TERÖRİSTLER, KOMUTANLARIN KAHVESİNE SİYANÜR DEĞİL FARE ZEHİRİ KATMIŞ!..

4 dk okuma
TERÖRİSTLER, KOMUTANLARIN KAHVESİNE SİYANÜR DEĞİL FARE ZEHİRİ KATMIŞ!..

Hızlı Özet

Genelkurmay eski Başkanı Doğan Güreş’in doğruladığı suikast girişiminin ayrıntıları, PKK militanlarının ağzından da nakledildi.

GATA eski komutanı Ömer Şarlak, ‘Kışladan Kampüse’ adlı kitabında eski komutanlara ‘siyanürlü suikast girişimi’nden bahsediyor.

Söz konusu eylemde siyanür değil fare zehiri kullanıldığı iddia edildi. Genelkurmay eski Başkanı Doğan Güreş’in doğruladığı suikast girişiminin ayrıntıları, PKK militanlarının ağzından da nakledildi. PKK’nın eski üst düzey militanları, olayda siyanür bulunamadığı için fare zehiri kullanıldığını ileri sürdü. Ortaya atılan diğer bir iddia ise dönemin İstanbul PKK sorumlusunun 26. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda bir albayın odasına girmesi. Önceki gün Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre, Şarlak Paşa’nın anı kitabı, 13 yıl önce yaşanan bir suikast girişimini ayrıntılarıyla ortaya çıkardı. İstanbul Hasdal’daki 26. Zırhlı Tugay’da yaşanan olayda, bir denetleme sırasında dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhittin Fisunoğlu, 1. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ve 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Hikmet Köksal, iki PKK’lı asker tarafından zehirlenmek istenmişti. Komutanların suikast girişimini fark etmesi üzerine başarılı olamayan militanlar, iddialara göre PKK’nın Bekaa kampına kaçtı. Olay, PKK’nın üst düzey militanlarına ayrıntılarıyla anlatıldı; ancak terörist başı Abdullah Öcalan’ın talimatıyla sır gibi saklandı.

PKK’nın bir dönem Kuzey Irak’taki kamplarında üst düzey yetkili olan Selim Çürükkaya, Şarlak’ın ortaya çıkardığı olayı doğruladı. Çürükkaya, ‘Nasname’ adlı internet sitesinde 1991 yılında suikastın faillerinden Pazarcıklı Mustafa adlı militanın yanına gelerek kendisine çok önemli bir olayı anlatacağını belirterek, şunları söylediğini kaydetti: “Ben tugaydaki sorumlu yarbayın emir eriydim. Bir gün, faksla yarbaya gelen bir kağıda bakmıştım. Kuvvet komutanlarının 4 Kasım 1991 günü tugaya gelip yemek yiyeceklerini, bu nedenle gerekli hazırlıkların yapılmasını emrediyordu. Faksı okuyunca, durumu tugayın lokanta bölümünde çalışan Osman’a söyledim. Kendi aramızda tartıştık, ‘Beş kuvvet komutanı buraya gelecek. Silahları bulalım, beşini de öldürelim, ondan sonra da kendimizi öldürelim’ diye düşündük. PKK İstanbul il örgütüyle ilişkilerimiz de vardı. Osman bana ‘Arkadaşlarla görüşelim, zehir isteyelim. Ben yemeklere koyayım, bunları zehirleyerek öldürelim.’ önerisinde bulundu. Bu öneri bana da mantıklı geldi, kararlaştırdık ‘örgütle görüşmeye gideceğiz’ dedik ve randevu aldıktan birkaç gün sonra, gidip örgütün İstanbul sorumlusuyla görüştük. Sorumluya durumu ve orduevinin yapısını anlatınca heyecana kapıldı ve ‘Kalkın oraya gidelim.’ dedi. Birlikte, askerlik yaptığımız yere gittik, onu albayın odasına dahi çıkardık. Her tarafı inceledik, bize ‘Benden haber bekleyin.’ deyip ayrılıp gitti. Biz heyecanla haber bekliyorduk.”

‘Siyanür istedik, fare zehiriyle yetindik’

