Spor
  • 17.9.2007 16:30

YAZARLAR GALATASARAY'I YERE GÖĞE SIĞDIRAMADI

LEVENT TÜZEMEN: PAYLAŞIMIN FARKI (SABAH)

Kongolu Nonda Galatasaray'da büyük işler yapar. Ayağı kırılmadan önce bonservis bedeli 20 milyon dolardı. Nonda, rakip ceza alanı önünde sürekli geziniyor. Duvar olup top saklıyor ve orta sahanın hücuma destek vermesini sağlıyor. Bileklerini iyi kullanıyor. Dar alanda kolay adam geçiyor. Yüksek topları almakta zorlanmıyor. En önemlisi "Ben büyük yıldızım" havasında oynamıyor. Mütevazı davranıyor, kızmıyor, sakin ve bilerek top kullanıyor.

Galatasaray'da Kalli rekabet ortamını iyi yaratmış. Yardımlaşma, mücadele üst düzeyde. Futbolcular topu ayağında fazla tutanı Kalli'nin cezalandıracağını biliyor. Atılan gollerde de "Egoizm"
yoktu paylaşımçılık vardı.

GÜRCAN BİLGİÇ: G.SARAY TAKIM OLMUŞ (SABAH)

Tribünlerin seyircisiz olması, Galatasaray'ın golsüz olması anlamına gelmiyor. Bundan önceki cezalı maçlar gibi sarı kırmızılılar hiç zorlanmadan, keyifle oynayarak çok güzel bir galibiyet aldılar.

Tam bir sistem anlayışının ürünü vardı sahada. Kişilere veya oyuncu performansına bağlı kalmaksızın, takım olmanın getirdiği anlayışı yansıtıyorlardı. Hiçbir şeyden taviz vermemiş, geri adım atmamış, olanlardan olmayanların performansını talep etmişlerdi.

Nonda ilk defa ilk on birde sahaya çıktı. İki golü var. Ama gollerden önce oyuna katkısını gözlem altına alalım. Nonda, son adam gibi onamadı. Son vuruşlarda kendini gösterdi ama asist özelliğini de ortaya koyan, geriden gelenlerle paslaşıp, yardımlaşan bir oyuncuydu. Yemeği yemek için sofraya oturmamış, hazırlanması için de hareketlenmişti.
Her şeyden önemlisi kimsenin gözü Lincoln'ü aramadı. Eksiklere rağmen, sakatlara rağmen, sonradan girenlere rağmen Galatasaray takım olmuş.

ZAFER ERTEM: CEZADAN SEFAYA (FOTOMAÇ)

Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzon'un puan kayıpları yaşadığı kritik haftada G.Saray'ın alacağı galibiyet 9 puan değerinde olacaktı. G.Saray maça iyi başladı. Rakip kaleye ikinci atağında da penaltı kazandı. El Saka'nın Hakan Şükür'ü düşürmesi ile kazanılan penaltıyı yeni transfer Nonda kaliteli bir vuruşla ağlara bıraktı. Erken gelen gol Konyaspor'u dağıttı.

Yeni transfer Nonda maçın yıldızıydı. Sakin, sert şutlar çekebilen, G.Saray'ın aradığı kan olarak göze battı. G.Saray'ın taraftarı yoktu, ceza maçıydı ama sefa maçı oldu. Tek üzüntü başkan Canaydın'ın rahatsızlık haberiydi.

BÜLENT TULUN: SONUÇ YANILTMASIN (FOTOMAÇ)


Nonda gerçekten uzun süredir Galatasaray'ın problemi olan gezen santrfor tipine çok uygun düşmüş bir oyuncu. Zaten geldiği zaman da endişemin sadece sakatlıklarından ve nüksetmesinden kaynaklandığını belirtmiştim. Sağlıklı bir çizgi tutturursa faydalı olacak. Galatasaray gibi hücum zenginliği fazla olan takımlara karşı deplasmanda bu kadar cesur oynarsanız bu tip sonuçlar da Konya gibi takımlar için kaçınılmazdır. Ayhan yedekte oturdu... Bu tip oyuncuları küstürmek icin çok sıradan bir yöntem...

'Hasan, Karan ve Ayhan için yolculuk var' tespitlerim galiba doğrulanıyor. Turkcell Süper Lig'de son derece sıradan takımlar var. Bu görüntü kimseyi yanıltmasın... Özellikle Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak takımlarımız ve sonra da Galatasaray umarım akılcı ve sakin oyunlarla, haftayı uluslararası düzeyde başarılı geçirirler.

