Ekonomi
  • 24.9.2012 15:11

Yeni zamlar geliyor!

Reuters'a bilgi veren bir ekonomi yetkilisi Cumartesi günü alınan gelir artırıcı tedbirleri diğer başka adımların da izleyeceğini ifade etti.

"Maliye Bakanlığı bütçe hazırlıklarını devam ettiriyor. Buna ilişkin ilk kararname yayımlandı ancak kalan bazı önlemler için ekonomi yönetimi çalışmasını sürdürüyor. Yakın zamanda diğer adımlar gelecek" diyen yetkili, bu kapsamda sigaranın vergisinin artırılması, gayrimenkul yatırım ortaklıklarına tanınan vergi istisnasının kaldırılmasının yanı sıra doğalgaz ve buna bağlı olarak elektriğe 1 Ekim'den geçerli zam yapılması gibi önlemlerin halen masada olduğunu bildirdi.

Hükümetin tütün ürünlerine uygulanan ÖTV'de yıl sonuna kadar yeni bir düzenleme yapmaması durumunda, bu kalemdeki ÖTV oranı yaklaşık bir yıl önce alınan ancak yürürlüğü 31 Aralık 2012'ye kadar ertelenen karar uyarınca 1 Ocak'tan itibaren dört puan artışla yüzde 69 olarak uygulanacak.

Ekonomi yönetimi halen, bu kapsamda sigarada vergi düzenlemeleri için çalışma yapıyor.

DOĞALGAZA YÜZDE 10-15 ZAM GELEBİLİR

Ekonomi ve enerji yetkilileri de Botaş'ın aldığı fiyatın altında doğalgaz satması nedeniyle mali yapısındaki bozulmanın yanı sıra maliyet artışına bağlı olarak Ekim ayından geçerli olmak üzere doğalgaza yüzde 10-15 aralığında zam yapılabileceğini belirtiyorlar. Doğalgaza yapılacak zam, maliyetleri artıracağı için bunun elektrik fiyatlarına belli oranda yansıtılması gerekiyor.

Yetkililer, enerji KİT'lerinin ürünlerine yapılacak zamma ilişkin birkaç bakanlığın halen çalıştığını ve bu konuda nihai kararın hafta sonuna kadar verileceğini bildirdi.

Yetkililer, bu konuda son kararı Başbakan Tayyip Erdoğan'ın vereceğini ve Erdoğan'ın geniş kitleleri ilgilendiren bu zamları mümkün olduğu kadar yapmama ya da düşük tutma tercihinin belirleyici olduğunu vurguladılar. 

Zam dalgasında yeni bomba!
Bütçe açığına karşı 11 milyar liralık vergi silahını çeken Maliye Bakanlığı'nın, açık büyüdüğü takdirde KDV'yi de yüzde 18'den 19'a çıkararak operasyona devam edeceği belirtiliyor. KDV'deki 1 puanlık artışın bütçeye katkısı ise 5 milyar lira olacak.

Başta akaryakıt ve tapu harcı olmak üzere bir çok kaleme gelen vergi zammından Maliye’nin beklentisi yıllık 11 milyar lira civarında ek vergi. Yılın son 4 ayına girdiğimiz için vergi zamlarının 2012 bütçesine katkısı 3 milyar lira olacak. İlk 8 ayda bütçe açığının 8.5 milyar lira olarak gelmesinin ardından son 4 ayda açığın beklenenden daha fazla olmasından da korkuluyor.

Ekonomi çevreleri Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın yıl sonunda bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 1.5 olan hedefi 1 puan aşacağını söylemesinin ardından Türkiye bütçesinin, yıl sonunda 35 milyar açık vereceği ve 21.1 milyar lira olması öngörülen 2012 yılı bütçe açığının, 14 milyarlık sapmayla 35 milyara çıkmasını bekliyor. Böylece yıl sonuna kadar 3 değil 14 milyar liralık gelir artışı sağlanması gerekiyor.

AVRUPA ORTALAMASI YÜZDE 19

HaberTürk Gazetesi'nden Rahim Ak'ın haberine göre Maliye Bakanlığı uzmanlarının hazırlayıp Başbakan Erdoğan’a sunduğu alternatifli vergi artışı paketi içinde ‘Katma Değer Vergisi (KDV) oranının yüzde 1 artırılarak yüzde 18’den 19’a çıkarılması’nın önerildiği ise gelen bilgiler arasında. 1 puanlık vergi artışı ise yaklaşık 5 milyar liralık ek vergi anlamına geliyor. Çünkü 277 milyar lira olan vergi geliri hedefinin üçte biri olan 87 milyar lirayı KDV’den elde edilecek gelir meydana getiriyor.

Üstelik hem yurtiçinde alınan KDV hem de ithal ürünlerden alınan KDV’nin tahsilatı da kararın verildiğinin ertesi günü Maliye kasasına giriyor. Maliye’ye yakın kaynaklar özellikle küresel kriz ile birlikte başta Avrupa olmak üzere dünyada yaşanan KDV artışlarına dikkat çekiyor.

