WASHINGTON - New York Times gazetesinde Nicholas D. Kristof imzasıyla yayınlanan bir köşe yazısı, Amerikan istihbarat tarihinin hatalarla dolu olduğunu ortaya koyuyor.
James Risen ve Milt Bearden'in yazdığı ''The Main Enemy'' (Gerçek Düşman) adlı kitapta, casuslar savaşı ve istihbarat servisi hatalarının, ülkeler arası ilişkileri ne boyuta sürüklediği konusunda örneklerle anlatılıyor.
Sovyet-Amerikan ilişkilerinin gergin olduğu dönemler olan 1980'li yıllarda, Rus İstihbarat Servisi'nin (KGB) yaptığı bir hata, dünyada neredeyse bir nükleer savaşa neden olacaktı. 1981 yılında yapılan gizli bir konferans sırasında o zamanki KGB başkanı, dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan'ın Sovyetler Birliği'ne karşı nükleer saldırı düzenleyeceği istihbaratı aldığını açıklamıştı. Sovyetler de tıpkı şu anda Bush yönetiminin Irak tehdidi konusunu takıntı yaptığı gibi ABD tehdidini takıntı haline getirmiş ve KGB'nin NATO ülkelerindeki tüm ofisleri Reagan'ın nükleer saldırı planıyla ilgili delilleri konusunda uyarılmıştı. Moskova, KGB ajanlarından delillerin elde edilmesini istemişti. Bu planın kod adı da ''RYAN''dı.
Moskova'nın bu isteğinden sonra tüm KGB yetkilileri, her yerde Başkan Reagan'ın bu gizli planıyla ilgili ''deliller'' bularak, Moskova'nın en büyük korkusunu doğrulamıştı.
NATO'nun nükleer deneme yaptığı 1983 yılının Kasım ayında Sovyetler Birliği alarma geçmişti. Çünkü KGB, yanlışlıkla Moskova'ya NATO'nun gerçekten bir saldırıya karşı alarmda olduğu konusunda bilgi vermişti. Bunun üzerine Sovyet askeri birlikleri, nükleer bir saldırıya karşı alarma geçirildi. KGB'nin, neredeyse iki ülke arasında yanlışlıkla savaşa neden olacak bu hatasından ABD'nin haberi olmadı.
Kristof, CIA'nin sadece şimdi değil, geçmişte de böyle büyük bir olaydan bihaber olarak istihbarat hatası yaptığına değiniyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:35