'UEFA'DA FİNAL HAYAL!..'
Ancak ilk büyük kaybı Şampiyonlar Ligi'ne kalamayarak yaşadı Sarı-Kırmızılılar. Bunun faturası yaklaşık 15 milyon Avro'ydu. Taraftar huzursuz, yönetim ise elenişin şaşkınlığı içindeydi. Hemen yeni bir hedef belirlendi...
'Kadıköy'de final'...
Divan toplantısında da başkan Adnan Polat bunu üyelerle paylaştı. UEFA maratonundaki ilk adım Bellinzona'ydı. 10 takımlı İsviçre liginde 9. sırada yer alan Bellinzona'yı deplasmanda 4-3 deviren G.Saray'ın özellikle savunma ve orta alanda yaşadığı problemler gelecek adına hiç de iyi sinyaller vermedi. Ortak görüş bu haliyle G.Saray'ın UEFA'da final oynamasının olanaksız olduğu şeklinde...
• FARUK SÜREN (Eski başkan): Bellinzona gibi bir takımdan 3 gol yemek düşündürücü. Üstelik son yarım saati 10 kişi oynadılar. Sadece G.Saray'da değil, Türk futbolunda yavaş oynamak gibi bir sorun var. Avrupa'yla kıyasladığımız zaman arada önemli bir tempo farkı var. Oysa bireysel yetenek bakımından aynı seviyedeyiz. Burada tempoyu kazandıracak olan teknik direktördür. Yönetimsel bir sorun mu var, bilemiyorum. G.Saray'ın mevcut kadrosu UEFA Kupası'nı alabilir ama bu şekliyle değil. Böyle devam ederse sonuç hüsran olur.
• MEHMET CANSUN (Eski başkan): Bir kere futbolda mücadele etmeyen takıma ekmek yok. Belki kadro olarak elimizde iyi bir malzeme var ama ruh yok. O ruh olmayınca da başarı gelmiyor. Teknik direktörün bir takıma katkısı en fazla yüzde 20'dir. Ben yüzde 80'lik kısımla ilgileniyorum. Bu nedenle Skibbe'nin tek sorumlu olarak gösterilmesine doğru değil. Topu kaptıran adam peşinden koşmuyor. Lincoln, Baros, Meira bu tarz oyuncular. İçlerinden bir tek Kewell mücadele ediyor. Geçen sezon G.Saray'ı başarıya götüren Türk futbolcular bize önemli dersler vermişlerdi. Kadıköy'deki final ışığını ise takımın şu haliyle görmüyorum. Kanaatime göre 1 ay beklemek gerek.
• FATİH GÖKŞEN (Eski yönetici): Bu yönetim takımın ahengini bozdu. En başta Florya'da soyunma odasının düzenini bozdular. Mustafa Turgun'u Özhan Canaydın'a yakın bir isim olduğu için gönderdiler. Necati ve Tomas'ı sevmedikleri için bu takımdan yolladılar. Hakan Şükür'ü bir gurur meselesi yüzünden dışladılar. Menajeriyle araları iyi olmadıkları için Song'un biletini kestiler. Meira ondan iyi futbolcu mu? Aldıkları futbolcular ortada. Baros'un Özgürcan'dan bir farkı var mı? Takımı emanet ettikleri adam Michael Skibbe. Sorun Skibbe'de değil onu takımın başına getirende. Bir tek Kewell'da isabet sağladılar. Teker kırılınca yol gösteren çok olur ama aylardır takım için gerekli olan transferleri söylüyoruz. Sadece Şampiyonlar Ligi'ne kalamadığı için bu takımın uğradığı zarar 15 milyon Avro. Kadıköy'de final oynamayı bırakın, UEFA'da grupları bile geçemeyiz.
Cumhuriyet