UĞUR ALICI
ANKARA- Üniversitelerarası Kurul (ÜEK) toplantısı ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde devam ediyor. Kurul çalışmalarına sabah saat 10.30'da başladı.
Toplantıda, Prof. Dr. Ayhan Alkış ve Prof. Dr. Baki Komsuoğlu tarafından 50 devlet üniversitesi ile 10 vakıf üniversitesinden gelen söz konusu taslağa ilişkin görüşleri içeren rapor ele alınıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nca hazırlanan Yükseköğretim Yasası (YÖK) tasarı taslağının değerlendirildiği raporda, çarpıcı tespitlere yer veriliyor. Raporda yer alan tespitler şöyle:
''- Geniş tabanlı bir uzlaşı aranması yerine akademik beklentileri aşan, radikal eylemlere dönüşecek söylemlerin bulunması üniversite kamuoyunda tedirginlik oluşturulmuştur.
- Acil Eylem Planı'nda yer alan ifadesiyle 'üniversiteleri yetersiz ve hantal' gören YÖK'ü 'baskıcı ve merkeziyetçi' biçimde niteleyen ve yöneticileri 'yüksek öğretimin gelişmesinde en büyük engel' olarak gösteren suçlamaya dayalı objektif ve gerçek olmayan bir yaklaşımla yola çıkılması ve bu yolda izlenen süreç açısından yüksek öğretimde beklenen değişim ve gelişim talebinin gerçekleşebilmesi için gerekli diyalog ortamını daha ilk adımda çıkmaza sokmuştur.
- Oldukça sınırlı sayılabilecek bir grup tarafından hazırlandığı söylenen, hükümetin Acil Eylem Planı'nda yer aldığı bilinen öznel saptamalardan hareketle, hızlı ve tartışmasız bir yasalaşma sürecine sokulmuş olmasının doğru olmadığı anlaşılmış olmalıdır.
- Taslak, bilimsel özgürlük, çağdaş bilim standartları, akademik özerklik, katılımcı yönetim, akademik liyakat, akademik etik, akademik rekabet üzerine inşa edilmesi gereken üniversite, bu taslakta içi boşaltılmış, özden yoksun kavramlara dönüştürülmüştür.
- 'Çağdaş üniversite' tanımı itibariyle öğrenciler ve öğretim elemanlarını müfredatını seçebilen ve iç organizasyonunu özgürce yapabilen kurumlar olması gerekirken, taslak birçok aykırı hüküm içermekte, adeta akademik özerklik siyasal bağımlılığa ve teslimiyetçiliğe feda edilmektedir.
- Taslakta merkeziyetçi yapı daha da güçlendirilmiş ve siyasi iktidarların müdahalesine açık hale getirilmiştir.
- METEB Projesi'nde öngörüldüğü gibi lise eğitimine karşı kişisel ve toplumsal getirisi daha yüksek olan mesleki ve teknik öğretimin özendirilmesi ve mevcut yüzde 35'lik payın gelişmiş ülkelerde doğal dengelere oturmuş, yüzde 70'lere çıkarılmasını hedefleyen düzenlemeleri de yok saymakta ve meslek yüksekokullarının gelişimlerini kendi mesleki kulvarlarında sürdürülmesini teşvik etmek yerine, lise mezunlarına karşı ayrıcalıklı duruma getirmekle, yüksek öğretimin sözü edilen dengelere ulaşmasını engelleyici, hatta 'gerileteci' politikalar hedeflemektedir.
- Taslak, hala mevcut olan kurum ve kurulların tamamını ve yöneticilerini tasfiye ederek, bir cezalandırma mekanizmasını işletmekte, bir bölümünün yeniden adaylığını da önlemektedir.
- Yasa getirdiği düzenlemelerle üniversitelerin yükseköğretimde yeniden yapılanma arayışlarını ve taleplerini karşılamaktan çok uzak, engelleyici, hatta mevcut durumu daha da kötüleştirici niteliktedir.
Toplam 60 üniversite tarafından bildirilen görüşlerin özeti niteliği taşıyan raporda, ayrıca taslakla ilgili ve hükümete 'öneriler' bölümüne de yer verildi. Öncelikli ve ivedilikle yapılması gerekenler konusunda, raporda şu öneriler yer aldı:
- Son günlerde üniversitelerin fidanlığı sayılan araştırma görevlileri, okutman, öğretim görevlileri, uzman ve yardımcı doçent ile idari görev ve ilgili serbest kadroların atanmalarının açılması.
- Naklen atamaların ve döner sermaye geçici işçi izinlerinin verilmesi.
- Üniversitelerin topluma hizmet kanadı olan döner sermaye faaliyetlerinin yapılan yeni düzenlemelerle işlemez hale getirildiği için acil çözüm getirilmesi.
- SSK, Bağ-Kur, yeşil kart sahiplerinin borçlarının zamanında ödenenemesi nedeniyle döner sermayelerin kaynak çıkmazından kurtarılması.
- Yatırım kalemlerindeki bütçe azlığı nedeniyle alt yapı, laboratuvar, araç gereç alımının yapılamadığı gerçeği daha taslak yasalaşmadan üniversitelerin yönetsel ve mali kuşatmanın kaldırılması olmazsa olmaz koşuldur.
Raporun sonuç kısmında ise şu tespitlere yer verildi:
- Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dayanaklarından olan laiklik, fırsat eşitliği, dil bütünlüğü kavramlarından ödün vermeksizin misyon ve vizyonu iyi biçimde tanımlanmış bir YÖK yasası ile idari ve mali özerkliği bulunan Kopenhag kriterleri ve yasal hukuk devleti ana prensipleriyle bağdaşan yükseköğretimin yeniden yapılandırılması, AB ile çalışmaların giderek artan hızlı gelişimi için olmazsa olmaz niteliktedir.
- Raporda belirtilmeye çalışılan hedefe ulaşmak için amaç Yükseköğretim Yasası'nın üniversitelerin görüşleri doğrultusunda çağdaş kriterlere dayalı, ülke ve içinde bulunduğu coğrafyanın bilincinde, 'Orta Doğu'da lider ülke olması göz önüne alınarak', Avrupa Birilği sürecine katkı sağlayacak nitelikte hazırlanmalıdır.
Kurul üyeleri, Yükseköğretim Yasa tasarısının hazırlanmasından önce üniversitelerden, sivil toplum örgütlerinden ve diğer kamu kurumlarından görüş alınarak ve ortak mutabakatla yeni bir çalışma yapılması zorunluluğu konusunda görüş birliği içerisinde''.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:32