Avrupa’da son yıllarda yapılan KDV artışları ile birlikte ortalama KDV yüzde 19’a çıkmış durumda. Diğer yandan Maliye’nin hazırlayıp hükümete sunduğu pakette KDV’si yüzde 1 ve 8 olan bazı ürünlerin oranlarının da yüzde 19’a çekilmesinin önerildiği öğrenildi.

MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ ARTIŞI DA GÜNDEMDE

Bütçe açığını düzeltmek için Maliye’nin bir başka önlem planı da taşıt sahiplerinin her yıl iki kez ödediği Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) oranlarının artırılması. Önümüzdeki dönemde ilk MTV’nin Ocak 2013’te alınacak olması nedeniyle bu verginin hemen artırılması beklenmiyor.

Ancak Maliye kulislerinde tüketime bağlı olmayan ve mevcut otomobil sahiplerinden alınacağı için hazır gelir anlamına gelen MTV’nin artırılacağı en çok duyulan konulardan birisi. Maliye yıllık 6 milyar liralık MTV gelirine sahip. 2012 beklentisi ise 6.7 milyar lira.

BAKAN ŞİMŞEK ‘DÜZELTİCİ ÖNLEM’ İŞARETİ VERMİŞTİ

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek geçen hafta, bütçe açığının yıl sonunda GSYH’nin yüzde 1.5’i olan hedefin üzerinde kalacağını ve ‘düzeltici önlemler’ üzerinde çalıştıklarını söylemişti.

BABACAN'DAN AÇIKLAMA

"Hassas Bir Dünyada Finans : Riskler ve Fırsatlar" konulu İstanbul Finans Zirvesi, İstanbul Ceylan Otel’de başladı. Zirvenin açılışına Başbakan Yardımcısı Ali Babacan katıldı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, son zamlarla ilgili konuştu. Babacan, salondan gelen "Vergi ayarlamaları bütçenin kötü yönetilmesinden mi kaynaklanıyor?’ sorusuna yanıt verdi.

"ZOR BİR DÖNEMDEYİZ"

Ali Babacan, "Bizim için mali disiplin herşeyin başı. Mali disiplinin bizim 2010 - 2012 yılı ihtiyacımızın yılbaşında daha fazla olacağıyla ilgili hesaplamalar var. Buradaki vergilerin en önemli amacı bütçe açığımızı belirli bir seviyede tutabilmek. Bugün Türkiye’de enerji kalemleri bizim dışarıya bağımlı olduğumuz kalemler. Bizi bu kalemlerde çok dikkat etmemiz gerekiyor. Akaryakıta baktığımızda 2009 Aralık’ından bu yana vergilerle önemli bir düzenleme yapılmamıştı. Akaryakıtta vergiler litre başına sabittir. Litre başına belli bir kuruştur. Akaryakıt vergileri böyle olduğu için 2009’ dan bu yana da hiçbir ayarlama olmadığı için bir bakıma litre başına kuruş kısmında geçtiğimiz enflasyonu karşılayacak bir ayarlama yaptık. Büyüme yok içinde. Sadece yaptığımız 2009 Aralık’tan bu yana kadar akaryakıt içindeki ÖTV’yi enflasyon oranında bugüne getirmiş olduk. Yaptığımız bu. Önemli olan bu konuda istikrardır, önemli olan Türkiye’deki huzur ortamıdır. Bütçe dengesi bozulduğunda Türkiye’de ne huzur ne güven kalır. Bunun bilincinde hareket etmemiz lazım. Harcamalarda da dikkatli olmalıyız. İsraftan kaçınmamız lazım. Gelir tarafında değil gider tarafında da aşırılıklar varsa, kuşkusuz bunlarla ilgili de tedbir almamız gerekir. Bununla ilgili belli hazırlıklarımız olacak. Zor bir dönemdeyiz. Bütçedeki denge Türkiye’deki huzurun istikrarın temelidir" dedi.

"ÖNEMLİ OLAN İSTİKRARDIR"

Ali Babacan, ’Yeni zamlar olacak mı?’ sorusuna ise, "Bütçe gelirlerimizi neden hedefimizden belli miktar bozulduğuna baktığımızda, bu bozulmanın üçte birinin sebebi gelirlerin beklenen kadar olmaması, üçte ikisinin sebebi ise giderlerin artmış olması. Atılacak adımların alınacak tedbirlerin bu çerçevede düşünülmek gerekiyor. Büyüme yüzde 3 küsür olduğu için vergiler düştü gibi yaklaşmamak lazım. Bizde büyümenin kompozisyonu değişti. Büyüme iç tüketimden ihracat ağırlıklı büyümeye döndüğünde ihracata kaynak ayırıyoruz . İç tüketimden ihracata dönüldüğünde vergi gelirlerinde bir miktar kayıp oluştu. Burada vergilerimiz düştü ama bu sıhhatli bir büyüme olacak Türkiye için. Biraz bütçe maliyeti var biz buna katlanırız o kadar önemli değil. Önemli olan istikrardır" yanıtını verdi.

