Ekonomi
  • 7.2.2005 17:52

TÜRKİYE HIZLI TREN ÜRETECEK

Türkiye, Cumhuriyet’in ilk yıllarında başlattığı demiryolu hamlesini sürdüremedi. Şimdi Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu’daki hızlı trenlere gıptayla bakıyoruz. Hükümet yeni demiryolu yatırımlarını fırsat olarak kullanıp Türkiye’de hızlı tren ve metro aracı üretmek için kolları sıvadı. Yabancı ortaklı şirket gün sayıyor. Türkiye raylarda sanayi hamlesine hazırlanıyor. Dünya devi raylı sistem üreticilerinin kapıştığı hızlı tren ve Marmaray projelerinin araç üretimi konusunda rüzgar Güney Kore lehine esiyor. Türkiye’yi üretim üssü haline getirmeyi hedefleyen proje hayata geçerse, kara tren devri bitip, rayda sanayileşme devri başlayacak. Hızlı trenler, yeni nesil metro ve hafif metro araçları Türkiye’de üretilecek. Sakarya’da 30 bin metrekarelik alanda kurulacak fabrika ile hem istihdam sağlanacak, hem de teknoloji transferi ve modern raylı sistem yatırımları ülkemize çekilecek. Yarı yarıya yerli üretimi hedefleyen pazarlıklar bittiğinde, raylara son teknolojiyle üretilmiş modern milli trenler çıkacak. Kamuya göre Türkiye orta vadede 5-7 milyar, özel sektöre göre 10-12 milyar dolarlık demiryolu araç alımı yapacak. Pazar dünya devlerinin iştahını kabartıyor. Koşulsuz yatırım yapmayı vaat eden Güney Koreli Rotem şirketi Türkiye’yi üretim üssü haline getirmek istiyor. Yerli ortak arayışı ile girişimlerinin sürdüğünü söyleyen Bombardier şirketi yetkilileri ise Marmaray’da söz sahibi olmak istiyor. Alman Siemens şirketi, Eskişehir’deki lokomotif fabrikasında ortak üretim için iyi niyet anlaşması imzaladı. Şimdi TCDD’nin lokomotif ihaleleri bekleniyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı dönemindeki en önemli hayallerinden biri olan raylı sistem araç üretimiyle, büyük şehirlerin toplu taşım projelerine de ciddi destek sağlanacak. Yerli üretim hem rekabet ve ucuzluğu hem de istihdamı getirecek. Orta Asya cumhuriyetleri, Avrupa ve Ortadoğu’nun da pazar olarak görüldüğü ortaklıkta ‘teknoloji transferi’ için teknoloji işbirliği anlaşması imzalanacak. Demiryollarında ikinci sanayi hamlesi Türkiye gerek hızlı tren, tüp geçiş gibi uluslararası projeler, gerekse büyük şehirlerdeki yerel raylı sistem yatırımlarıyla ulaşım alanında ciddi bir dönüşüm yaşıyor. Cumhuriyet’in kuruluşunda Osmanlı topraklarından bugünkü sınırlarımıza çekildiğimizde, elimizde kalan demiryolu ağı 4 bin kilometreydi. Atatürk’ün talimatıyla 1946’ya kadar sürdürülen demiryolu hamlesi sayesinde raylar 8 bin 500 kilometreye çıktı. Bu hamle sadece rayların döşenmesiyle sınırlı değildi. Atatürk’ün ‘Demiryolları refah ve umran tevlit eder’ sözleriyle başlayan hamle Eskişehir’de Tülomsaş, Sivas’ta TÜDEMSAŞ, Sakarya’da TÜVASAŞ gibi yan sanayi kuruluşlarını, cer atölyelerini, okullarını, demiryolu kültürünü beraberinde getirdi. 1950’den sonra ise tam bir duraklama dönemi yaşandı. Bugün demiryollarımız sadece 10 bin 984 kilometre. Yani son 50 yılda, Cumhuriyet’in ilk 20 yılında yapılanın yarısını ancak inşa edebildik. Raylar gibi üstündeki araç modernizasyonu da tamamlanamadı. Raylı sistem devleri yarıştı Acı tablonun altında inim inim inleyen tek şey raylar oldu. Demiryolu sanayisinin kurulmayışı hiç sorgulanmadı. Rayların ihmal edilmişliğinin bedellerinden birini geçen sene 22 Temmuz’da ‘hızlandırılmış tren’ kazasında kaybettiğimiz 40 canla bir kez daha ödemek zorunda kaldık. Oysa AK Parti hükümetinin