Gündem
  • 1.7.2009 10:47

"ŞÜKREDELİM Kİ TÜRKİYE VAR, YOKSA FİLİSTİN OLURDUK"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet (KKTC) Başbakanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs sorununu ve Türkiye'nin AB ilişkilerini değerlendirdi.

Eroğlu, "Şükredelim ki Türkiye gibi bir anavatanımız var, yoksa Filistin gibi olurduk." dedi. Avrupa Birliği'ne (AB) karşı olmadıklarını da belirten Eroğlu, Türkiye'nin AB'ye mutlaka alınması gerektiğini dile getirdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Derviş Eroğlu, Marmara Grubu Vakfı tarafından Türkiye'de ağırlandı. Eroğlu şerefine Marmara Vakfı, Yıldız Parkı içerisinde bulunan Dahil İstanbul Restoran'da yemekli bir toplantı düzenledi.

Toplantıya; eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Marmara Grubu Vakfı Başkanı Akkan Suver ve çok sayıda Türk iş adamı katıldı.

Toplantıda Kıbrıs'taki son gelişmeleri değerlendiren Eroğlu, "En büyük mutluluğum Türkiye gibi bir anavatanımızın olması. Ben gençlere şöyle diyorum: Şükredelim ki bir anavatanımız var, yoksa Filistin gibi olurduk. Bakın, Filistin'in bir anavatanı yok, başına neler geliyor. O yüzden gençlerimizi devlet sevgisiyle yetiştirmeye çalışıyoruz." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) sürecini de değerlendiren Eroğlu, Almanya ve Fransa başta olmak üzere Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan ülkelerin Kıbrıs Rum kesimini piyon olarak kullandıklarını öne sürdü.

Eroğlu: "Türkiye'nin yeri AB'dir"

"Türkiye'nin önünü kesmek için başta Fransa ve Almanya olmak üzere karşı çıkıyor ve 800 bin nüfuslu bir Rum devletini Türkiye'ye tercih ediyorlar. 800 bin kişiyle veto silahı vardır diye tehdit savuruyorlar. Aslında AB ülkelerinin bazıları da bu küçük ülkeyi piyon gibi öne sürerek kendi söylemek istediklerini ona söyletiyorlar" diyen Eroğlu, Türkiye'nin yerinin AB olduğunu dile getirdi.

Toplantıda Annan Planı benzeri bir anlaşmanın Kıbrıs halkı tarafından nasıl karşılanacağını ilişkin yaptırdığı bir anketi de paylaşan Eroğlu, yüzde 70 oranında bu tip bir teklife vatandaşlarının hayır diyeceğini açıkladı.

Annan Planı'na baştan beri karşı çıktıklarını ifade eden Eroğlu, "Ben ve partim Annan Planı'na karşı çıkmıştık ve bunu her zaman söyledim ve pişmanlık da duymuyorum. Bu bize oynanan bir oyun, 'siz nasıl olsa Annan Planı'nı kabul etmiştiniz' diyorlar. Yani bizden taviz istiyorlar." şeklinde konuştu.

Yayınlanan bazı gazetelerde "Eroğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la anlaşabilirler mi" şeklinde ifadelerin yer aldığını da hatırlatan Eroğlu, "Sayın Talat, Dimitris Hristofyas ile anlaşma arayışı içindeyken benimle neden anlaşma içinde olmasın. Evet anlaşma isteniyor. İki toplumlu iki bölgeli federal çözüm istiyorlar.

Ben soruyorum. İki bölgeli iki toplumlu federal çözümün altında neler var. Annan Planı öncesinde çok sözler verildi ama hiçbiri tutulmadı. Şu anda Ulusal Birlik Partisi olarak bizim görüşümüz, müzakereler noktasında bir anlaşma olmazsa, 1960'dan beri dirsek çürütülüyor.

Artık bu son şanstır sözleri söyleniyor. Biz KKTC olarak masadan nasıl kalkacağımızı bilmemiz lazım. Biz toplum olarak kalkacaksak, gene masaya gelin diyeceklerse, bizim çektiğimizi bizden sonra gelenler çekmesin," diye konuştu.

Eroğlu'nun konuşmasının ardından soru cevap kısmına geçildi. Toplantıya katılan gazetecilerden biri, "Amerika İngiliz ortaklığına ait bir gemi Eylül ayında KKTC limanlarını ziyaret edecek ve ambargo delinecek. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Eroğlu, "İnşallah gerçekleşir demekten başka bir şey gelmiyor içimden.

ABD yetkilileri biraz Rumların uzlaşmazlığından usandı diye düşünüyorum. İnşallah o gerçekleşir ve o zaman ambargo da kalkar" cevabını verdi.

İLGİLİ HABERLER