Ekonomi
  • 10.7.2004 14:39

UNAKITAN, BOYUNDAN BÜYÜK KOLTUKTA KAYBOLUNCA KORUMALAR PANİĞE KAPILDI!...

YILMAZ UZUN BALIKESİR - Balıkesir'de İl Genel Meclisi toplantı salonunda işadamları ve sanayicilerle bir araya gelen Unakıtan'ın oturacağı koltuğun boyuna uygun olmaması üzerine kriz yaşandı. Oturduğunda kürsünün hizasında kalan Kemal Unakıtan, bu duruma sinirlenirken, korumasına daha yüksek bir koltuk bulunması için talimat verdi. Vali Atıl Üzelgün'ün daha sonra farkına vardığı koltuk krizi, Unakıtan'ın boyuna uygun başka bir koltuğun bulunup getirilmesiyle çözüme kavuştu. Türkiye'de özellikle 45 yaşın altındaki nüfusun düşük enflasyonu bilmezken, bugün düşük enflasyonla nasıl yaşarızın derdinde olduklarını söyleyen Unakıtan, ''Türkiye'de siyasi ve ekonomik istikrar çok önemli. İstikrarın olmadığı bir yerde ne yatırım olur, ne iş yeri açılır ne de gelişme olur. Siyasi ve ekonomik istikrar için 70 milyon olarak asla taviz vermememiz lazım. Türkiye'nin potansiyeli, iş yapma gücü çok fazla. Türkiye'nin en büyük derdi kamu borçları. Türkiye eskinin kötü yönetiminin ağır faturalarını ödüyor. Her sene 40 milyar dolar bu millet faiz ödüyor. Bununla ne yollar, fabrikalar, barajlar yapılır. Türkiye'nin bütçesi 150 katrilyon lira, bunun 66 katrilyon lirası faiz. Esasında bütçe 20 katrilyon lira fazla verir. 40 katrilyon lira faizlerden dolayı açık kalıyor bütçede. Karşılıksız borç ala ala bu hale gelinmiş. Ondan sonra da bize ülken riskli diyorlar. Ülke riskini düşürebilirsek o faizler daha da düşüp ödenebilir hale gelecek ve bütçe açığımız da kapanacak. Maliye Bakanı tutturmuş mali disiplindir gidiyor, diyorlar. Eğer biz ilerisi için, çoluk çocuğumuz için iyi günler bekliyorsak, mali disiplinden taviz vermek yok. Bunun ikinci bir yolu yok. Kim ne derse desin. Kamudaki disiplinsizlik, kötü yönetim dolayısıyla istikrar bozulmuş. Kamunun hesabı kitabı bütçede. Ayrı ayrı fonlar, ayrı harcamalar, hesap kitap yok, gelir gider nedir bilmiyor. Bundan sonra eski günlere dönme eğiliminde değiliz'' dedi. Bütçe açıklarının GSMH'nin yüzde üçünü aşmaması gerektiğini savunan Unakıtan, ''Kamu borçlarının tutarının GSMH'ye göre yüzde 60'ın altında olması gerekiyor. Bizden önce yüzde 92'lere kadar yükselmişti. Enflasyonla beraber büyüme de oluyor, hem de alası oluyor. Düşük enflasyonu bilmeyen 45 yaş altındaki Türk insanı, şimdi düşük enflasyonla birlikte yaşamaya alışıyor. Artık düşük enflasyonla yaşamanın ne olduğunu iş aleminin çok iyi özümsemesi lazım. Şimdi enflasyonsuz nasıl yaşacağız, bunun derdindeyiz. Artık kimse yüksek karlar beklemesin. Bu yılki enflasyon yüzde 12 hedefinin altında da gerçekleşebilir. Ama 2005'teki enflasyon hedefimiz yüzde 8 veya 6 olacak. Fiyatlar artmayacak, karlar da artmayacak. Yılbaşından itibaren 6 sıfır atılıyor. Keseleri hazırlayın, içine kuruş atacaksınız. 50 bin liraya ev alacaksınız, bugünün 50 milyarı. Türkiye bunlara alışmak mecburiyetinde, alışacak da. Başka çaremiz yok. 1 dolar birbuçuk milyon lira. Kimin parası bu durumda ya? Milletlerarası camiada da paramızla daha saygın bir hale geleceğiz. Bu camiada da saygınlığınız ekonomiden geçiyor. Ekonomimiz kuvvetli ise saygınsınız, aksi halde yüzünüze bakan bile olmuyor. Faizlerin yüzde 25'lere gelmesi kafi değil. Hala yüzde 15 mertebesindeki reel faizler kabul edilemez, mutlaka yüzde 7'ler seviyesine çekmemiz lazım. İşte o zaman Türkiye'nin önünde kimse duramaz. Borçları ödeme, sıfırlama diye bir dert yok. Mühim olan borçların çevrilebilirliği ve ülke riskinin düşük olması. Ama, 40 milyar gibi 150 katrilyonluk bütçede 66 katrilyon faiz ödersen bunun altından zor kalkılır'' diye konuştu. Haraç öder gibi faiz ödediklerine dikkat çeken Unakıtan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Biz haraç öder gibi faiz ödüyoruz, haraç. Faizi alan kesim onun düşmesini istemez tabi, ama öyle bir polikita izleyeceksiniz ki onu indirmek zorunda kalacak. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, bunların başında da mali disiplin geliyor. Ülkede en büyük teşvik istikrarı sağlamak ve o yatırım maliyetlerini yani faizleri düşürmektir, o zaman ülkenin önü açılır. Dış yatırımcıdan önce kendi yatırımcımızı yatırım yapacak hale getirmemiz lazım. Yatırımın istediği bir hava vardır, istikrar. Onu sağlamak lazım. Önceden biz her şey Avrupa malı olsun derken, şimdi Avrupa'ya bizim malımız satılıyor, onlar bizim mallarımızı kullanıyor. Kendi yatırımcımız rahat bir ortam bulduğu an yurt dışındaki yatırımcılar da hemen gelir. Avrupa Birliği'nin sadece müzakeresinin başlaması bizim için kafi. Birçok ülkede yatırımcılarla görüşüyoruz, müzakere tarihini aldığınız andan itibaren 70 milyonluk Türkiye pazarına hızlı bir sermaye akını olacak diyorlar. Bunlar da fazla uzak değil.'' Unakıtan, iyi yatırım için ilin veya bölgenin teşvik kapsamına alınması gerektiği şeklindeki düşüncelere katılmadığını, bunun tamamen müteşebbislilikle alakalı olduğunu belirtti. Enerji Bakanı Hilmi Güler'in de katıldığı toplantıda, iki bakan, işadamlarının sorularına cevapladı. Unakıtan ve Güler, daha sonra Balıkesir Belediyesi ile AKSA doğalgaz dağıtım şirketinin çalışması olan boru hattı temel atma törenine katıldı. Balkesir temasları devam eden her iki bakanın da öğleden sonra Balıkesir'den ayrılacakları bildirildi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:32

İLGİLİ HABERLER