AYHAN AKBİN: KISKANDIRDILAR (FOTOMAÇ)

Diğer büyüklerin hepsinin puan kaybettiği haftada Galatasaray kazanarak avantajını yakaladı. Carrusca ve Nonda'yı dikkatle izledim. Carrusa, gol attı ama hakkındaki olumsuz düşüncelerimi değiştirecek hareketleri yapamadı. Onun dışında Türkiye liglerindeki herhangi bir futbolcu da olsa o kadar oynardı. Nonda'da da iki gol atmasına rağmen üstün özellik göremedim. Ancak hakkını vermeliyim, santrfor gol atsın da nasıl atarsa atsın hiç önemli değildir. Gol attığı sürece vazifesini yapmış sayarım.

Volkan, Linderoth ve Barış da diğer ön plana çıkamayan oyunculardı. Şunu da belirtmeliyim; Galatasaray bu ligin en iyi takımı. Konya 11 kişi olsa da değişen bir şey olmazdı.

YAŞAR YALÇIN: KALLİ'NİN ESERİ (FOTOMAÇ)


Dün akşam Galatasaray için rahat geçti. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzon'un puan kaybettiği bir haftada Konyaspor maçında alınan üç puan, her açıdan çok önemliydi. Feldkamp, Konyaspor'a karşı farklı bir 11 sahaya sürdü. Özellikle Barış, Carrusca ve Nonda gibi isimler ilk 11'de sahada yer alırken, sezonun başından beri ilk 11'in değişmez isimlerinden Ayhan ise yedek kulübesindeydi.

Feldkamp'ın takımı, ligin en çok koşan, en çok mücadele eden bir ekip oldu. Bu konuda Alman hocayı kutlamak lazım. Son 2-3 sezon böyle çok koşan ve mücadele eden G.Saray herkes her halde hasretti. Şimdi sarı-kırmızılı takımın önünde Sion gibi önemli bir maç var. Bu takm böyle oynarsa Sion'u rahat geçer. Ancak gevşeme olursa ummadığınız takımlar başınıza iş açabilir. Onun için dikkatli olmakta her zaman fayda var.

KANAT ATKAYA: NAZAR DEĞMESİN (HÜRRİYET)

Beşiktaş, F.Bahçe ve Trabzon'un hem puan kaybettikleri hem de kötü futbol dolayısıyla bizzat kendi oyuncuları tarafından eleştirildikleri bir haftaydı.

Galatasaray böyle bir haftayı net skor ve eli yüzü düzgün bir futbolla noktaladı.

Hatta Florya'da yaşayan hayalet futbolcu olarak tanıdığımız Carrusca uçarak kafa golü filan attı. Sevindim onun adına.

Yazı bitti, maç bitti, goller bitmedi. Hasan Şaş pasını verdi, Ümit Karan golünü attı.

Galatasaray mutlu, Galatasaraylı mutlu. Daha ne olsun...

Aaaaa! Hasan da golünü attı; yaşasın! Uğur Uçar'dan ikinci asist!

Nazar değmesin yeter...

İLHAN SÖYLER: EN İYİSİ G.SARAY (HÜRRİYET)

YÖNETMEN.. Lincoln. Öyle bir futbolcu ki, hayal gücü mükemmel. Takımını çözüme ulaştırabilmek için kapıları zorlayan yıldız. Topu ve sahayı enlemesine, boylamasına parselleyip oyun kurmasını sağlayan kişi. Değişik bir tipi var. Arkadaşlarına top atarken bile arkadaşları şaşkınlık içinde kalıyor. Çünkü sağ tarafa bakıp, sola atıyor. Tam bir servis uzmanı.

YAPIMCI.. Feldkamp. 'Benim oyun kalıbıma uyan futbolcu benden her zaman formayı alır" diyor ve bu kalıba uygun oyuncuları da sahaya sürüyor. İstediğini de alıyor... Bugüne kadar hemen hemen 4 büyüklerin bütün lig maçlarını seyrettim. Bana göre en çok tat veren Galatasaray.

