Gündem
  • 10.11.2009 00:03

"TAŞ ATAN ÇOCUKLAR"LA İLGİLİ TASARI YARIN MECLİSTE

TBMM - Adalet Bakanı Sadullah Ergin, kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak bilinenlerin hukuki durumuna ilişkin yasal düzenlemeyi, muhtemelen yarın Meclise sevk edeceklerini bildirdi.
Ergin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığının sunumunda, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.
Af çalışmasına yönelik sözlere itibar edilmemesini isteyen Ergin, kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak bilinen konuyla ilgili, kanun tasarısını muhtemelen yarın Meclise sevk edeceklerini bildirdi.
Ergin, 18 yaş altı çocukların durumuyla ilgili 3 yeni düzenleme öngördüklerini belirterek, bunları şöyle sıraladı:
''15-18 yaş arasındaki çocuklar, şu anda özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanıyor. Biz, 'çocuk ağır ceza mahkemesinde yargılansın' diyoruz. İkincisi, Terörle Mücadele Kanunundan (TMK) kaynaklanan yüzde 50 ceza artırımı var, normal eylem karşılığı olan cezadan dolayı. '18 yaş altında olanlar için bu yüzde 50 artırım uygulanmasın' diyoruz. Üçüncüsü, verilen cezalar alternatif yaptırımlara dönüştürülemiyor, TMK'dan dolayı. TMK'dan ceza alanların, hürriyeti bağlayıcı ceza dışında, alternatif cezalara çarptırılması mümkün değil. 18 yaş altındakiler için alternatif yaptırımlar da uygulanabilsin. Üç önerimiz var, onun dışında aftır, 221. maddenin değişik yorumudur; bunlar tamamen medyada, bilgiye dayanmayan, kulaktan dolma, bir takım dedikodu mahiyetindedir. Onun ötesinde değişiklik öngörümüz yok.''

-EMİNAĞAOĞLU VE KAÇMAZ İLE İLGİLİ İSTEM-
Adalet Bakanı Ergin, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz ve YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu hakkında meslekten ihraç istemini değerlendirdi.
Kaçmaz hakkındaki istemde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kayıp trilyon davasıyla ilgili kararın etkili olup olmadığının sorulması üzerine Ergin, ''Kaçmaz ve Eminağaoğlu hakkındaki soruşturmalar, 2008'de başladı. Oysa Cumhurbaşkanımızla ilgili kararlar, bu soruşturmanın başlamasından çok sonradır. Olaylar arasında illiyet kurmak, teknik olarak mümkün değil'' diye konuştu.
Ergin, Kartal Hakimi ile ilgili özel bir müfettiş gönderilmediğini, yazması gereken yaklaşık 200 kararın yazılmadığı için hak kaybının olduğunu kaydetti. Adalet Bakanlığı teftiş sistemi açısından bunların rutin uygulamalar olduğunu ifade eden Ergin, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bir savcı, elinde soruşturma evrakını işlem yapmadan bekletmişse, bir hakim elindeki dosyayı gereksiz uzatmışsa ya da karar vermiş ama bunun gerekçeli kararını yazıp, taraflara tebliğ etmemişse, bunlarla ilgili uygulamalar yapılıyor. Yaklaşık 12 bin hakim ve savcımız var. Çok sayıda aynı konuda soruşturma geçiren hakim ve savcımız var. Bunlarla ilgili kararı bakanlık vermiyor. Bakanlığımıza bağlı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ve Teftiş Kurulu Başkanlığımız bu incelemeleri yapar, daha sonra bu dosyalar kurulun önüne gider.
Bu kişilere ilişkin özel bir uygulama söz konusu değil. HSYK'nın mutat gündemidir. Haftanın belirli günü, Genel Kurul, hakim ve savcı inceleme raporlarını inceler. Kurulda istikrar kazanmış bir uygulama vardır. Dosya biriktirme eyleminin, disiplinde belirli bir karşılığı var.''

