Ekonomi
  • 10.3.2010 09:32

TÜRKİYE, IMF'NİN DEFTERİNİ DÜRDÜ...

Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Mayıs 2008'den bu yana süren görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlandı.
Sözcüsü Caroline Atkinson, 2010 yılı Madde 4 istişareleri kapsamında bir IMF heyetinin Mayıs ayının ilk yarısında Türkiye'ye gelmesi konusunda Türkiye ile anlaştıklarını; stand-by anlaşması konusunda görüşmelerin ise artık devam etmediğini açıkladı.
IMF sözcüsü, Reuters'ın IMF ziyaretinin olası bir stand-by anlaşması konusunda görüşmeleri içerip içermediği sorusuna "Şu anda Madde 4 görüşmelerine odaklanıyoruz, program konusunda artık görüşme yapılmıyor" cevabını verdi.
IMF tarafından yapılan açıklamada global ekonomide ve finans piyasalarında devam eden toparlanmanın, orta vadeli program ile birlikte Türkiye'nin görünümünü güçlendirdiği ifade edildi.
Açıklamada, Türkiye'ye Madde 4 istişarelerinin en son 2007 yılında yapıldığı belirtildi.

GÖRÜŞMELER ÜÇ NOKTADA TIKANDI

IMF ile Türkiye arasındaki görüşmelerde birçok konu üzerinde duruluyordu. Görüşmelerde üç noktada tıkanma yaşanmıştı. Gelir İdaresi'nin yapısı, belediyelere ayrılan bütçe payı ve harcama önlemleri konusundaki paketin mali büyüklüğü konusunda görüş ayrılıkları oldu.
IMF'den gelen açıklamalarda Türkiye'yle görüşmelerin olumlu yönde ilerlediği belirtiliyordu. Ancak görüşme sürecinde hükümet cephesinden hep temkinli açıklamalar geldi. Başbakan Tayyip Erdoğan sık sık "IMF bizim için olmazsa olmaz" açıklamasını yapmıştı.

4. MADDE GÖRÜŞMESİ NEDİR?

4. Madde görüşmeleri IMF'nin üyeleriyle yaptığı rutin bir görüşme. Tüm IMF üyeleriyle yılda bir defa yapılan görüşmede ülkenin durumuyla ilgili bir rapor hazırlanıyor.

IMF RUTİN GÖRÜŞMELER İÇİN GELİYOR

IMF heyeti Türkiye'ye davet edildi

Hazine Müsteşarlığı, Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) bir heyetin 24-25 Nisan tarihlerinde yapılacak IMF-Dünya Bankası bahar toplantılarının ardından madde IV görüşmelerini yürütmek üzere Türkiye'ye davet edildiğini bildirdi.


Hazine Müsteşarlığı'nın basın duyurusunda, ''Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) bir heyet, 24-25 Nisan tarihlerinde yapılacak IMF-Dünya Bankası bahar toplantılarının ardından Madde IV görüşmelerini yürütmek üzere ülkemize davet edilmiştir'' denildi.

Madde IV görüşmelerinin tüm üye ülkelerin IMF Ana Sözleşmesi gereğince her yıl gerçekleştirmesi gereken bir konsültasyon mekanizması olduğu hatırlatılan duyuruda, bu görüşmeler kapsamında ülkelerin maliye ve para politikaları ele alındığı, dış denge ve kamu borç gelişmelerinin incelendiği ve uygulanan politikaların büyüme ve ödemeler dengesi üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği belirtildi.

Türkiye'nin son Madde IV gözden geçirmesinin Mayıs 2007 tarihinde yapıldığı anımsatılan duyuruda şu unsurlara yer verildi:

''Bilindiği üzere 16 Eylül 2009 tarihinde ülkemizce açıklanmış olan Orta Vadeli Program çerçevesinde 2010-2012 dönemi için ihtiyatlı bir makro çerçeveye dayalı olarak kamu açığı ve borç stokuna ilişkin bir uyum politikası ortaya konulmuştur. Orta Vadeli Programda makroekonomik ve mali hedefleri destekleyecek kapsamlı bir yapısal reform programına da yer verilmiştir. Orta Vadeli Programın açıklanmasının ardından, Uluslararası Para Fonu, Programda ortaya koyulan hedefleri ve program varsayımlarını gerçekçi, ulaşılabilir ve tutarlı bulduğunu açıklamıştır. Orta Vadeli Program çerçevesinde uygulamaya konulan mali uyum tedbirleri kamu finansman dengesini sağlıklı bir yapıya oturtmuştur.

Programın öngörüldüğü biçimde uygulanmasıyla birlikte, kredi derecelendirme kuruluşları da aynı değerlendirme ile Türkiye'nin kredi notunu arka arkaya artırmıştır. Mevcut gelişmeler ve veriler, Orta Vadeli Programda öngörülen politikalar altında, 2010 yılı ve izleyen dönemde bütçe açığı, kamu finansman ihtiyacı, iç borç çevirme oranı, borç yükü ve benzeri göstergelerin programda öngörülenden daha olumlu bir düzeyde gerçekleşeceğini ortaya koymaktadır. Başlatılacak Madde IV konsültasyon süreci, Türkiye ekonomisinin güncel bir görünümünün ortaya konulmasına ve Madde IV gözden geçirmesi sonrasındaki dönemde IMF ile ilişkilerin nasıl bir çerçevede yürütüleceğinin daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesine imkan tanıyacaktır. 2002 yılı sonrasında son derece başarılı sonuçların elde edildiği iki adet Stand-By Düzenlemesi tamamlanmış olup, sonrasında IMF ile yürütülen görüşmeler son derece verimli, karşılıklı iyi niyete dayanan bir çerçevede sürdürülmüştür. Önümüzdeki süreçte de Orta Vadeli Programda öngörülen yapısal reformlar ve çeşitli alanlarda IMF ile yapıcı sonuçlar doğuran işbirliğimiz sürecektir.''

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 09:48

İLGİLİ HABERLER