Tayyip Erdoğan yanlış gözaltılara isyan etti
Fethullah Gülen Örgütü ile mücadele edilirken gözaltına alınan veya görevinden uzaklaştırılan kişiler içinde örgütle ilgisi olmayanlar kişiler de var mı? Bu konuda iktidar partisi içinde tartışmalar oluyor, karşılıklı suçlamalar yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da tartışmalara "At izi it izine karışmış vaziyette. Ben bir şey atayım da nasılsa tutar" diyenler var diyerek katıldı.
Olağanüstü Hâl kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile sayıları onbinleri bulan kişinin kamu ile ilişiği kesildi. Devlet memurluğundan atılan bu kişilerin yanı sıra Fethullah Gülen Örgütü ile ilgisi olduğu tespit ya da iddia edilen yüzlerce kişi de hakim karşısına çıkmayı bekliyor.
Ana muhalefet partisi CHP, süreci izlemek için bir komisyon kurdu. Gülen Örgütü ile ilgisi olmayan bazı kişilerin bu süreçte memurluktan çıkarıldığı ya da tutuklandığına dair haberlerin sayısı her geçen gün artmaya başladı.
Bazı AK Partili milletvekilleri, genel başkan yardımcıları ve bakanlar şu sırada "araya yanlışlıkla karışan" ya da "iftiraya uğrayanlar " olduğunu belirterek bunları kurtarmaya çalışıyor. Öte yandan da memuriyette ilişkisi kesinleri tespit eden komisyonların yapısı sorgulanıyor. Çünkü bu komisyonlarda yer alan bazı kişilerin ‘kripto’ olarak tabir edilen ve kendini gizlemeyi başaran Gülen Örgütü ile ilgili olduğu duyumları var. AK Partililerin masalarında hem "FETÖ’cü olmadığı" ve "kripto olduğu" "bilinen / iddia" edilen kişilere ilişkin not kağıtları birikiyor. Al Jazeera muhabiri bu duruma bizzat tanıklık etti.
Erdoğan: At izi, it izine karışmış vaziyette
Konu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da soruldu. G – 20 Zirvesi’nden dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, "FETÖ ile mücadele çerçevesinde ihraç edilenleri kriptoların seçtiği, asıl kriptoların ise halen görevde durduğu, yanlış insanların gönderildiği söyleniyor...” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bunu söyleyenler kendilerine göre doğru da söyleyebilirler. Ama şu var ki at izi, it izine karışmış vaziyette. 'Ben bir şey atayım da nasılsa tutar' diyenler var. Bazıları böyle yapıyor. Özellikle yazılı ve görsel medya dünyasında bu çok var. Bazen fırsat bulduğumda TV’leri izliyorum. Öyle yorumlar yapıyorlar ki suçladıkları o insanın bu işle hiç alakası yok. Ama o insana o yaftayı yapıştırıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Bu tür yanlışlıklardan uzak durmak lâzım.”
Tayyar: Paralelci olmayan adamları eliyorlar
AK Parti Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar bu konuda sesini ilk yükselten isimlerden biri. Beyaz TV’de katıldığı programda “Emniyet Genel Müdürlüğü’nün paralel istilası altında” olduğunu söyleyen Tayyar, “Bu operasyonlar kimin eliyle yapılıyor? Emniyet Personel, Emniyet İstihbarat... Sen orayı düzeltmemişsin ki. Düzeltmediğin yapıyla paralel operasyon yapıyorsun. Onun için bir çok yerde özel hesaplarını görüyorlar. Paralelci olmayan adamları eliyorlar şu anda bazı yerlerde. Çok açık söylüyorum. Örnekleri var. Dün gece bir tanesini engelledim”dedi.
Tayyar, programda “İsterlerse partiden atsınlar” diyerek Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a seslendi:
“40 bin kişi, 50 bin kişi, 60 bin kişiden bahsediyoruz. Bunları kim seçiyor. Bunları seçenlerin önemli bir kısmı paralelci zaten. Seçen kendisi paralelci.
Buradan çok açık söylüyorum. Beni isterlerse partiden atsınlar. İstiyorlarsa bugün de milletvekilliğini bırakmaya hazırım. Ama bir şey söylüyorum. Allah rızası için Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başbakanım Allah rızası için ne olur, ne olur olup bitenleri daha önceki haber kanallarınız üzerinden değerlendirmeyin, sizi yanılttılar. Artık yeter. Siz buna doğrudan el koyun.”
Tayyar ayrıca, 15 Temmuz darbesini planlayanların A takımının iş başında olduğunu, B ve C takımının operasyona takıldığını söyledi.
Gündoğdu: Haksızlık karşısında susarsam dilsiz şeytan olmaz mıyım?