-''MÜDAHALE ETMEMİ Mİ İSTİYORSUNUZ?''-
Bakan Ergin, ''Hükümetin himayesinde olduğu için Deniz Feneri soruşturmasının yavaş yürüdüğü'' eleştirisi üzerine, 2004'te yapılan değişiklikle Adalet Bakanlığının savcılara talimat verme imkanının ortadan kaldırıldığını anımsattı.
''Deniz Feneri veya başka soruşturmayla ilgili yargılama sürecini hızlandırma, yavaşlatma gibi bir misyonu, fonksiyonu ve imkanlarının olmadığını'' kaydeden Ergin, Deniz Feneri soruşturmasıyla ilgili sürece ilişkin de açıklamalarda bulundu. Ergin, Ankara Başsavcılığının, kendi tasarrufu ile heyet oluşturduğunu, savcı sayısını artırdığını dile getirerek, ''O savcılığın yaptığı soruşturma sürecine benim müdahale etmemi mi istiyorsunuz? Git oradaki savcıya 'niye bunu yapıyorsun, yapmıyorsun' diye hesap sormamı mı istiyorsunuz? Böyle bir imkanım yok'' diye konuştu.

-ISLAK BELGE-
Adli Tıp Kurumuna gelen dosyaların, İhtisas Dairesi ve İhtisas Kurulu başkanlarınca raportörlere gönderildiğini belirten Ergin, bu dosyaların zimmetlendiği, sorumlu kişinin, bundan sonraki süreçte de aynı dosyayı takip ettiğini söyledi.
Ergin, ''Islak belgeyle ilgili konuda, üç raporda da sorumlu olan kişi Doktor Lokman Başer tarafından takip edilip, sonuçlandırılmış. Üyenin bir tanesi, 4 yıllık yasal görev süresi dolduğu için değişmiş, diğerinde de mahkeme kararıyla yer değişikliği söz konusu. Dosyanın sorumlusu, her 3 raporda da aynı sorumlu tarafından sürecin yönetildiği bilgisi var bende'' diye konuştu.

-3 YENİ DÜZENLEME-
Af çalışmasına yönelik sözlere itibar edilmemesini isteyen Ergin, kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak bilinen konuyla ilgili, kanun tasarısını muhtemelen yarın Meclise sevk edeceklerini bildirdi.
Ergin, 18 yaş altı çocukların durumuyla ilgili 3 yeni düzenleme öngördüklerini belirterek, bunları şöyle sıraladı:
''15-18 yaş arasındaki çocuklar, şu anda özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanıyor. Biz, 'çocuk ağır ceza mahkemesinde yargılansın' diyoruz. İkincisi, Terörle Mücadele Kanunundan (TMK) kaynaklanan yüzde 50 ceza artırımı var, normal eylem karşılığı olan cezadan dolayı. '18 yaş altında olanlar için bu yüzde 50 artırım uygulanmasın' diyoruz. Üçüncüsü, verilen cezalar alternatif yaptırımlara dönüştürülemiyor, TMK'dan dolayı. TMK'dan ceza alanların, hürriyeti bağlayıcı ceza dışında, alternatif cezalara çarptırılması mümkün değil. 18 yaş altındakiler için alternatif yaptırımlar da uygulanabilsin. Üç önerimiz var, onun dışında aftır, 221. maddenin değişik yorumudur; bunlar tamamen medyada, bilgiye dayanmayan, kulaktan dolma, bir takım dedikodu mahiyetindedir. Onun ötesinde değişiklik öngörümüz yok.''
Ergin, 18 yaşın üstündekilere yönelik bir düzenlemenin söz konusu olmadığını bildirdi.
Gönderecekleri tasarıyla AİHM'de Türkiye'nin mahkum olacağı binin üzerindeki dosyayı en aza indirmeyi hedeflediklerini kaydeden Ergin, ''Tasarıyla, aldığımız ihlal sayısı azalacak ve Türkiye, oradaki liderliğini başka ülkelere bırakmaya kararlı'' dedi.
Bakanın konuşmasının ardından Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştayın bütçeleri kabul edildi.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 14:07

İLGİLİ HABERLER