VE CİNDORUK YENİDEN SİYASET SAHNESİNDE...
Hüsamettin Cindoruk DP Genel Başkanlığı'na adaylığını düzenlediği basın toplantısı ile resmen açıkladı. Cindoruk 'Osmanlı Devleti göçtü Türkiye Cumhuriyeti göçemez' dedi.
SİYASETİN GENÇLERE İHTİYACI VAR; O YÜZDEN DÖNÜYORUM
Cindoruk; Türkiye'nin yeni nesile gençlere ihtiyacı var o yüzden siyasete dönüyorum. Bir iktidarı sadece ekonomi devletin teminatı olma noktasına getirmemiştir.Üretken bir siyasete Türkiye'nin ihtiyacı var. Türkiye'yi bölgelere ayırıyorlar. Belediye haritalarında Türkiye'yi değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Türkiye'de son zamanlarda her alanda bir ayrışım var.
ORGANİZE MAHKEME OLMAZ
En üzüldüğüm nokta şudur en değerli kurumlarımız olan Adalet kurumlarında bile bunu görüyoruz. Bu ayrışımdan ülkemizi nasıl kurtaracağız. Organize suç örgütü olur ama organize mahkeme olmaz. Bizim dönem dönem siyasi hatalarımız olmuştur. Yaklaşık 90 senedir Cumhuriyetimiz ayaktadır. Sınırlarımızı bir milimetre kaybetmedik. Dışişleri Bakanlığmızın değerli temsilcilerine saygı duyuyorum. Onlar monşer değil kardeşimizdir. Adaletin gözündeki peçeyi kaldırmakla adalet sağlanmaz.
USULSÜZ DİNLEME İDDİALARI
Bir bakan nasıl diyebilir biz 70 bin kişiyi dinledik. Bu şu demektir 70 bin kişinin şüpheli anlamına gelir. Cep telefonu suç haline geldi bunu kabul edebilir miyiz? Dünyada bilgisayar her yere girdi. Bu suç aleti olabilir mi?
ANAYASAYI İLK BİZ DEĞİŞTİRDİK
Anayasayı ilk kez kapsamlı değiştiren kardeşinizdir. Bu anayasayı o zaman yeniden yapmak zorundayız. Kimsenin anayasası değil hepimizin anayasası. İşin temelinde bu var. Son zamanlarda duyduğumuz şüphelerden ürperiyoru. Askeri sıkı yönetim oldu ama ilk defa sivil sıkı yönetim yaşıyoruz. Bizim partimiz Türkiye'yi kapsayan ve kaplayan önemli bir partidir. Bugün hangi ilimize giderseniz gidin partimize oy vermezseler bile içinde kırat sevgisi var.
TÜRKİYE'NİN COĞRAFYASINI BÖLMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ
Türkiye'nin suç oranlarını indireceğiz. dün bir katliam oldu ve 47 vatandaşımızı kaybettik. Demekki bazı vatandaşlarımızı insanlık açısından tam olarak yetiştirememişiz. Orada hayatını kaybedenlerin hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. Devletin görevi barışı sağlamaktır. Devlet hadise çıkarmaz. Yoksa savaşı sağlamak değil. İyi söz söylemek doğru söz söylemek başta Başbakan'ın olmak üzere hükümetin görevidir. Türkiye'nin coğrafyasını bölmeye kimsenin gücü yetmez.
OSMANLI DEVLETİ GÖÇTÜ TÜRKİYE CUMHURİYETİ GÖÇEMEZ
Kendi içimizdeki meselelerimizi çözelim. Türkiye iç barışı sağlarsa dış barışı da çok rahat sağlayabilir. Çok güçlü bir ordumuz var. Devletimizin elinde bütün malzemeler var. Bizim devlet krizimiz var. Napalım gelin birleşelim. Tecrübe ile gençliğin enerjisini bir araya getirelim. Türkiye 1946'dan bu yana gelmiş geçmiş bütün hadiselerde haklı olduğumuz haksız olduğmuz konumlar olmuştur. Türkiye'nin bir iç barışa ihtiyacı var. Herkes sokaktaki vatandaş bana herkes ne duruyorsunuz diyor. Bizim bir huyumuz var bir mesele olduğu zaman birisi gelsin düzeltsin diye bekleriz. Herkes şunu söylüyor devlet göçüyor mu? Osmanlı Devleti göçtü ama Türkiye Cumhuriyeti göçemez.
İSLAM ALEMİNE ÖDÜL OLACAKTIR
Açıkçası güzel bir atasözü var elimizi taşın altına koyalım. Ben şimdi elimi taşın altına koyuyorum sizlerin de elinizi taşın altına koymanızı istiyorum. Yüce Allah'ım bu iyi duygularımıza bir mükafat versin istiyorum. Bu ödül partiye verilecek bir ödül değil İslam alemine verilmiş bir ödül olacaktır. Biz daha fazla dindarız daha da fazla ibadetimize bağlıyız. Cumhuriyetin temeli Demokratik, Laik, Sosyal bir hukuk devletidir. Bunları gerçekleştirmek için bunları yapalım.
CİNDORUK KİMDİR?
1933 yılında İzmir'de doğdu.Ankara'da Çankaya ilkokulunu, Atatürk Lisesini bitirdi.Babası Vasfi Bey, annesi Ganimet Hanımdır. 1954'de Ankara Hukuk Fakültesinden mezun oldu.1955 yılından itibaren avukatlık yaptı.
Siyasi hayatına Demokrat Parti gençlik kollarında başlayan Cindoruk 1958 yılında "ispat hakkı" tartışmaları sırasında DP’den ayrılarak Hürriyet Partisi kurucuları arasında yer aldı. 27 Mayıs Darbesinden sonra 1960 yılında İstanbul Barosu yönetim kurulunun yasaklamasına rağmen Yassıada duruşmalarında Burhan Apaydın ve Orhan Apaydın ile birlikte Adnan Menderes ve DP yöneticilerini savunan Cindoruk 1960’dan sonra siyasi hayatını Adalet Partisi, Demokrat Parti, Büyük Türkiye Partisi ve DYP’de il başkanlığı, kuruculuk, Genel İdare Kurulu üyeliği görevleri ile sürdürdü.
14 Mayıs 1985 tarihinde Büyük Kongre’de DYP Genel Başkanlığı’na seçilen Cindoruk bu görevini siyasi yasağı sona eren Süleyman Demirel’e bıraktıktan sonra Kasım 1991-1 Ekim 1005 tarihleri arasında TBMM Başkanlığı görevini yürüttü. 17 Nisan 1993 günü Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatı üzerine 17 Nisan 1993 - 16 Mayıs 1993 tarihleri arasında vekaleten T.C. Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.
Demirel cumhurbaşkanı seçilince boşalan DYP Genel başkanlığı için aday oldu ancak seçilemedi. 28 Şubat sürecinde ‘postmodern darbe’yi savunan ve bir grup arkadaşıyla DYP’den ayrılarak Demokrat Türkiye Partisi’ni kuran Cindoruk, 28 Şubat’ın ardından kurulan Mesut Yılmaz başbakanlığındaki koalisyona katıldı ancak kendisi görev almadı. 1999 seçimlerinde partisi meclis dışında kalan Cindoruk DTP Genel Başkanlığı’ndan istifa etti.