Gündem
  • 20.1.2005 01:44

'TÜLİN OLAYI'NIN ANALİZİ: ŞÖHRETİN BEDELİ!..

Bir anda Türkiye'nin en popüler çifti haline geldi Caner ile... Türkiye'nin dört bir yanından milyonlarca insanın birbirine yakıştırdığı, evlenmelerini dört gözle beklediği Tülin ile Caner için haftalarca, aylarca çarptı yürekler... Program rating rekorlarını alt üst etti, televizyon kanalları Tülin ile Caner'i konuk edebilmek için büyük bir yarışa girdi. Sayısız kez birlikte konuk oldular televizyon programlarına... Konu hep evlilikti. AH CANER AH! Tülİn, her genç kız gibi bembeyaz gelinliği içinde nikah masasına oturmanın düşlerini kuruyordu haklı olarak... Çünkü gerçekten sevmişti Caner'i... Gerçekten istemişti olunla evlenmeyi... Ama Caner bir gün 'ak' dese, ertesi gün 'kara' diyordu. Bir anda kendini pespembe düşlerin kucağında bulan Tülin, hiç beklemediği anda tam bir hayal kırıklığına uğruyordu. Caner'in tutarsız davranışları, Türkiye'nin sevgilisi haline gelen genç kızı ciddi bunalımlara sürüklüyordu. Sonunda olmadı; daha doğrusu olamadı. Ve Tülin çareyi köyüne dönmekte buldu. Bir başka deyişle mütevazı yaşamına dönüş yaptı. VE HASTANELİK OLDU Uzaktan da olsa hala sevdiği adamın yaşadıklarını medyadan takip eden Tülin, için için kendini yedi ve sonunda depresyona girip 12 gün önce SSK Eskişehir Bölge Hastanesi'nin Psikiyatri Servisi'nde tedavi altına alındı. Ailesinin bile yanına alınmadığı bir odada Psikiyatrist Dr. Fadime Yazıcı'nın gözetiminde tedavi gören Tülin, dün taburcu edildi. Tülin Koca, gazetecilerden birinin sorusu üzerine 'Caner'le ilgili kararımı sağlığım iyi olduğunda açıklayacağım' diye yanıt verdi. Dr. Fadime Yazıcı, Tülin'in hastanedeki tedavilerinin bayramdan sonra da süreceğini açıklarken 'Gel Yeniden' evinde Tülin'i bekleyen Caner, daha çok bekleyeceğe benzer... UZMAN GÖRÜŞÜ :Herkesin bir dayanma sınırı var Psİkolog Işın Akı, kişide toplum baskısının yanı sıra zamanla iç baskının da oluştuğunu belirtiyor ve şöyle diyor '' kişi ailemi dinlese miydim?'' gibi soruları kendi kendine sormaya başlıyor. Ailenin, çevrenin yorumları, baskıları zamanla Tülin'in dayanma sınırını aşmış ve onun ruh sağlığını bozmuş olabilir. Eğitim, aile de bu tür olayları atlatmayı zorlaştırır ya da kolaylaştırır. Olaylar karşısındaki dayanıklılık biraz da yapıdan kaynaklanır. Üzüntü, sıkıntı, yoğun stres fiziksel rahatsızlıklara da zemin hazırlar. Toplumda bu tür programların çok izlenmesi ve yeni kahramanlar yaratılması kişilerin oradaki karakterler ile özdeşleşmesine bağlıdır. Ekran karşısındaki kişi kendini olay kahramanın yerine koyar'' GÜNEŞ yazarları ne dedi? İdil Çeliker : Tülin tek örnek değil Ülkenİn en gözde gelin adayıydı Tülin Koca... İhtimal ki; o güne dek yaşadığı köyde de öyle... Şöhrete, daha doğrusu ranta dönüştürülmemiş bir güzelliğin işe yaramadığının altı nicedir çiziliyor toplumda... Tülin'in, küçük bir köy evinden aynaya yansıyan güzelliği, 70 milyonun evindeki cama aksedince, ne işe yaradığı da! tescillendi zaten... Şöhret, yenilmez, yutulmaz bir lokma, giyilmez bir gömlek... Hele henüz ilikleri bile açılmamışken... Tülin tek örnek değil elbette... Benzeri çok... Hatta partneri Caner de aynı... Tipik bir Veli Göçer hikayesi... Zayıf temel, aralara gazete ve dergi sayfalarından destek, bina bitti. En ufak sarsıntıda yıkılıp, altına alıyor yaşamları... Niye şaşırıyoruz ki? Burhan AYERİ: Evlilikleri yürümez! Türkİye, AB'den müzakere tarihi aldı ama Tülin-Caner ikilisini bir türlü nikah masasına oturtamadı. Caner'in tutarsız davranışlarını ilk fark edenlerden oldum. Tülin, sonucu sezdi ve finalde evlenme teklifini reddetti. Bu defa bayanlar başta tüm ekran hastaları ortalığı yangın yerine çevirdi. Caner ise, ekran ekran dolaşıp, kız ondan kaçınca 'Aşığım' diye bangır bangır bağırdı. 'Peki evlenelim' dendikçe anlaşılmaz şekilde kaçtı. Gelinen nokta ortada. Caner ağlamaya devam ediyor. Tülin ise, aşkını içine gömmekten psikolojisi bozuldu. Anlaşılan şöhret bazılarına ağır geliyor. Kişisel kanımız bunlar evlense bile nikah yürümez. Hande Ataizi'ninki kadar bile sürmez... Defne SAMYELİ: 'Çabuk' ve 'kolay' şöhret Bu gibi yarışmalara katılanları genellikle cezbeden, 'evlenmek'ten çok, 'çabuk ve kolay' şöhrete ulaşma imkanı... İzleyebildiğim kadarıyla Tülin'in bu gençlerden başından beri ayrılan bir yanı var... Bu 'farklılığı' köylülüğünde aramak yanlış olur. Zira köylerden kentlere gelen nice kadın ve erkek bugün medya sektöründe irili ufaklı yerler iştigal etmekteler... Kanımca Tülin, yarışmaya gerçekten 'yuva kurmak' amacıyla girdiği için, potansiyel eş adayı Caner'in şov düşkünlüğü ve milyonların 'baskıcı ilgisi' ona ağır geldi. O kendi halinde bir ev kızı olma özelliğini yitirmedi; hedef değiştirmedi; dümen kırmadı. Başında ne idiyse şimdi de o... Artık, baskı yapmayıp onu rahat bıraksak? Güneş Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 10:55

İLGİLİ HABERLER