KAYNAK : Haber Vitrini
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, idam cezasının artık kaldırılması, ana dilde yayın ve öğrenim konusunda Türkiye'nin birliğine, tekliğine ve bütünlüğüne zarar vermeyecek bir çözüm bulunması gerektiğini belirterek, ''Türkiye, Avrupa Birliği'ne mutlaka tam üye olarak girmeli'' dedi.
Yeni sivil bir anayasanın mutlaka yapılması gerektiğini de vurgulayan Özkaya, Türkiye'de yargının bağımsız olduğunu söylemenin mümkün olmadığını da vurguladı.
Yargıtay Başkanı Özkaya, A.A muhabirinin çeşitli konulara ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye'de AB'ye girme konusunda yapılan tartışmaların hatırlatılması üzerine Özkaya, Türkiye'nin yerinin Atatürk'ün söylediği gibi Avrupa olduğunu kaydetti. Türkiye'nin AB'ye mutlaka tam üye olarak girmesi gerektiğini belirten Özkaya, şöyle konuştu:
''Ama bu milli kimliğimizi ve çıkarlarımızı göz ardı edeceğimiz anlamına gelmez. Türkiye'nin hassas olduğu bir takım konular ve sorunlar var. Türkiye, bölünmez bütünlüğünden hiçbir suretle fedakarlık yapamaz. Temel insan hakları ve özgürlükleri çerçevesinde çağdaş atılımların yapılması gerekir. Ancak, hak ve özgürlükleri genişletmek için atılacak adımlar, bölünmez bütünlüğümüzü tehlikeye düşürecek adımlar olmamalıdır.''
Bir başka soru üzerine, idam cezasının artık kaldırılması gerektiğini söyleyen Özkaya, şunları kaydetti:
'Zaten idam cezasını koruyarak AB'ye girmemiz de mümkün değil. Türkiye bugünü, yarını değil, 25, 50, 100 yıl sonrasını düşünerek adımlar atmalı, buna göre programlarını yapmalıdır. İdam cezası 18 yıldır fiilin uygulanmıyor. Bu aşamadan sonra uygulanmayan idam cezalarını uygulamak da mümkün değil. Kişiye özel yasa çıkarılmaz. İdam cezasını gerektiren suçlarda terör veya adli ayrımı yapmadan bu suçlara müebbet ağır hapis cezası getirilirse af ve şartla tahliye kapsamı dışında bırakılmalıdır.
Bunun Anayasa'ya mı yoksa yasaya mı konulabileceği ayrı bir konu. Kanun tekniği açısından Anayasa konulup konulmayacağı tartışılır.''
Ana dilde yayın ve öğrenim konusundaki tartışmaların hatırlatılıp, görüşünün sorulması üzerinde Özkaya, şöyle devam etti:
''Temel hak ve özgürlüklerin tam olarak uygulanması çağdaş hukuk devletinin gereğidir. Türkiye'deki etnik bir takım unsurların varlığı da biliniyor. Türkiye'nin birliğine, tekliğine ve bütünlüğüne zarar vermeyecek bir çözüm bulunması gerekir.
Ayrılıkçı hareketler bu yolla devletin tekliğine, birliğine ve bütünlüğüne zarar vermemesi gerekir. İnsan hak ve özgürlüklerini genişletmek uğruna devletin, birliğini, tekliğini ve bütünlüğünü bozmak mümkün değildir.'' Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarının yeniden yargılama nedeni olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin bir soruya da Özkaya, Türkiye'nin AİHM'nin kararlarının bağlayıcılığını kabul ettiğini hatırlattı. Özkaya, ''AİHM'nin bizim mahkemelerin yerine geçerek bir karar vermesi mümkün değil. Ancak bizim mahkemelerin noksanlarını tamamlayıcı nitelikte karar vermesi gerekir'' dedi.
1982 Anayasası'nda yapılan değişikliklerin yeterli olup olmadığını ilişkin bir soru üzerine de Özkaya, bu değişikliklerin yeterli olmadığını söyledi. Özkaya, ''Yeni sivil bir anayasanın mutlaka yapılması lazım. Ne kadar değiştirilirse değiştirilsin bu Anayasa bizim çağdaş modern Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte değil'' diye konuştu.
Yeni anayasa ile birlikte bir hukuk reformunun mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Eraslan Özkaya, ''Türkiye'de yargı bağımsız mı?'' şeklindeki bir soruya, ''Maalesef yargı bağımsız demek mümkün değil'' yanıtını verdi.
Tam bir yargı bağımsızlığı için öncelikle yargının siyasi ve idari unsurların etkisinden kurtarılması gerektiğini kaydeden Özkaya, şunları kaydetti:
''Bunun için önce Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan Adalet Bakanı ve Müsteşarı'nın çıkarılması gerekir. Bu ilk şart. İkinci olarak, hakimler ve savcıların mesleğe alımları tamamen bağımsız Yüksek Hakimler Kurulu'nun denetiminde olmalıdır. Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na bağlanmalıdır. Kurul'un sekreterya hizmetleri de Adalet Bakanlığı'ndan alınıp HSYK'ya verilmelidir.''
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin gereği yargının idarenin etkisinden, takdirinden kurtarılması gerektiğini vurgulayan Özkaya, ''Kuvvetler ayrılığı prensibi tam olarak uygulanmalıdır. Yargı idare organına bir çok yönden tabi duruma getirildi. Özlük hakları ayrı bir yasa ile düzenlenmelidir. Yargı, yasama ve yürütme gibi kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği hakkettiği yeri almalıdır'' dedi.
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 312. maddesine yönelik görüşünün sorulması üzerine de Özkaya, bu maddenin tamamen kaldırılmasının yanlış olacağını belirtti. Bu maddedeki suçun unsurlarının sınırlarının yeniden düzenlenebileceğini anlatan Özkaya, ''Ben tamamen kaldırılmasına karşıyım'' dedi.
Özkaya, hakim ve savcıların mesleki yönden gelişmelerine olanak sağlayacak bir ''Yargı Akademisi'' kurulması gerektiğini belirterek, bu akademiye giden hakim ve savcılara gerek özlük hakları, gerekse Yargıtay ve Danıştay'a üye seçiminde bazı avantajlar sağlanabileceğini ifade etti.
Özkaya, ''Yüce Divan görevi Anayasa Mahkemesi'nden alınarak Yargıtay'a verilmeli mi?'' şeklindeki bir soru üzerine, şöyle konuştu:
''Bütün ömrü ceza yargılamasıyla geçen ilgili ceza daireleri başkanlarında oluşan bir kurula Yüce Divan görevi verilmesi ve bu kurulun vereceği kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun temyiz incelemesinin getirdiği güvence ve teminat mı, bir de tamamı hukukçu dahi olmasına gerek olmayan, verdiği karar kesin olan bir heyetin getirdiği güvence ve teminat... Bunlar kabili kıyas değil. Burada önemli olan Yüce Divan görevinin Anayasa Mahkemesi'nde veya Yargıtay'da olmasının dışında demokratik rejim açısından kurumların sağlamlığıdır.'' ''Anayasa Mahkemesi'nin üye oluşumunu nasıl buluyorsunuz?'' şeklindeki bir soru üzerine de Özkaya, Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamının hukukçu sıfatını taşıyan bilgili insanlardan seçilmesi gerektiğini söyledi.
Üyelerin nereden seçildiğinin çok önemli olmadığına işaret eden Yargıtay Başkanı Özkaya, ''Burası yüksek bir mahkeme olduğuna göre seçilecek üyelerin hukukçu kimliğini taşıması lazım'' diye konuştu
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:31