iktidara gelmesinden sonra tarihinde görülmediği oranda yatırım alan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda (TCDD) bir şaha kalkış başlamış, raylarda umut ışığı yanmıştı. Kazadan sonra kaybedildiği sanılan motivasyon ve gayretin, yeni proje ile tam aksine kamçılandığı söyleniyor. Çünkü ray yatırımlarıyla yetinmeyen Türkiye şimdi Marmaray ve hızlı tren projelerinde kullanılacak tren ve vagonlardan başlamak üzere yeni bir modernizasyon projesine imza atmaya hazırlanıyor. Son dönemdeki yatırımlarla ortaya çıkan demiryolu araç pazarı dünya devlerinin de iştahını kabartıyor. Türkiye ise kendi sanayisini de kurabileceği bir ortaklık arayışında son noktayı koymak üzere. TCDD’nin 30 Ocak 2004’te ortaklığa davet ilanı ile başlayan ‘modern raylı sistem araçları, hızlı tren setleri üretimi’ projesinde son aşamaya gelindi. Türkiye Vagon Sanayi AŞ (TÜVASAŞ) ile demiryollarına ait 30 bin metrekarelik arazi üstünde kurulacak yerli-yabancı ortaklı yeni şirket ve fabrika için artık günler sayılıyor. Şirket, yüzde 51’i yabancı yüzde 49’u yerli ortaklık yapısına göre kurulacak. 15 Mart 2004’te teklif süresi dolan iştirak davetine dünya demiryolu devlerinden Bombardier (Kanada), Mitsui (Japonya), Mitsubishi (Japonya), Rotem (Güney Kore), Siemens’ten (Almanya) oluşan 6 şirket teklif verdi. TCDD bünyesinde kurulan bir komisyonun değerlendirmesinden sonra Bombardier, Siemens ve Rotem’in (Hyundai Group) teklifleri finale kaldı. Şimdi Devlet Planlama Teşkilatı ve Yüksek Planlama Kurulu kararlarını bekleyen projenin son finalisti ile Sakarya’dan başlayarak ülkeye yayılacak demiryolu sanayi hamlesinin ilk tohumları atılacak. Devleri ülkemize çeken tek neden Marmaray ve hızlı tren projelerinin cazibesi değil. Ortadoğu ve Orta Asya ile komşu ülkelerin yapacağı potansiyel raylı sistem yatırımları açısından da Türkiye üs olabilecek konumda. Ulaşım sektöründe demiryolu sanayisinin oluşması için atılan bu önemli adım sayesinde fabrikanın 2004 sonuna kadar kurulması hedefleniyordu. Ancak Pamukova hızlandırılmış tren kazasından sonra işler yavaşladı. Yeniden hızlanan süreçte rüzgar şimdi Güney Koreli yatırımcı Rotem lehine esiyor. Güney Koreli firma daha önce Yunanistan’da olimpiyatlarda başarıyla kullanılan Atina Metrosu’nun araçlarını üretmişti. Firma Taksim-Yenikapı Metro Hattı inşaatındaki 92 metro aracıyla birlikte raylı sistem ihalesini de kazanmıştı. Adana’daki hafif raylı sistem araçlarının üreticisi de aynı firma. Yarıştan kopmadıklarını belirten Bombardier yetkilileri ise İstanbul, İzmir ve Eskişehir’deki metro ve raylı sistem araçlarının üreticisi. Hedef, yerli üretim ve ihracat Projeye göre TCDD kurulacak şirketin ortakları arasında yer alacak, ancak çoğunluk hissesi yabancı ortağa ait olacak. Aktif bir özel sektör kuruluşunun koşulsuz yatırımını öngören proje ile hem demiryollarımızın ihtiyacı karşılanacak hem de ihracat yapılacak. TCDD’nin başta İstanbul-Ankar a hızlı tren, Marmaray; belediyelerin kentiçi raylı taşıma ve araç modernizasyonu projeleri kapsamında kısa ve orta vadede yaklaşık 5 milyar dolarlık araç alımı öngörülüyor. Yabancı iştirakli yerli üretim sayesinde 2,5 milyon doları bulan metro araçları, Türkiye’de 1,5 milyon dolara üretilecek. Yerlilik payı yüzde 35-40’ları bulması halinde Türkiye’nin cebine sadece bir metro aracından 500-600 bin dolar para kalacak. Ortaklık sayesinde ise Türkiye bu yatırımdan istihdam, yerli üretim ve