Medya
  • 22.4.2004 11:56

TURGUT ÖZAL'I KİM ÖLDÜRDÜ?

İşte Doğan Heper'in bugünkü yazısı: Turgut Özal'ı kim öldürdü? TURGUT Özal Çankaya'da Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde öldü. Eşi Semra Hanım ''arkamda yürüyordu birden düştü'' diyerek ölüm şeklini tarif etti. Bu ölüm çeşitli şüpheleri de beraberinde getirdi. Aileye göre Cumhurbaşkanı Turgut Özal ölmemiş, öldürülmüştü. * * * ÖZAL, 21. yüzyıl Türk yılı olacak'' diyordu. ''Adriyatik'ten Çin Seddi'ne'' sözü onun döneminde ortaya atılmıştı. Turgut Özal Türkiye'nin bölgesinde etkin bir konumda olmasını, önemli roller oynamasını istiyor, bunun için teşebbüslerde bulunuyordu. Balkanlar'a uzun seyahatler yapıyor, Orta Asya ile ilişkileri sıcak tutmak için temaslarda bulunmayı görev sayıyordu. * * * İDDİALARA göre, güçlü bir Türkiye istemeyen çevreler, bu yolda ilerleyen Özal'ın sonunu hazırlamışlardı. Bunun için 18 Haziran 1988'de yapılan Anavatan Partisi 2. Kongresi'nde kürsüde konuşurken ona suikast teşebbüsünde bulunuldu, Kartal Demirağ Özal'ı elinden yaraladı. Bu suikast girişimi ilk sanılıyordu. Oysa geçenlerde Turgut Özal'ın ölüm yıldönümünde işadamı Zeynel Abidin Erdem başka bir suikast girişiminden söz etti. Erdem, ''Kartal Demirağ'ın teşebbüsünden önce Özal'ın, ilk kez Antalya'da dağlık bir bölgeden geçerken öldürülmek istendiğini'' açıkladı. Erdem'e göre Özal, ''bu suikast girişiminin gizli kalmasını'' istemişti. * * * ÖZAL'ın Köşk'teki ölümü ailesine göre normal bir ölüm değildi. Eşi, oğlu, kardeşi Korkut Özal bu ölümün suikast sonucu gerçekleştiğini hep ileri sürdüler. Dönemin Sağlık Bakanı Halil Şıvgın da ''öldürüldü'' diyordu. Özal'ın öldüğü gün Köşk'te doktor olmaması da suikast kanısını güçlendiriyordu. Bu arada Korkut Özal ''1988'deki Kartal Demirağ teşebbüsünden sonra Turgut Özal'ın kendisine bir isim verdiğini, ama bu isimle ilgili olarak sonuç alamadığını'' da iddia etti. * * * TURGUT Özal iki suikast teşebbüsünden kurtulmuş, ama üçüncüsünde Cumhurbaşkanı olarak ölmüştü. Ailesi bu kanaatteydi. Ama bu iddiaların üzerinde yıllardır ciddi bir şekilde durulmuyor. Üzerinde durmayı bırakın, yetkililer tarafından şöyle veya böyle bir açıklama bile yapılmıyor? Oysa, iki yol izlenebilir: İddiaları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı suç ihbarı sayabilir. Gereğini yapar.  Türkiye Büyük Millet Meclisi bir araştırma komisyonu kurabilir. Demokrasilerde böyle olaylar, iddialar, üstü örtülü kalamaz. Örtülü kalırsa benzer hukuksuzluklar devam edebilecek kanısı yerleşir. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:04

İLGİLİ HABERLER