Enflasyonun yüzde 4,26''ya düşmesine rağmen faizi yüzde 14''te tutan Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, yatırım yerine ''rant''ın ikame edilmesine sebep olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Faizin yüksek tutulmasının, sermayenin yatırıma gitmesini engellediğini belirten uzmanlar, Serdengeçti''nin faizden yana tutumunun ihracatı da olumsuz yönde etkilediğini belirtiyor. Yüksek faizin, TL''nin değerini sun''i olarak yükselttiğini belirten uzmanlar, ihracatçının dış piyasa ile rekabet etmekte zorlanmasını, enerji fiyatlarının yanında yüksek faize de bağlıyor. Serdengeçti''nin yüksek faiz politikaları, ekonominin en önemli sorunlarından biri olarak kabul edilen cari açığı da arttırıcı etki yapıyor. Yüksek faiz, iç borç kamburunun küçültülmesini de geciktiriyor. Serdengeçti''nin, daha önce yaptığı bir konuşmasında söylediği, ''''2006''dan itibaren faizden para kazanma devri bitecek'''' sözleri, rant ve faiz yanlısı merkez politikalarının, Serdengeçti''nin görev süresinin sona ereceği 2006 yılına kadar devam edeceği şeklinde yorumlanıyor.
''Radikal bir indirim şart''
Görüşlerine başvurduğumuz bir piyasa uzmanı, Merkez Bankası''nın yüksek faiz politikasısın ekonomiyi cari açık krizine götürdüğünü söyledi. Piyasa uzmanı, ''''Faizin yüksek olduğunu gören işadamları, niyetleri varsa bile yatırımdan vazgeçiyorlar. İhracatçı düşük kur yüzünden feryat ediyor. Turizmci, artan ziyaretçi girişinden beklediği geliri elde edemiyor. Faizlerin mutlaka düşmesi lazım, hem de çeyrek puan, yarım puan değil. Bir, bir buçuk puan gibi radikal bir indirim yapılmalı'''' dedi.
Serdengeçti''nin maliyeti
Serdengeçti''nin başında bulunduğu Merkez Bankası tarafından uygulanan yüksek faiz politikası, Türk ekonomisine şu alanlarda etki ediyor:
PARA FAİZE AKIYOR
Para, üretim ve yatırım yerine faize gitmeyi tercih ediyor. Böylece, reel ekonominin gelişmesi önlenirken, faizci ve rantçı haksız kazanç elde ediyor.
İHRACATÇI MAL SATAMIYOR
Paranın faize gitmesi, TL''nin değerini sun''i olarak arttırıyor. Hammaddeyi iç piyasadan TL karşılığı temin eden Türk ihracatçısı, maliyet arttığı için dış piyasayla rekabet edemiyor.
CARİ AÇIK TIRMANIYOR
İhracattaki ''sıkışma'', cari açığı arttırıcı etki yapıyor. Cari açık ise, ekonomik istikrarın üzerinde ''Demokles''in kılıcı'' gibi bir tehdit olarak duruyor.
FAİZ YÜKÜ ARTIYOR
Merkez bankası faizleri yüksek tuttuğu için, iç borç faizleri de yüksekte duruyor. Bu durum, kamunun milyarlarca dolarının parasının faize gitmesine sebep oluyor.
MB RANTİYEYİ SEVİNDİRİYOR
Avrupa Merkez Bankası''nda yüzde 2, ABD''de ise yüzde 3,25 olan faizler Türkiye''de yüzde 14,25''lerde seyrediyor. Merkez Bankası''nın faiz indiriminde gecikmesi Türkiye''yi rantiyenin cenneti haline getiriyor.
Yabancılar Türkiye''ye faizden tatlı para kazanmak için geliyor. Yüzde 14,25''lerde seyreden faizler kısa vadeli kâr peşinde koşan yabancı sermayeyi Türkiye''ye çekmeye devam ediyor. Faizler yüksek olduğu için para, yatırım yerine kısa vadeli karın olduğu tahvil bono, mevduat ve borsaya yöneliyor.
Avrupa Merkez Bankası''nın yüzde 2, ABD Merkez Bankası''nın yüzde 3,25 olarak belirlediği kısa vadeli faiz Türkiye''de yüzde 14,25''lerde seyrediyor. Merkez Bankası''nın faiz indiriminde gecikmesi Türkiye''yi rantiyenin cenneti haline getiriyor. Yüksek faizin yatırım ortamını baltaladığını, bankaların kaynaklarını reel sektöre kullandırmak yerine yüksek faizli hazine kağıtlarına yatırmasına neden olduğunu belirten uzmanlar, bu nedenle oranların biran önce kabul edilebilir bir düzeye inmesi gerektiğini belirtiyorlar.
İngiltere, büyümeyi baltalıyor diye faizi indirdi
Geçtiğimiz hafta dünyanın 4. büyük ekonomisine sahip olan İngiltere, büyüme oranındaki yavaşlamayı gerekçe göstererek 2 yıl aradan sonra ilk defa kısa vadeli faiz oranlarında indirime gitti. Türkiye''de ise sanayici ve üreticilerin yakınmalarına rağmen Merkez Bankası gecelik faizi yüzde 14,25''te tutarak enflasyonun 3 katından da yüksek bir oranda tutmakta kararlı görünüyor. Bilindiği gibi Para Politikası Kurulu, temmuz ayındaki toplantısı sonrasında, iç talepte artış olduğunu ve tüketici fiyatlarındaki gerilemenin yavaşladığını ileri sürerek faiz indirimine gitmemişti.
Ağustosta ise Tüketici Fiyatları Endeksi''nin (TÜFE) yüzde 0,57, Üretici Fiyatları Endeksi''nin (ÜFE) ise yüzde 0,74 oranında gerilemiş, yıllık enflasyon TÜFE''de yüzde 7,82, ÜFE''de ise yüzde 4,26 civarında gerçekleşmişti. Bu durumda Kurul''un ileri sürdüğü gerekçe de ortadan kalktı. Bu nedenle piyasalar Para Politikası Kurulu''nun bugünkü toplantısından indirim kararı çıkmasını bekliyor.
Faiz oranları yükselince, devletin borcu artıyor
Merkez Bankası''nın belirlediği faiz oranları, hazine ihalelerinde gerçekleşen faizin de yüksek çıkmasına neden oluyor. Bu da Türkiye''nin gelecek dönemlerde iç borçlarının şişmesi ve borçların çevrilebilirliği sorunlarının yeniden yaşanması riskini doğuruyor. Çünkü devletin vergi gelirleri enflasyon düzeyinde artıyor. Faizler bu düzeyde kalırsa yüzde 16 düzeyinde bileşik faizle borçlanan hazinenin borçları ise her yıl devletin gelirlerinden 3-4 kat daha fazla artmış olacak. Bu durumun ileride ekonominin önünü yeniden tıkayabileceğine dikkat çeken ekonomistler, bu nedenle faizlerin bir an önce normal düzeylere çekilmesi gerektiğini, bu konuda da Merkez Bankası''na büyük görev düştüğünü belirtiyorlar. Halen, ekonomik iyileşmeye rağmen, devletin toplam iç ve dış borç stoku 332 katrilyon lira (332 milyar YTL) seviyelerinde bulunuyor.
Ayrıca yüksek faizin dövizin aşırı düşüşünde de etkili olduğunu belirten uzmanlar, faiz oranlarındaki düşüşe paralel olarak, dövizin de yükseleceğini ifade ediyorlar. Döviz kurunun yükselmesi ise 11,1 milyar dolara çıkan cari açığın azaltılması açısından önemli.
(YENİ ŞAFAK)
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 12:45