Nurgül elden gidi-yor’ dediler. Aslında Nurgül dedi ki : ‘Dertlerim, kaygılarım beklentilerim değişti. Aman iş bitse, eve gitsem, turşu mu kurayım, örgü mü öreyim falan...’ gibi bir mecaz kullandı. Türkçe’de mecaz metaforlar vardır. Tabii ki eve gidip oturup turşu kurmuyoruz biz ama hani o gelmiş diline o anda. Şimdi biz işten koştura koştura aman evimize gidelim, aman sarmaş dolaş otu-ralım, televizyonumuzu seyredelim, gazete, kitap okuyalım, oyun oynayalım, bulmaca çözelim, sohbet edelim diye düşünüyoruz. Evlilik böyle bir şey..! Ama daha önce Nurgül evliliğin böyle bir şey olduğunu bilmiyordu ki... Üstelik kimse kimsenin malı mülkü olmadı biz imza attık diye. Ya da kimse kimsenin hayatına karışmıyor. Böyle olunca evlilik güzel bir şey. Yani o zaman niye olmasın? Evlilikte eğer bir erkek bir kadını malı gibi, mülkü gibi gör-meye başlarsa, o yanlış. İşte Nurgül’ün de karşı çıktığı bu müessese, yoksa bizim kurduğumuz, yaşadığımız müessese değil.

Bebek devreye girdiği yani Nurgül hamile kaldığı için evlendi diyorlar sizin için.

Yo evlencektik zaten biz, konuşuyorduk.

Çok ani evlendiğiniz için böyle düşünenler oldu belki?

Biz evlendikten sonra öğrendik hamileliği. Evlendik, aşağı yukarı bir 15, 20 gün falan geçti, bir takım gecikmeler var Nurgül’de. Nurgül de çok tarihini bilir, tutar falan. O dönemde çok yoğun çalışıyordu. Kastomonu’ya gidiyor, geliyor bir yandan ‘Eğreti Gelin’, bir yandan ‘Melekler Adası’ falan, uçmuş gitmiş zaman. O zannediyor ki daha geçen ay oldu. Allah Allah bir test yapalım o zaman dedik. Test yaptık, olumlu çıktı. Baktım havalara uçtu, sevindik. Dolayısıyla biz bunu evlendikten sonra öğrendik ama gel de bunu insanlara inandır. Çünkü herkes o kadar çok yalan söylüyor ki, ben insanlara da hak veriyorum. Sen de yalancı durumuna düşüyorsun. Onlar yalan söylediğine göre bu da yalan söylüyordur diyorlar. Hayır, söylemiyoruz kardeşim. Niye yalan söyleyelim, kime ne yalan borcumuz var? Sonra bir kadının hamile olduğunu öğrenip de sonradan evlenmek de kötü bir şey değil, hele hele milletin şakır şakır kürtaj yaptırdığı bir dönemde.


Eğreti gelinler

şimdi de var



1930’lu yıllardaki ‘Eğreti Gelin’ geleneği konusunda ne düşünüyorsunuz?

Hala çocuklarımızın ‘Eğreti Gelinler’i yok mu? Playboylardan tut, zengin iş adamının oğluna birçok genç erkeğin bazı piyasa mankenleriyle evlenmeden önce yaşadıkları şey nedir? Onlar da bir çeşit ‘Eğreti Gelin’lik yapıyor o çocuklara. Ama o çocukların hiçbiri onlarla evlenmiyor, gidiyor kendi sosyetik çevrelerinden birileriyle evleni-yorlar. Bu her dönem oldu. Gönül isterdi ki ‘Eğreti Damatlar’ da olsun, ben eşitlikten yanayım! Madem erkeklere ‘Eğreti Gelin’ lazım, o kızlara da ‘Eğreti Damat’ lazım. Ve o kızların ‘Eğreti Damatlar’ı olsun, sonra o kızlar çocuklara öğretirler. Yani hep şunu söylerim; bir aile oğlu için el değmemiş bir kız istiyorsa saygı duyarım, ama oğlunu da el değmemiş olarak yetiştirecek. Çünkü karşıdaki kızın ailesi de el değmemiş bir erkek talep etme hakkına sahip. ‘Eğreti Gelinler’ her devirde vardı, erkek dünyasında her zaman da var olacak. Yani kimse kalkıp inkar etmesin bu gelenek değildi diye.


Lafınızı esirgemeden dobra dobra açıklayan birisiniz, Nurgül Hanım da öyle. Bu zaman zaman zorluk yaratmıyor mu?

Keşke herkes böyle olsa o zaman bir sürü hastalık çabuk iyileşir. İki çeşit doktor vardır. Biri hastalığı gizler hastadan, morali bozulmasın diye çaktırmadan tedavi eder. Diğeri de dan diye hastalığı yüzüne söyler. Dan diye yüzüne söyleyince ilk önce sarsılır hasta, ama gerçekle yüz yüze kalınca hastalığın tedavisine ciddi bir şekilde eğilir. Dolayısıyla hani biz de gördüğümüz hastalıkları, aksayan şeyleri açık açık, dobra dobra söyleyen insanlarız. Biz sanatımızla, işimizle, gücümüzle gündeme geldik. Çok az insan böyledir. Medya ilişkilerimiz de ortada, biz kimseye yalakalık etmeyiz, bilmem ne yapmayız. Herkes lütfen gizlemesin duygularını, açıkça söylesin. Öbürü daha kaypak bir durum. Aslında çoğunluk bizim gibi düşünüyor ama söyleyemiyor, omgurgasız. Aman fincancı katırlarını ürkütmeyelim diye soysuzca davranıyorlar. Düşündüğünü söyleyemeyen insan soysuz davranıyordur.