Rahat galibiyet/RIDVAN DİLMEN

Bu kadar hücumcu ile oynayan takıma karşı, erken gol yediğiniz zaman, bir de 10 kişi kalırsanız fark kaçınılmaz olur


Galatasaray hep hücumu düşünen bir takım. Hakan, Nonda ve Lincoln'ün dışında orta sahada oynayan Linderoth ile onun sağında ve solunda görev alan isimler de hücum yapıyor. Hatta iki bek de ileri çıkıyor. Bu maçta Song bile hücuma katıldı.
Bu kadar hücumcu ile oynayan takıma karşı erken gol yediğiniz zaman, üzerine bir de 10 kişi kalırsanız fark kaçınılmaz olur. Daha da önemlisi on kişi kalınmasına rağmen Batista dışında defans yapmayan, sürekli ayağa oynamaya çalışan ve açık bir futbol ortaya koyan bir takım sahada olunca zaten rakibe kafa tutmak imkansızlaşıyor.
Galatasaray'ın oyun sistemi Türkiye liginde özellikle derbiler hariç bol pozisyona girebilecek bir sistem. Ama bunun birinci şartı önde baskı yapmak. Zaten ilk golün başlangıcı da önde presle başladı. Genelde Galatasaray bunu iyi uyguluyor. Buna da mecbur. Bu sistemle savunma oyuncuları çok geriye kaçarsa, yani forvetle aralarında mesafe uzarsa Galatasaray'ın işi çok zorlaşır.

Herkes iştahlı

Oyunun 45 ile 75. dakikaları arası Konya'nın kontrolü altında geçirilirken doğru değişiklikle son 15 dakika halı saha maçına döndü. Atılan son üç gole baktığımızda ceza sahası içinde çabuk paslar yapıldı, Uğur'un bindirmeleriyle takım çabuk çoğaldı. Oyuna giren oyuncular da iştahlıydı.
Konya takımı hep pas yapıp pozitif oynamaya çalışıyor. Tek tek bakıldığında iyi de oyuncuları var. Ama savaşmıyorlar. Lincoln maçın başından itibaren Batista'nın sıkı markajı altında etkili olamadı. Batista'yı da Konya ceza sahası önünden hiç uzaklaştırmadı. Ne zaman Lincoln çıktı, Batista markaj yapmaktan kurtuldu, hatta oyunun sonunda sağa gitti. Bu andan sonra üst üste pozisyonlar geldi. Çünkü Lincoln, Nonda ile Hakan'ın arkasında hareketsiz kalınca, Batista da orayı kapatınca ikinci yarıdaki 30 dakikalık problem meydana geldi. Konya takımı daha agresif olmak zorunda.
Sonuçta rakiplerinin kaybettiği haftada Galatasaray iyi bir avantaj yakaladı.

Çok kolay oldu/Hakan Can  / FANATİK  

Kariyerinin en kötü maçlarından birini oynayan El Saka’nın ikramıyla kazanılan penaltı, Konyaspor’un oyun planını alt-üst ederken, daha maçın başında öne geçen Galatasaray’ı da oldukça rahatlattı. Konyaspor, Galatasaray’ın beyni Lincoln’ü Batista ve Sedat’la değişerek kontrol ederken, Sabin’in üzerine kurduğu hücum planını uygulamaya çalışıyordu. Lincoln’ü durdurdular, ama Türkiye’deki gerçeklerden habersiz, Sabin’i sahada tutamadılar. Siyahi futbolcunun itirazdan gördüğü ilk sarı kart ağır, protesto gerekçesiyle kendisini oyun dışı bırakan ikinci sarı ise ‘teknik’ olarak doğruydu.


Oysa Bülent Yıldırım, maçın başında bariz gol şansı olan Hakan’ı düşüren El Saka’yı atmalıydı. 27’de Sabin ihraç edildi. 28’de Nonda’nın golü geldi. 31’de, daha önce bir penaltı yaptıran Hakan, Carrusca’ya şahane bir de gol attırdı. Konyaspor 65 dakika 10 kişi oynamasına rağmen, sahadaki mücadele, seyircinin de eksikliğiyle, çetin bir lig maçından çok antrenmana benziyordu. Havayı Nonda tercihiyle haksızlığa uğradığını düşünen Ümit Karan ve idmanda, maçta, sokakta aynı coşkuyla oynayan Hasan değiştirdi. Yorgun Konyalılar, Murat Hacıoğlu da tamamen bitince, sağdan Uğur’un ataklarında yelkenleri tamamen suya indirdi. Uğur şüphesiz gole aç Hakan, Ümit ve Hasan’ın en sevdiği isimdi. Ancak bu maç, Sion karşılaşması öncesi hiç bir şekilde ölçü değildi. 65 dakika 10 kişiyle oynayan Konyaspor’un 4 net pozisyon bulması üzerinde düşünülmesi gereken bir problem.


Galatasaray, sahada 1 kişi fazla oynasa da Hakan, Nonda, Carrusca ve Lincoln’ün top rakipteyken defansa yardım etmemesi, Sarı-Kırmızılılar’ın güçlü rakipler karşısında çok gol yemesine sebep olabilir.


Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 16:22

İLGİLİ HABERLER