Üst düzey bürokrat, siyasetçi ve işadamlarını dinlemek için özel bir birim kurduğu öne sürülen Uzan ailesinin bu konuda daha önceden sabıkalı olduğu belirlendi.
Uzanlar’ın, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından el konulan Adabank’ı 1994 yılında denetlemeye giden bankalar yeminli murakıbını dinlemek için ‘telekulak’ yerleştirdiği; görevlinin cihazı bulması üzerine planın akim kaldığı öğrenildi. Çalışma masasının altına yerleştirilen dinleme cihazını bulan yeminli murakıp, bu konuda tutanak tutturdu. Emniyet, yeminli murakıbın bulduğu dinleme cihazının ‘profesyonel’ ve ‘istihbarat örgütleri’ tarafından kullanılan bir alet olduğunu belirlemişti.
Adabank hesaplarıyla ilgili bazı şüpheler taşıyan Hazine Müsteşarlığı, bankanın denetimi için deneyimli bir ismi görevlendirmişti. Başbakanlık Bankalar Yeminli Murakıbı F.Y., 1994 yılında denetim için Uzan Grubu’na ait Adabank Genel Müdürlüğü’ne gitti. Mecidiyeköy Rumeli Han’daki Adabank Genel Müdürlüğü’ne gelen Yeminli Murakıp F.Y için hemen oda tahsis edildi. Kendisine büyük ilgi gösterilmesi ve istediği tüm evrakların hemen gelmesi deneyimli murakıbın dikkatini çekti.
Adabank yöneticilerinin odadan ayrılmasından sonra harekete geçen murakıp, odada dinleme veya kayıt cihazı olup olmadığını araştırmaya başladı. Murakıp F.Y., çalışması için kendisine tahsis edilen masanın altına eğilince gözüne küçük ışıklı bir cihaz çarptı. Yakından inceleyince aradığı şeyi hemen bulduğunu anlayan yeminli murakıp F.Y., ya şantaj yapılmak istendiğini, ya da banka çalışanlarının kendisine ne tür bilgiler verdiğinin tespit edilmeye çalışıldığını anladı. Hemen bir üst amiri olan Bankalar Yeminli Murakıpları Kurul Başkanı’nı arayan F.Y., aldığı talimat üzerine dinleme cihazını binadan dışarı çıkardı. Bulunan dinleme cihazı, resmi bir yazı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gönderildi. İstanbul Emniyeti’nin 27 Temmuz 1994 tarihli cevap yazısına göre, bulunan dinleme cihazı, istihbarat örgütleri tarafından kullanılan son derece gelişmiş bir aletti. Gelen yazıda şunlar ifade edildi: “İlgili sayınız yazılı ekinde getirilen cihaz, 159 MHZ’de çalışan profesyonel amaçlı bir dinleme cihazı olup, haberalma örgütleri ve dedektiflik kuruluşları gibi teşkilatlarda gizli dinleme işlemlerinde kullanılmaktadır. Bahse konu olan cihaz, inceleme ve faillerinin bulunması için müdürlüğümüzce alıkonulmuş olup, yazınız ihbar kabul edilerek failler için adli tahkikat başlatılmıştır.”
Salih Güngör imzalı açıklamanın üzerinden aylar geçmesine karşın Uzanlar veya Adabank yöneticileri hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı. Murakıplar Kurulu bunu unutmadı ve tekrar yazılı bir dilekçe ile 14 Ekim 1994’te bu defa Emniyet Genel Müdürlüğü’ne başvurdu. Buradan da cevap alamayan Murakıplar Kurulu’na dönemin emniyet istihbarat yöneticileri, cihazların Milli İstihbarat Teşkilatı’na gönderilebileceğini söyledi. Cihazların MİT’e gidip gitmediğini hiçbir zaman öğrenemeyen F.Y., halen bir bankanın üst düzey yöneticiliğini yapıyor. F.Y.’nin başına gelenleri o dönemki çalışma arkadaşları hukuk skandalı olarak yorumluyor. Bir kamu görevlisi ise, “Uzan şirketlerini denetime giden kamu görevlileri her zaman tedirgin olarak çalışırdı. Uzan ailesinin daha biz gelmeden, hakkımızda istihbarat topladığını bildiğimiz için bir an önce denetimi yapıp, gitmek isterdik.” dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:33