Nurgül Yeşilçay’ı oyuncu olarak nasıl buluyorsunuz? Geleceğin star adayı olarak görülüyor.

Nurgül daha çok genç, ben de öyle görüyorum. 27, 28 yaşında, daha çok yolun başında. Çünkü dünyada da 30’larda falan kıvamına varır oyuncunun yaşı. Nurgül birgün bu ülkenin en önemli ve en iyi kadın oyuncusu olarak adını yazdıracak ve çok çok iyi projelerde yer alacak. Çok yetenekli ve doğal bir oyuncu. Şimdi eğitim alıyorlar, yetenek yok. Hem yetenek olmalı hem de eğitim, ikisi birden olmalı.

Oyuncu olarak siz de destek oldunuz mu?

Destek olacak bir şey yok ama birbiri-mizi geliştiriyoruz bu konuda, oyunculuk üzerine çok sohbetler ediyoruz.

Karşılıklı oynamayı ister misiniz?

Evet, çok isterim. Nurgül’le karşılıklı oynamak iyi bir oyuncu için bulunmaz bir nimet. Bizim kafamızda var böyle bir proje. Hakikaten Nurgül’ün bir oyuncuyu zorlayacağına inanıyorum. Bazı roller vardır, biraz deneyimi olan oynayabilir ama bazı roller vardır, harbi oyunculuk ister. Başka bir karakter yaratmak çok önemli.

Cem Özer nasıl bir oyuncu?

Benim hiçbir rolüm birbirine benzemez, farklı rolleri oynamayı severim.

Yeni bir projeniz var mı?

Dizi ve program projesi var. Mart gibi yapacağız, dizi projesi çok farklı.

Nasıl bir rolde oynamayı düşünüyorsunuz?

Hafif depresif, yalnız bir adamı oynamayı düşünüyorum.

Sanatçılar genellikle ruh hastası ya da kişilik bozukluğu olan karakterleri canlandırmayı çok istiyor, neden böyle?

Valla benim bugüne kadar o tür bir rolüm olmadı. Hafif depresif derken ruh hastası falan değil, biraz kendini kapatmış birisi, sonradan kendini açıyor. İnsanlara belki de zor bir rol gibi geliyor o yüzden. Aslında dünyada oynanması en zor roller, gay, sarhoş ve deli gibi çok köşeli rollerdir. Gay, sarhoş taklidi yapmakla, onu oynamak arasında bıçak sırtı bir çizgi var. İnsanlar katili oynamaktan korkmuyorlar gay’i oynamaktan korkuyorlar, bunu da anlamış değilim!

Detaylara çok önem verdiğinizi bili-yoruz, sizi en çok ne kızdırır?

Kahve istediğim vakit, sütlü mü sade mi diye sormaları beni kızdırır. Biz Türkiye’de yaşıyoruz ve bizim Türk kahvemiz var. ‘Kardeş kahve’ diyorum’ hala sütlü mü sütsüz mü diye soruyor. Neskafe zaten sade içilen bir şeydir, sütü ekstradır. Mesela çay isteyince sormadan sallama çay getirirler, oysa biz çayı demlik ve bardakta içeriz. Kola istiyorum, içinde limonla geliyor... Neden abi, ekstralar istenmeden konuyor? Su istiyorsun sormadan bir sürü buz atıyorlar. Ekstraların dayatılmasına karşıyım, bunlar beni doğal olarak kızdırıp sinirlendiriyor. Böyle minik şeylere acayip takılıyorum.


<ı>Nurgül dalga geçmiştir


Nurgül Yeşilçay ‘Eğreti Gelin’ rolü için ‘Porno film izleyerek hazırlandım’ diye bir açıklama yaptı.

Dalga geçiyor... Biri çıkıyor, ‘Sevişme sahnelerinde Majde Ar’dan ders aldınız mı? diye soruyor. Şimdi bu Müjde Ar’a hakaret, Allah’tan Müjde yok orada. Müjde olsa yolar o adamı. Ne demek istiyorsun, Müjde bir porno yıldızı mı? O da onun sorusuyla dalga geçiyor ‘Porno film izleyerek hazırlandım’ diyerek. Filmi seyredeceksiniz, filmde pornoluk bir şey yok ki. Filmde aman aman bir yatak sahnesi, sevişme sahnesi de yok. Ama oraya şartlanmış gelmiş. Atıf Yılmaz Türkiye’nin en önemli yönetmenlerinden biri, ona saygı lütfen. Yaşayan efsane, orada sorulacak soru bu mu olmalıydı, Nurgül hafif bile cevap vermiş, kendiyle dalga geçerek cevap vermiş. (STAR) Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 10:55

İLGİLİ HABERLER