teknoloji transferi kârıyla çıkacak. TÜLOMSAŞ ve TÜVASAŞ’ın başı çektiği yerli demiryolu sanayisinde çalışan sayısı 3 binleri buluyor. Ağır sanayi üretimi yapabilen bu kuruluşlarda lokomotif ve vagon üretilirken, teknoloji gerektiren hızlı tren, metro aracı üretimi yapılamıyor. Yeni projenin hayata geçmesi modern teknolojiyle birlikte yüzlerce insanın istihdamını, üretim kademelerinde kalifiye eleman ile modern teknolojiyi bilen mühendislerin yetişmesini sağlayacak. Üretilen araçların, Romanya, Polonya, Yunanistan, İran gibi hızlı tren, metro yatırımı yapan/yapacak ülkelere, Orta Asya ülkelerine satılması da hedefler arasında. Belediyeler 12 milyar dolar yatırım yapacak Son 10 yılda şehirlerdeki raylı toplu taşıma yatırımlarındaki önemli artış demiryollarında modern teknolojiyi çekme ve sanayileşme ihtiyacını bir kez daha gündeme getirdi. Bu anlamda ilk adımlar Bursaray Projesi’ndeki hafif raylı sistem taşıma araçlarının (38 adet) üretim aşamasında atılmıştı. Ancak 17 Ağustos Depremi’nde TÜVASAŞ’ın gördüğü büyük zarardan sonra Alman Siemens ile kurulan ortaklık yapısındaki yerlilik payı yüzde 2’lere kadar düştü. Teknoloji transferi ve ortak üretim hayalleriyle başlayan işbirliği çerçevesinde montaj dışında bir şey yapılamadı. Şimdi yeniden demiryolu yatırımlarında ciddi araç alımı gündemde. Üç dört yıl içinde bitirilmesi beklenen hızlı tren projesinde her biri 8-10 araçlı 10 sete yani toplam 100, Marmaray’da 600 araca ihtiyaç var. Bakım onarım masrafları belediyelerin kâbusu Türkiye’deki şehiriçi raylı sistem yatırımlarının yarısını gerçekleştiren Yapı Merkezi’nin projeksiyonlarına göre, orta vadede sadece İstanbul 3 bin araç satın alacak. Londra, Paris, New York, Frankfurt, Moskova gibi ulaşım sorununu çözmüş 10 metropolün raylı sistem ortalamaları, 1 milyon kişiye 40 kilometre ray, 350 araç olarak tespit edilmiş. Halen 42 kilometresi metro, hafif metro ve tramvaydan oluşan, 116,5 kilometrelik şehiriçi demiryoluna sahip İstanbul’un ulaşım sorunu uzun vadede 400 kilometrelik yeni yatırımla çözülecek. Yapı Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Emre Aykar İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Eskişehir ve Adana gibi sistemlerini işleten şehirlerin yanında Kayseri, Antep, Samsun, Denizli, Antalya gibi proje hazırlayan şehirlerdeki yatırımların da hesaba katılması gerektiğine dikkat çekiyor. Aykar’a göre yarısı İstanbul olmak üzere Türkiye raylı sistem araçları pazarının büyüklüğü 12 milyar dolarları bulacak. Atatürk döneminden sonra sadece 2 bin 500 kilometrelik demiryolu inşa edilen ülkemizde, yurdun dört bir yanını demir ağlarla örmek için ilk kez somut projeler gündemde. Yılda yaklaşık 500 milyon dolarlık demiryolu araç yatırımı konusunda yerli üretim ve milli projelerin bulunmaması dışa bağımlılığı körüklüyor. Büyük şehirlerdeki en büyük problem araçlarda ortak standart ve yerli üretimin olmaması. Dışa bağımlı, sadece sipariş mantığıyla çalışan yatırımlar, bitmeyen bakım onarım masraflarını da beraberinde getiriyor. Bu masraflar toplu taşıma sistemlerine önem vererek çağdaş adımlar atan belediyelerin karşısına ciddi faturalar çıkaracak. İstanbul Teknik Üniversitesi Ulaştırma Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Gerçek, otomotivde olduğu gibi yerli demiryolu araç sanayisinin de kurulması gerektiğini söylüyor. Gerçek, binlerce kilometrelik raylı sistem projelerinin en önemli ayağı olan metro, vagon, tren