PKK militanı Mustafa, daha sonra PKK’nın kendilerini aramaması üzerine aynı yetkiliyle tekrar görüştüklerini ve siyanür istediklerini belirtiyor. Selim Çürükkaya, Mustafa’nın şunları söylediğini de aktardı: “Komutanların geliş tarihi yaklaştıkça bizim uykularımız kaçmaya başladı. Sorumlu kişiyle bir daha randevu aldık. ‘Ne olur bize siyanür bulun, siz hiç olaya karışmayın’ dedik. İstanbul sorumlusu, olayın yapılmasından yanaydı; ama partinin kesinlikle müsaade etmediğini söylüyordu. Çok ısrar ettik, randevulaştığımız yere üç saat sonra geldi, bir kesekağıdı dolu fare zehiri getirmişti. Biz ‘siyanür’ demiştik, ama fare zehirine razı olmak zorunda kalmıştık. Fare zehirini günlerce orduevinde sakladık. Nihayet o gün geldi, yemeklere, tuzluklara, biberliklere, limonluklara zehiri kattık. Yemek saati geldi, ‘Komutanlar askerlerle yemek yiyecekler; ama kahveyi orada içecekler.’ dendi. Kahveleri ben ve Osman yapacaktık. Komutanlar geldiler, hazırlanan odaya çıktılar. Kahveleri hazırladık, zehiri kattık, bütün cesaretimi topladım, kahve tepsisini alarak odaya girdim, kahveleri herkesin önüne bir bir koydum. Genelkurmay Başkanı Güreş kahveden bir yudum alınca ben daha odadan çıkmamıştım. (Bu kahve çok acı) deyince kapıdan çıktım. Beni bekleyen Osman’la birlikte hızla alt kata inerek, binayı terk etmeye çalıştık.” Çürükkaya, dinlediği olayı ardından Apo’ya anlattığını belirterek, “Ben olayı anlatınca hemen küplere bindi, kızardı, bozardı, köpürdü.. (Serseriler, neden anlatıyorlar bu tür şeyleri? Bir daha bu tür şeyleri kimseye anlatmasın o serseriler.) dedi.” Öcalan, bu iki kişiyi güneybatıya gönderdi, ölüm haberleri tez geldi.” ifadelerini kullandı. PKK’nın eski üst düzey militanlarından Şükrü Gülmüş ise Ceng kod adlı Osman’dan olayı dinlediğini anlattı.

Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, olayı önceki gün Hürriyet gazetesine şöyle anlatmıştı: “Denetim sırasında yemek kuyruğunda bekleyen askerleri gördüm, sohbet ettim.

Bizim için masa hazırlamışlar; ama ben askerlerle yemek istedim. İşimiz bitip ayrılacağımız sırada komutanlar ‘Hiç değilse bir kahvemizi için’ dediler. Kırmamak için kabul ettim. Kahveden bir yudum aldım, ama kokusunda gariplik sezdim, ağzıma değişik bir tat geldi. ‘Bu kahve deterjan kokuyor, fincanlar iyi yıkanmamış, kahveyi içmeyin’ diyerek arkadaşlarımı da uyarınca, onlar da aynı tadı aldıklarını söylediler. Eğer bizim için hazırlanan masaya otursaydık zehirlenecektik. Sonradan öğrendik ki, yemekteki tuzluklara, kürdanlara, peçetelere zehir koymuşlar. Orada yemeyince alelacele kahvelerimize zehir katmışlar. Onun da ölçüsünü ayarlayamamışlar. Yemeklere zehir katan erler sahte evrakla kendilerini aşçı olarak göstermiş. Hepsinin gerçek kimliklerini öğrendik, daha sonra da çatışmalarda öldüler. Bu olayın duyulmaması için talimat verdim. Duyulsaydı PKK prim yapacaktı.”

Zaman
Bu haber 16987 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Erdoğan : Terörün gölgesinin çekildiği bir Türkiye'de, huzurun yüzyılında inşallah yeni kardeşlik türküleri söyleyeceğiz.
Gündem

Erdoğan : Terörün gölgesinin çekildiği bir Türkiye'de, huzurun yüzyılında inşallah yeni kardeşlik türküleri söyleyeceğiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası sistemde yaşanan sarsıntılara rağmen hedefleri doğrultusunda ilerlediğini belirterek, "Yeni sistemin kutup başlarından biri olmak için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz" dedi. Erdoğan, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun da bu hedef doğrultusunda hayati önem taşıdığını vurguladı ve "Bu meseleyi kalıcı biçimde çözeceğiz" ifadelerini kullandı.

Habervitrini12553 Görüntüleme
Tel Aviv, Suriye Hava Kuvvetlerinin rehabilitasyonunda bir ivme tespit edildiğini duyurdu.
Gündem

Tel Aviv, Suriye Hava Kuvvetlerinin rehabilitasyonunda bir ivme tespit edildiğini duyurdu.

Aynı kaynak, diğer hususların yanı sıra, İsrail'in Suriyelilerin yeni pilotlar yetiştirdiğini ve eğitim uçakları ve helikopterleri kullanarak eğitim tatbikatları düzenlediğini tespit ettiğini belirtti.

Habervitrini10582 Görüntüleme
RTÜK'ten 4 platforma ceza yağdı
Gündem

RTÜK'ten 4 platforma ceza yağdı

RTÜK, HBO Max, Prime Video, Netflix ve Disney+ platformlarına ihlal içeren yayınları nedeniyle üst sınırdan idari para cezası uyguladı. Karara gerekçe olarak platformlardaki bazı yapımların çocuk istismarı, şiddet, müstehcenlik ve LGBT propagandası içermesi gösterildi. İhlal tespit edilen söz konusu dizi ve belgesellerin tamamı yayın kataloglarından çıkarıldı.

Habervitrini10656 Görüntüleme
AK Parti'ye katılacağı söylenen İyi Parti milletvekili Mustafa Gürban istifa etti
Gündem

AK Parti'ye katılacağı söylenen İyi Parti milletvekili Mustafa Gürban istifa etti

Uzun süredir AK Parti’ye geçeceği konuşulan İyi Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban partisinden istifa etti. Gürban'ın bu hamlesiyle birlikte kulisler hareketlenirken, gözler yarın düzenlenecek olan AK Parti kuruluş yıl dönümü programına çevrildi.

Habervitrini12484 Görüntüleme