UĞUR DÜNDAR : "KASETİN VARLIĞINDAN MESUT YILMAZ'IN HABERİNİN OLMAMASI ŞAŞIRTICIDIR"
Tanık olarak dinlenen Uğur Dündar ise, o dönemin yolsuzlukların yaşandığı bir dönem olduğuna dikkati çekerek, "Yolsuzlukların üzerine gittiğimiz için bir önceki başbakan ve eşi tarafından baskılara maruz kaldık. Devletin güvenlik elemanları üzerimize geldi. Mali yönden sıkı denetim geçirdik. Susurluk çetesi benimle ilgili talimat verdi. Yılmaz Başbakanlığa gelince özgürce gazetecilik yapacağımız zemin hazırlayacaktı. Başlangıçta da öyle oldu. Sayın Yılmaz mafya ve çeteyle çok ciddi mücadele yapmıştır. Onun döneminde yurtdışında kaçak yaşayan mafya babaları teker teker Türkiye'ye getirildi" dedi.Yigit'ten teklif alıp almadığı yönündeki soruya Dündar, "Ben sadece Korkmaz Yiğit'ten değil, bütün medya patronlarından teklif aldım. Çünkü ben ve arkadaşlarım gazeteciliği iyi yapıyorduk" dedi.
Yiğit'in Çakıcı ile ilişkisi olduğuna ilişkin söylentilerin çıkmasının ardından Yiğit ile bir görüşme yaptığını söyleyen Dündar, "Kendisine 'Biz burada dürüst, cesur gazetecilik yapacağız. Çakıcı ile irtibatınız var mı?' diye sordum. Kendisi bana yemin billah ederek Çakıcı ile ilişkisi olmadığını söyledi. Tabi bunun yalan olduğu daha sonra ortaya çıktı" dedi.
Yiğit ile bu konuşmasının ardından Yılmaz ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini anlatan Dündar, "Bizim haber için belgelere ihtiyacımız vardı. Çeteler ve mafyalarla ilgili bilgiler başbakana geliyordu. Bu nedenle bu konuda da başbakanın bilgisi olduğu kanaatindeyim. Yiğit-Çakıcı konuşmalarını içeren telefon görüşmelerinin bir başbakana uğramadan geçmeyeceği kanaatindeyim. Görüşmemizde sayın başbakan bana Yiğit'in Çakıcı ile ilişkisi olmadığını, muteber bir işadamı olduğunu söyledi. Ama biz bunları dikkate almadık" dedi.
Dündar, Yiğit'in cezaevinden çıkmasının ardından kendisini ziyaret ettiğini ve neden Çakıcı ile ilişkisini inkar ettiğini sorduğunu da söyledi. Dündar, Çakıcı-Yiğit arasındaki ilişkinin olduğuna dair bilginin kendilerine MİT'ten geldiğini söyledi. Dündar'ın bu açıklamaları üzerine tekrar söz alan Tuncay Özkan, bilginin MİT'ten gelmediğini belirterek, "Ben Yiğit-Çakıcı ilişkisini bir mafya kaynağından öğrendim. Gizli celse yaparsanız bu kişinin kim olduğunu size söylerim" dedi. Bunun üzerine tekrar konuşan Dündar, "Benim hafızamda MİT diye kalmış. Yolsuzlukla 36 yıldır mücadele eden bir gazeteciyim. Türkiye'de polisin istese uçan kuştan haberi olur. Bundan bir başbakanın haberinin olmaması şaşırtıcıdır" dedi.
Dündar'ın açıklamalarının ardından söz alan Yılmaz, MİT'i suçladı. MİT'in Çakıcı-Yiğit ilişkisini bildiğini savunan Yılmaz, eski Kontr Daire Başkanı Mehmet Eymür'e suçlamalarda bulundu. Yılmaz, "Mehmet Eymür, Amerika'da kurduğu siteden Çakıcı-Yiğit arasındaki konuşma kasetlerini yayınlıyor. O kasetleri sanki kendi koleksiyonuymuş gibi. O dönemde bana bu kasetin varlığından söz edilmedi. Başbakan olarak beni yargılarken devletin bu zaafının da dikkate alınmasını istiyorum" dedi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen yayıncı Turan Akköprülü ise, Taner'i tanımadığını, Yılmaz ile 1984 yılından beri tanıştıklarını ve dost olduklarını söyledi. Yılmaz'ın kendisinin Korkmaz Yiğit'in sahibi olduğu Kanal 6 yönetimine önerdiği yönündeki iddialarla ilgili mahkeme heyetine bilgi veren Akköprülü, şunları söyledi:
"Ben TRT'de 8 yıl deneyimi olan, Türkiye'de ilk özel televizyonu kuran bir yöneticiyim. Sayın Yılmaz ile görüşmemizde, bir TV kurulursa beni önermesini söylemiştim. Sayın Yılmaz da beni unutmamış, tavsiye etmiş" dedi.
Akköprülü'nün bu açıklamaları üzerine söz alan Yılmaz, Akköprülü'nün TV yayıncığını en iyi bilen kişilerden biri olduğunu söyledi. Akköprülü'yü Yiğit'e tavsiye etmediğini savunan Yılmaz, "Bana ilgili şahıs Turan Akköprülü'nün ismini söyledi. Ben de kendisine Akköprülü'yü iyi tanıdığımı, iyi bir yayıncı olduğunu söyledim. Bizzat ben Akköprülü'nün ismini söylemedim, tavsiye etmedim" diye konuştu.
Duruşmada, Mustafa Ateş isimli kişi tanık olarak dinlenmek istediğini belirterek mahkemeye dilekçe verdi. Duruşmaya 15 dakika verilen aranın ardından Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç, bir dahaki duruşmada Korkmaz Yiğit, Gazi Erçel ve Kamuran Çörtük'ün tanık olarak çağrılmasına, bugünkü duruşmaya gelmeyen işadamları Mehmet Nazif Zorlu ve Erol Aksoy'un mazeretlerinin kabul edilerek bir dahaki duruşmaya çağrılması için celp çıkarılmasına, tanık olarak çağrılmasına rağmen duruşmaya gelmeyen banka içini boşaltmaktan hapis cezası alan Hayyam Gariboğlu'nun polis zoruyla mahkemeye getirtilmesine, yine banka içini boşaltmaktan ceza alan ve Kartal Cezaevi'de tutuklu bulunan Ali Avni Balkaner'in tanık olarak dinlenilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına karar verildiğini açıkladı.
Kılıç, Yılmaz'ın avukatlarının dosyaya giren isimsiz ihbar mektubunun dosya kapsamından çıkarılması talebinin reddine karar verildiğini, MİT eski Müsteşarı Şensal Atasagun'un dinlenilmesi talebinin bir dahaki duruşmada karar verileceğini belirterek, duruşmanın 8 Temmuz 2005 tarihine ertelendiğini bildirdi.