Radikal gazetesinin "Savcıya bak savcıya" haberiyle Van Başsavcısı Kemal Kaçan ve Sabah gazetesinin "Bu savcıya dikkat" başlıklı haberiyle Van Savcısı Sezgin Kanmaz'ın tavırlarını eleştirmesi karşısında kılını kıpırdatmayan savcılar, Vakit'in "İşte o üyeler" başlıklı haberi hakkında soruşturma açtı.Bağcılar Cumhuriyet Savcılığı, gazetemiz ve sorumluları hakkında, Danıştay 2. Dairesi Başkanı ile 3 üyesinin ''terör örgütlerine hedef gösterildiği" iddiasıylasoruşturma başlattı.Gazetemizin dünkü sayısında ''İşte o üyeler'' başlığı altında yayınlanan haberi ve Aytaç Kılınç adlı öğretmenle ilgili kararı veren Danıştay 2. Dairesi Başkanı ve 3 üyenin fotoğraflarının yayınlanmasını inceleyen Bağcılar Basın Savcılığı, gazetemiz ve sorumluları hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 6. maddesi uyarınca soruşturma açtı. Soruşturmanın, ''yargı üyelerini, terör örgütlerine hedef göstermek'' suçu yönünden yürütüldüğü öğrenildi.
Öğretmene sokakta da başörtüsü yasağı getiren kararın altına imza atan 3 Danıştay üyesi; “Bu kadroları örgütüme vermeyip de, MHP'ye ve RP'ye mi verseydim?” diyen SHP’li Moğultay döneminde göreve getirilmiş.Danıştay 2. Dairesi, öğretmen Aytaç Kılınç’la ilgili davada Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin kararını bozarak “sadece okula geliş gidişlerinde başörtüsü takan bir öğretmenin anaokulu müdürü olmasını sakıncalı” bulmuştu. Öğretmene sokakta da başörtüsü yasağı getiren kararın altında imzası bulunan 2. Daire’nin Başkanı Mustafa Birden ile üyeler Nevin Gönenç ve M. Engin Kumrulu’nun ortak yönleri; "Hükümetten 4 bin kişilik kadro çıkarttım. Bu kadroları örgütüme vermeyip de MHP'ye ve RP'ye mi verseydim?.. Yaptığım suç ise, bu suçu işlemeye devam edeceğim" diyen SHP’li Mehmet Moğultay’ın Adalet Bakanlığı döneminde Danıştay üyeliğine atanmış olmaları. 3’Ü MOĞULTAY DÖNEMİNDE ATANMIŞDanıştay üyelerinden üçünün 27 Temmuz 1994-05 Ekim 1995 tarihleri arasında Adalet Bakanlığı görevini yürüten SHP’li Mehmet Moğultay döneminde atanmış olmaları dikkat çekti. Başkan Birden 21 Aralık 1994, üye Nevin Gönenç 20 Ekim 1994 ve üye M. Engin Kumrulu 21 Aralık 1994 tarihinde Danıştay üyeliğine getirilmiş. Skandal kararın altında imzası bulunan M. Yücel Özbilgin ise, 30 Eylül 1999 tarihinde 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Danıştay üyeliğine atandı.EMEKLİ HAKİM ÇİÇEK: SEÇİMLER HUKUK DIŞIEmekli Hakim Nusret Çiçek, Danıştay üyelerinin seçim sürecini “hukuk dışı” olarak değerlendirdi. Çiçek, şöyle konuştu: “Türkiye genelinde birinci sınıfa ayrılan bütün hakimler Danıştay ve Yargıtay üyeliğine seçilme hakkına sahiptirler. Ancak, bu haklarını kullanamazlar. Çünkü, Danıştay veya Yargıtay üyeliklerine seçilebilmeleri için bir esas, bir yönetmelik, bir kural yoktur. Sadece ve sadece Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun bu kişileri tasvip edip seçmelerine bağlıdır. Bakın şimdi; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun üyeleri, Danıştay ve Yargıtay’ın belirlediği 3 kişi arasından Cumhurbaşkanınca atanıyor. HSYK da Danıştay ve Yargıtay üyelerini seçiyor. Bu şekilde sistemin içerisine dışarıdan herhangi bir birinci sınıfa ayrılmış hakimin girmesi imkânsızdır. HSYK’da çevresi olmayan hakimler, birinci sınıfa ayrılmış olsalar bile ve en iyi şekilde mesleki kariyerde olsalar dahi üye olamazlar. Bu usûlün ne hukukla ne de akıl ve mantıkla bağdaşır bir tarafı vardır. Yargının tepesinde bir keyfilik oluşmaktadır.” Çiçek, konuyu şöyle değerlendirdi: “Bu atama şekli imparatorluk dönemlerinden kalma bir uygulamadır. Tabii, hakimlik ilkesine tamamen aykırıdır. Çünkü hakimlik misyonu ve şiarını kazanamayan bir kimsenin kürsüye oturup insanları yargılaması hukukla bağdaşmaz.” Moğultay’ın itirafı1991 seçimlerinin ardından kurulan DYP-SHP ve DYP-CHP hükümetleri döneminde Türkiye en büyük kadrolaşma hareketine tanık oldu. Bu dönemde sadece Adalet Bakanlığı’na 5 bin kişi yerleştirildi. Söz konusu atamalarda ‘ideolojik’ kıstasların temel alındığı hususu, dönemin Adalet Bakanı Mehmet Moğultay’ın itirafıyla ortaya çıktı. Moğultay, CHP İstanbul İl Kongresi’nde Adalet Bakanlığı’nda gerçekleştirdiği kadrolaşmayı şöyle anlatmıştı: “Evet, hükümetten sınavlı beş bin kişilik kadro çıkarttım. Doğu’dan Güneydoğu’dan gelen insanlar aç mı, işsiz mi kalsın? Bu kadroları örgütüme vermeyip de MHP'lilere ve RP'lilere mi verseydim? Seyfi Oktay ve benim dönemimde de iki bin hakim aldık. Bu aldığımız kadrolar, ileride yeşerecek demokrat insanlardır. Yaptığım suçsa işlemeye devam edeceğim. Ben yılmayacağım, bu makamı da terk etmeyeceğim."________________________________________CUMHURBAŞKANI SEZER DE, BİR MASONU DANIŞTAY’A ATAMIŞTI Çok sayıda bürokratın atama kararnamelerini "irtica" gerekçesiyle imzalamayan Cumhurbaşkanı Sezer'in Danıştay üyeliğine atadığı Abdullah Dörtlemez'in; Atatürk tarafından kapatılan ve "kökü dışarıda" bir kuruluş olan mason locasına üye olduğu ortaya çıkmıştı. Anasol-M hükümetinde Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevinde bulunan Dörtlemez, Kültür Bakanlığı-Turizm Bakanlığı birleşmesinin sonrasında görevinden alınarak bakanlık müşaviri görevine getirilmişti. Sezer ise, müşavir kadrosuna alınan Dörtlemez'i 3 ay sonra Danıştay üyeliğine atamıştı. Vakit, Sezer’in Danıştay üyeliğine atadığı Abdullah Dörtlemez’in mason locasına üye olduğunu 13 Nisan 2005 tarihli sayısında duyurmuştu. Haberde, Dörtlemez'in 2000 yılında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası tarafından ödüllendirildiği belirtilerek, “Büyük Loca'nın 2000 yılında ‘Büyük Loca'nın devlet kademelerindeki irtibatını sağladığı’ için Dörtlemez'e teşekkür ödülü verildiği” bildirilmişti._________________________________________
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:01