Ordu milletvekili Metin Gündoğdu da, Tayyar gibi kendisinin bazı isimler için girişimde bulunduğunu söyledi. AK Parti Ordu İl Danışma Meclisi’nde yaptığı konuşmayı twitter hesabından paylaşan Gündoğdu bu paylaşımda olayı şöyle anlattı:
“Kimseden korkmuyorum, Allah’tan gayrı. Benim sendika temsilcimi katakulliye getirip alacaklar Ordu’dan götürecekler, FETÖ olmadığını bildiğim halde ben de buna göz yumacağım. Ben niye milletvekili oldum? Ben niye vekilim. Haksızlık karşısında susarsam dilsiz şeytan olmaz mıyım?
Evet, Ünye Başsavcısı'nı aradım. Kimseden de korkmuyorum. Kimse de beni bu konuda eleştiremez. Eyvallahım da yok. Haksızlık yapıldığına inandığım bir adamın yanında durdum. Ünye Savcısı’na dedim ki, ‘Kardeşim niye aldın bu adamı bir söyle. Suçu ne?’ Hakkında yazılı iftira var. Dedim ki ‘Benim hakkımda da biri yazsa, sarı çizmeli Mehmet Ağa, beni de mi alacaksın? Gel al’ dedim. Bana 2 saatte bildireceksin. Bunun kapalısı, açığı yok arkadaşlar, kimse hata yapmayacak bu süreçte. Bu süreç çok önemli bir süreç. Fitnenin kol gezdiği, ahlâksızlığın kol gezdiği bir süreç. Daha sonra Oktay vekilim de aradı aynı kişiyi. 2 saat sonra döndü dedi ki, ‘Özür dileriz. Biz yanlış almışız arkadaşı.’ Biz şimdi bunun arkasında durmasaydık ne olurdu arkadaşlar? O arkadaş en az 3 – 4 ay orada kalacak.”
Gündoğdu’nun partililere anlattığı bir başka örnek de şöyle:
“Dün devletin tepesindeki en önemli isimlerden biriyle konuştum. Bir kurumla ilgili bilgi verdim. Dedim ki ‘Şu genel müdür hâlâ yerinde oturuyor. O da dedi ki ‘Evet oturuyor, ben de biliyorum. O malûm yapıdan’. ‘Pekala’ dedim. ‘Ama onu şunlar koruyor’ dedi. Eyvallah. Korumasının gereğini de bir yere ileteceğiz, o da gereği yapılacak. Dedim ki ‘Onun yanında o kurumda şu adam var, bu adamda FETÖ değil ama onlara hizmet ediyor.’ Aynen dediği şu ‘Eyvallah’ dedi, ‘Onun hatası, günahı varsa onu bir sonraki süreçte değerlendirelim. Bu hesabı oraya karıştırmayalım’. Ne kadar vicdanlı bir duruş değil mi? Ben de ‘Eyvallah doğru, ben de zaten FETÖ değil o’ dedim ama fitneci, iftiracı bir adam."
Külünk: Çekin elinizi soruşturmalardan
AK Parti milletvekili Metin Külünk ise 29 Ağustos'ta TRT'de katıldığı programda, bazı illerin isimlerini vererek yerel siyasetçilere "Çekin elinizi soruşturmaların üzerinden" diye seslenmişti. Külünk, "Baskı yapıp bunları içeriden çıkarttırmak için adliyede ne işiniz var? Bir siyasetçinin, FETÖ soruşturmaları sürecinde, soruşturmayı yapan başsavcının odasında ne işi var?" ifadelerini kullanmıştı. Külünk; Sivas, Balıkesir, Ordu, Şanlıurfa, Tokat, Malatya, Antalya, Hatay ve Manisa şehirlerinin ismini vermişti.
Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz’ın sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım da süreçte dikkat çekti. Küçükyılmaz 15 yıldır tanıdığı ve ‘FETÖ düşmanı’ olarak tanımladığı bir arkadaşıyla ilgili durumu anlattı ve şunları yazdı:
“15 yıldır tanıdığım ‘o gece’ tankın önüne yatan, FETÖ düşmanı Oktay Kılıç’ın evi FETÖ’den aranıyorsa, bu operasyon ‘bize’ dönmüş demektir. Namaz kılanı Fethullahçı sanan, Meşveretçi, Yazıcı, Okuyucu, Nakşi, Kadiri arasındaki farkı bilmeyen 28 Şubatçılarla FETÖ temizliği yapılamaz.”
Küçükyılmaz paylaşımının sosyal medyada tartışılması üzerine daha sonra şu mesajı paylaştı:
“Malûm konuyla ilgili eklemek isterim: Sosyal medyada yazdıklarım kişisel görüşüm olup kurum adına konuşma gibi bir durumum bulunmamaktadır. “
Güncellenme Tarihi : 8.9.2016 01:54