yatırım maliyetlerinin yüksek oluşunun yerli üretimi zorunlu kıldığını hatırlatıyor. Çünkü her bir metro aracının maliyeti 1,5-2 milyon dolardan başlıyor. İstanbul’a bugüne kadar alınan araçlar için ödenen para 600 milyon dolardan fazla. Bu yüzden Türkiye; Almanya, Fransa, Kanada, İsveç gibi ülkelerin önderlik yaptığı dünya demiryolu sanayisinde kendine yer arıyor. Güney Kore, Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinin teknoloji ve yatırım imkanları Türkiye’ye çekilmeye çalışılıyor. Prof. Dr. Zerrin Bayraktar ise araç sanayisi yanında, sinyalizasyon, ray üretimi konusunda da benzer adımlar atılıp, yabancı ortaklı yerli üretimlere geçilmesini öneriyor. Özal otoyalların, Erdoğan demiryollarının başbakanı Başbakan Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı döneminde 1997’de başlattığı yerli üretim fikri, şimdi Sakarya’da kurulacak fabrika ile Türkiye genelinde filizlenecek. Ulaşım AŞ’nin kendi mühendisleri 2000 yılında araç bakım ve onarımındaki yedek parça stoku ile RTE 2000 (Railway Transport Equipment) bir diğer yorumuyla ‘Recep Tayyip Erdoğan’ adında prototip bir tramvay aracı üretmişti. Halen seferde olan tramvay, ithal ürünlere göre üçte bir ucuza mal edildi. Bundan sonra yerel mühendislikle 2 ayrı tipte 3 adet hafif metro aracı daha imal edildi. Ar-Ge çalışmalarını sürdüren mühendisler tramvayın 2005 modeli için de düğmeye bastı. Ancak Sakarya’da kurulması planlanan fabrika, demiryolu sanayisi anlamında dünyanın da bir numaralı gündemi arasında yer alacak. Projeyi yakından bilen bir isim, “Süleyman Demirel’in barajlar, Turgut Özal’ın otoyollarla anıldığı gibi Tayyip Erdoğan ise demiryolları ile anılacak.” diyor. Hasılı rayda sanayi hamlesi için geri sayım çoktan başladı. TÜRKİYE’DEKİ DEMİRYOLU YATIRIMLARI VE DÜNYA PAZARI TÜRKİYE RAYLARINI UZATIYOR 1,4 kilometresi batırma tünel olarak İstanbul Boğazı’nın altında inşa edilecek tüp geçidin devamında Gebze-Halkalı arasında 77 km hat iyileştirmesi ve inşası gerçekleştirilecek. Hızlı trende ise Ankara–Eskişehir (296 km), Eskişehir-İstanbul (180 km) etaplarının bitirilmesiyle saatte 200 km hız yapan trenlerle yolculuk süresi 3 saat 10 dakikaya inecek. ŞEHİRİÇİ RAYLAR 188 KİLOMETRE Şehiriçi sistemlerde ise, İstanbul’da 42 (banliyö hattıyla birlikte 116,5 km), İzmir’de 11,5, Bursa’da 18, Ankara Metro 14.5, Ankara 18,5, Adana’da 13,5, Konya’da 11,9, Antalya’da 6, Eskişehir 16 kilometre olmak üzere inşa halinde ve bitmiş raylı sistemlerin toplam uzunluğu 188 kilometreyi ancak buluyor. Sadece İstanbul’da 195 araç var. 100 BÜYÜK KENTİN RAY YATIRIMLARI Hızlı tren, metro, tramvay üretimini kapsayan uluslararası demiryolu sanayisinin başını Alstom, Bombardier, Rotem, Siemens, Ansaldo, Mitsubishi, Mitsui gibi şirketler çekiyor. Demiryolu araştırma şirketi SCI Verkehr’in 2000–2005 pazar büyüme tahminlerine göre Alstom yıllık 2 bin 500, Bombardier 2 bin, Rotem bin, Siemens 500 aracı geçen üretim kapasiteleri ile sıkı yarışta önde gidiyor. Aynı araştırmaya göre dünyanın 100 büyük şehrinde önümüzdeki dönem yapılacak en büyük ulaşım yatırımları metro ve raylı sistem yatırımları. Rotem, saatte 350 km hıza ulaşan yeni aracı için 200 milyon dolarlık Ar–Ge yatırımı yapmış. Siemens, 24 Aralık’ta deklare edilen haliyle 60 adet hızlı tren seti üreteceği Rusya‘dan 1,5 milyar Euro’luk iş aldı. Fatih Uğur Aksiyon Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:03

İLGİLİ HABERLER