Gündem
  • 15.12.2009 00:00

TÜRK: HERKESİ DÜŞÜNMEYE DAVET EDİYORUZ

DİYARBAKIR - Kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk, ''Herkesi yeniden düşünmeye davet ediyoruz, yeniden tartışmaya davet ediyoruz, diyaloğa davet ediyoruz'' dedi.
Türk beraberinde, kapatılan DTP'nin milletvekilleri ile geldiği Diyarbakır'da eski DTP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde partililere hitap etti. Kendisinden önce konuşan Aysel Tuğluk gibi veda konuşması yapmayacağını, çünkü her zaman aynı saflarda mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Türk, milletvekilliğinin ve partisinin kapatılmasının kendileri için önemli olmadığını söyledi.
''Bizim için önemli olan halkımızın özgürlük mücadelesidir'' diyen Türk, şöyle devam etti:
''Bugün özgürlük mücadelesi için yürekleri çarpan milyonlarca insanı görüyoruz. Ve inanıyoruz ki bu özgürlük mücadelesi başarıya ulaşacaktır. Değerli kardeşlerim çok şey istemedik, insanca yaşamayı istedik, özgür olmak istedik, özgür yurttaş olmak istedik. Evet gecenin karanlığında uzaktan yanan bir mum ışığını önemsedik, o mum ışığı bile bazen yüreğimizi ısıttı, bazen yolumuzu aydınlattı ama bir mum ışığının yanmasına bile izin vermediler. ABD'de siyahların mücadelesini veren Martin Luther King şunu söylüyordu 'benim de bir rüyam var' diyordu. Evet bizim rüyamız Martin Luther King'in rüyasından farklı değil. Bizim de rüyamız özgürlük rüyasıdır. Bizim de rüyamız Kürt halkının özgürleşme rüyasıdır. Onu gerçekleştireceğiz. Çünkü inancımız sonsuz, mücadelemiz sonsuz.''
Ahmet Türk, her yönüyle halka layık olmak için sonuna kadar barışta, demokraside, çözümde, her mücadelede kararlı olacaklarını bildirdi.
Anayasa Mahkemesi'nin kararını tartışmadığını öne süren Türk, şunları söyledi:
''Farklı bir şey de beklemiyorduk. Çünkü, onlar Kürtlerin varlığına hala tahammül edemediler. Özgürleşmemize tahammül edemiyorlar, kimliğimize tahammül edemiyorlar, dilimize tahammül edemiyorlar. Ancak, şöyle bir mesaj veriyorlar. 11 üye ortak bir kararla partimizin kapatılmasını gündeme getirdiler ve 11 üyenin ortak kararı ile bu parti kapatıldı. Şimdi bundan bir mesuliyet, ortak bir hukuku çıkarmaya çağırıyorlar. 11 üyenin ortak kararının aynı şekilde olması insanlarımızı da demokrasiyi bilenleri de hukuku bilenleri de çok iyi düşündürüyor aslında. Hangi hukuk davasında tüm üyelerin aynı kararı var. Geleceği en iyi şekilde yürütmek için sizlerle hep beraber olacağız, sizlerle tartışacağız, kararlarımızı sizlerle paylaşacağız. Ben özellikle milletvekili arkadaşlarımıza, partimizin tüm yöneticilerine teşekkür etmek istiyorum, kararlılıklarını ortaya koydular. Milletvekilimiz, 'partimize dokunulduğu zaman hepimize dokunulmuş olurlar'' dediler. Kendilerini kutluyorum arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu kararlığı her zaman sürdüreceğiz.''
Türk, Türkiye'nin barışı için her şeyi söylediklerini, barışa inandıklarını, inanmaya da devam etmek istediklerini ifade etti.
Milletvekilliği düşürülen Aysel Tuğluk da barışı getiremedikleri için özür dilediğini söyledi.
Kendilerinin, ''Abdullah Öcalan muhataptır. Halen dağlarda çocuklarımız gençlerimiz ölüyor, bunu kabul edemeyiz'' dedikleri için partilerinin kapatıldığını ileri süren Tuğluk, şöyle devam etti:
''Böyle bir kararın meşrutiyeti olabilir mi? Biz bu kararı tanımıyoruz. İstedikleri gibi yasaklasınlar, partimizi kapatsınlar. Ama ben burada halkımızla siyaset yapıyorum. Kürtlerin politik iradesine saygı göstermek, çözüm için diyalog kurmak zorundasınız. Baskıyla, tutuklamayla, öldürmekle bizi yıldıramazsınız. Bu yolda gidecek bir yer de kalmamıştır. 1994 yılında da aynı şeyleri bize yaptılar. 20 bine yakın insanımızı kaybetmedik mi? Sormak istiyorum hiç ders çıkarmadınız mı? Daha kaç bin insanımızın ölmesini istiyorsunuz. Ey devlet biz sizden çok şey istemedik, dilimizle konuşmak, kültürümüzle yaşamak, irademize saygı duymanızı istedik. Sevincimize bile tahammül edemediniz.''

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 13:28

İLGİLİ HABERLER