"KASIM SEÇİMLERİNE KADAR HİÇKİMSE HİÇBİRŞEY BEKLEMİYOR"

Konuşmasında küresel ekonomiden de bahseden Babacan, ABD ekonomisinin gelecek için ekonomi politikalarını belirlemesi gerektiğini belirtti. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "AB için önümüzdeki dönemde en önemli konu, uygulama olacak. Biliyorsunuz Yunanistan için Portekiz için İrlanda için programlar yapıldı. Kıbrıs Rum kesimi için programlar yapılıyor. Fakat tabloya baktığımızda kilit kelime uygulama. Program ülkeleri sözlerini tutabilecek mi? Yine İtalyan ve İspanyol hükümetleri açıkladıkları hedeflere uygun politikalar uygulayabilecekler mi ? Bunlar önümüzdeki dönem için en önemli soru işaretleri olacak. Öte yandan ABD’ye baktığımızda özellikle maliye politikaları konusunda ciddi bir belirsizlik sözkonusu. Kasım seçimlerine kadar hiçkimse hiçbirşey beklemiyor.Kasım seçimlerinden sonra 2013 için güvenilir bir program ortaya konamazsa önümüzdeki yıl ABD ekonomisinin çok tartışılacağı bir yıl olabilir. Dünyanın en büyük ekonomisinin gelecekte ne yapacağını açıklamama lüksü yok. Mutlaka öngörülebilir programlarla neyi ne zaman yapacaklarını ortaya koymaları lazım ki, diğer ülkeler de buna göre kendi kararlarını verebilsinler yol haritalarını çizebilsinler" dedi.

"ADIM ADIM DİKKATLİ BİR ŞEKİLDE YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ"

2009’ da pek çok ülkenin ’Mali genişleme yani daha çok devlet parası harcayayım devletin piyasaya sağlayacağı imkanlarla ekonomi büyür’ düşüncesinde olduğunu söyleyen Babacan, o dönemde Türkiye’nin bütçe açığını düşürme yönünde çalıştığını anlattı. Ali Babacan, "Biz dedik ki herşeyin başı güven biz güveni oluşturduğumuzda herşey kolaylaşır. Zaten arkasından büyüme ve istihdam geldi. 2010’ da çok yüksek büyüme oranlarımız var. 2009’ dan bu yana toplam 4 milyon kişide istihdam artmış durumda ve istihdam artmaya devam ediyor. ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) ülkeleri arasında işsizlik azalmaya devam ediyor. İşsizlik oranını en hızlı düşüren ülkeyiz. Nereden geldiğimizi asla unutmamamız gerekir. Politikaların temelini ana çatıyı asla unutmamamız gerekir. Ama dedğimiz gibi dışarıda fırtına koparken yer yerinden oynarken Türkiye’de büyüme istihdam var. Bankaların durumu iyi.’ Bu kadar da dikkati olmasak mı ? Biraz daha işleri koyversek mi?’ yaklaşımları son derece riskli yaklaşımlar. İhtiyatı asla elden bırakmamamız gerekir. Henüz normale dönmüş bir küresel ekonomi yok. Adım adım dikkatli bir şekilde yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.

"BU YIL YÜZDE 3 KÜSÜRLERDE BİR BÜYÜME GÖRECEĞİZ"

Türkiye’nin büyüme oranının bu yıl ve gelecek yıl düşük olacağını söyleyen Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Belki bu yıl büyüme oranımız düşük olacak. Yüzde 3 küsürlerde bir büyüme göreceğiz. Ama bu istikrar içinde sürdürülebilir bir büyüme oranı olacak. ’Bu yıl hızlı büyüyelim’ düşüncesi bizi felakete götürür. Siste virajda ne kadar hızla gidilmesi gerektiğini bilen bir şoföre yolculardan biri ’Bas gaza’ dediği zaman şoför gereğini yapacaktır. Mutlaka dikkatli gitmemiz gerekiyor. Türkiye’nin potansiyel büyümesinde tasarruf oranlarıyla orantılı büyüme oranları görmemiz gerekir. Belki bu rakam gelecek yıl 4 küsür olacak. Bu oranlar Avrupa’nın en hızlı büyüme oranları. Tabii yüzde 9’dan 4’lere inildiğinde ’Yavaşlıyor muyuz? diye değerlendirilebilir ama bunlar yüksek oranlar. Türkiye ekonomisi 2013’ te de Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olacak. İşsizlik oranları düşmeye devam edecek. İstikrar içinde güvenilir bir şekilde emin adımlarla yolumuza devam etmemiz gerekir" dedi. 

 

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 14:57

İLGİLİ HABERLER