Gündem
  • 3.7.2008 15:06

YAZICIOĞLU, ÖDP'Lİ URAS'IN "AYIŞIĞI" VE "SARIKIZ"LA İLGİLİ ARAŞTIRMA ÖNERGESİNE DESTEK VERDİ

ZAFER ÇAKMAK
ANKARA  -Yazıcıoğlu, "Devletin kurumları arasında ilişki koptuğunda, güven ortamı ortadan kalktığında devletin birliğini sağlamak Cumhurbaşkanı'nın işidir, ama gelişmeler onun da bu görevi üstlenmesine imkan vermiyor" dedi.
BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Türkiye'de sıcak gelişmeler yaşandığına işaret ederek, bu gelişmeler nedeniyle kamuoyunun belli bir noktaya endekslendiğini belirtti. Ekonomik sorunların, Kıbrıs ve Kerkük meselesi gibi konuların göz ardı edildiğini kaydeden Yazıcıoğlu, bir taraftan ülkede oluşturulan gündemle ilgilenirken, bir taraftan da toplumu derinden etkileyen ekonomik sorunlara duyarlı olmak zorunda olduklarını ifade etti. Yaşanan gelişmeler ve dış piyasalardaki
artışlardan dolayı enflasyonda ciddi artışlar yaşandığına işaret eden Yazıcıoğlu, ekonominin lokomotifi olan inşaat sektörü başta olmak üzere ekonomik dengelerin hızla bozulduğunu, müteahhitlerin bugün boğulma noktasına geldiğini söyledi. Devlet yatırımlarının büyük bir çoğunluğunun sabit ve anahtar teslimi fiyatlarla ihale edilmesi dolayısıyla girdilerin arttığını, bunun da inşaat sektörünü tıkanma noktasına getirdiğini belirten Yazıcıoğlu, "İnşaat sektöründeki bu kriz sadece birkaç yüz müteahhidi
etkilemez, buna bağlı olarak milyonlarca işçi ve malzeme satıcıları da etkilenir. Lokomotif durunca tüm vagonların duracağı da bellidir. Mutlaka bir fiyat farkı kararnamesi çıkartılmalı ve tüm sözleşmeler buna bağlı olarak revize edilmelidir. Gecikilen her gün müteahhitleri tefecilerin kucağına atmak demektir" diye konuştu.
Basın toplantısının sonunda basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yazıcıoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında sürdürülen operasyonlarla ilgili bir soru üzerine son operasyonun toplumda ciddi kaygılar uyandırdığını, buna karşın belli kesimleri de umutlandırdığını kaydetti. Umut uyandırmasının sebebinin artık Türkiye'de her kesime dokunulabileceği ve devlet içindeki bir takım yapılanmaların ortaya çıkarılabileceğinin ortaya çıkması olduğunu belirten Yazıcıoğlu, kaygı kısmının ise 1 yıldır son
operasyonla ilişkili olduğu öne sürülen bir davanın iddianamesinin hala açıklanmaması ve bu davayla ilgili bir takım insanların tutuklu olmasından kaynaklandığını söyledi. Bunun toplumda yargının işlemediği, beklentileri yerine getiremediği kaygılarına neden olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, kurumlar arasındaki güven bunalımının giderek yaygınlaştığına dikkat çekti. Buna süratle çözüm üretilmesi gerektiğini ifade eden Yazıcıoğlu, bunun çözümünün kurumlar arasında güvenin oluştuğuna, yargı, yürütme ve
yasamanın kendi alanında görevini yaptığına toplumun inandırılması olduğunu söyledi. Yazıcıoğlu, "Kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan bir ortama girilmiş, büyük bir kaygı, umut, korku, adalet beklentisi ve hukuk devleti olma umutları birbirine karışmıştır. Herkesin koltuk, gelecek ve siyasi beklentiden uzak bir şekilde devlet adamlığı sorumluluğuyla hareket etmesi ve bir an evvel toplumdaki kaygıların ortadan kaldırılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Gözaltına alınanların hangi iddialara muhatap olduğunun mahkemeler vasıtasıyla açıklanacağı ortamların derhal oluşturulması gerektiğini dile getiren Yazıcıoğlu, sızdırılan ve yönlendirilen bilgilerle toplumun müthiş bir karamsarlık içine sürüklendiği uyarısında bulundu. Yazıcıoğlu, bundan çıkışın yolunun bir an önce iddianamenin açıklanması ve mahkeme sürecinin başlaması olduğunu belirtti. Hukukun gereği yapılırken hukuk kurallarına uygun davranılması ve yargısız infaz yöntemlerine girilmemesi
gerektiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, kamuoyunun bugün tamamen ikiye ayrıldığını söyledi. Bir kesime göre gözaltına alınanların çete ve terör örgütü, bir kesime göre ise demokrasi mağdurları ve kahraman olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, meseleye her iki şekilde de bakamayacaklarını, mahkeme kararıyla suçu sabit olana kadar insanların suçsuz olduklarını dile getirdi. Yazıcıoğlu, "Daha işin başında, sorgu safhasında birilerini kahraman ilan etmek de, birilerini suçlu ilan etmek de doğru bir yaklaşım değildir"
dedi.
Hiç kimsenin dokunulmazlığının bulunmaması gerektiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, suç işleyenlerin, bunun karşılığı olan soruşturmaya, yargıya muhatap olması ve arkasından da suçu sabit olursa cezasını çekmesi gerektiğini söyledi. Yazıcıoğlu şunları kaydetti:
"Niye falana dokunuyorsunuz deme hakkı yoktur. Kimsenin birbirinden ayrıcalığı olmamalı. Sadece saygın kişilere dokununca ayağa kalkmamalıyız. Türkiye'de kim olursa olsun yargısız infaz edilmemeli. Ben darbelere muhatap kalmış bir siyasetçiyim. Modernini de, post modernini de, doğrudan olanını da gördüm darbelerin. Bunların hiçbirinin ülkemize hayır getirmediğine inanıyor ve kesinlikle demokrasi ve hukuk devletinin yanında yer alıyorum. Ben 8 yıla yakın cezaevinde yattım, 26 gün gözüm açılmadan işkence
gördüm, 5.5 yılımı hücrede geçirdim ama sonunda hiç ceza almadım. Ve bugün TBMM'de milletvekiliyim. Hukuk herkese lazım, hepimiz için lazımdır. Hukuku kimse siyasallaştırmamalı, kimse de kendi konumunu öne çıkararak yargı dışı olmamalıdır. Başkasına dokununca yargı bağımsızlığı vardır deyip kendimize dokununca feryat etmemeliyiz. Bana da başkasına da gerçek anlamda bağımsız hukuk dokunabilmelidir. Ama bana da başkasına da siyasallaşmış hukuk dokunmamalıdır."
Devletin kurumları arasında ilişki koptuğunda, güven ortamı ortadan kalktığında devletin birliğini sağlamanın Cumhurbaşkanı'nın işi olduğunu kaydeden Yazıcıoğlu, buna karşın bugün gelişmelerin onun da bu görevi üstlenmesine imkan vermediğini belirtti.
BBP lideri Yazıcıoğlu, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras'ın "Ayışığı" ve "Sarıkız" ismiyle anılan darbe girişimleri konusunda TBMM Başkanlığı'na vereceği araştırma önergesi için destek isteyip istemediği sorusu üzerine, henüz bir talep olmadığını ancak bu önergeyi destekleyeceğini ifade etti. Yazıcıoğlu, "Türkiye'de ne varsa ortaya çıksın. Varsa öyle bir girişim onun da arkası bulunmalıdır elbette" dedi.

Güncellenme Tarihi : 15.5.2016 08:08

İLGİLİ HABERLER