Ekonomi
  • 19.7.2008 07:14

YUH YANİ!.. PARA İÇİN KADINI 9 AYDA 9 KEZ DOĞURTTULAR!..

Sağlık sistemindeki çarpıklık bu konudaki en yetkili ağız olan Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından net bir şekilde ortaya kondu. Bakan Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumu'yla (SGK) anlaşmalı özel hastaneler ile üniversite hastanelerinde 'sınırsız ödeme' yüzünden önemli yolsuzlukların yaşandığının altını şu sözler çizdi:

Şu anda 6 ilimizdeki hastanelerde denetimlerimizi sürüyor.

Daha önce yaptığımız bazı saptamalara göre, aynı kadının bir yılda 9 kez doğum yaptığına, yoğun bakımdaki bir hastanın başka bir hastanede film çektirdiğine dair faturaları gördük.

Köylerden minibüsle hasta taşındığını, bir günde 100 binin üzerinde hastanın hastanelere girdiğini tespit ettik. Bu kadar insanın girip çıkacağı kapı bile yok...

Çelik, bu yıl özel hastanelere SGK'dan akacak kaynağın 3.5 milyar YTL olarak planlandığını, trendin bu rakamın 6 milyar YTL'ye çıkabileceğini gösterdiğini vurguladı ve "Bu gözümüzü korkuttu. Zaten açık veren sistemin açığının daha fazla büyümesinden ve yolsuzlukların giderek artmasında korktuk. Bu yüzden sınırsız ödemeyi kaldırdık ve vatandaştan sadece yüzde 30 ödeme alın sınırını getirdik" dedi.

EN SORUNLU İŞ SAĞLIĞI

Sosyal güvenlik sisteminin en sorunlu bölümünün sağlık olduğuna dikkat çeken Faruk Çelik, şöyle konuştu: "Son dönemlere kadar, 'yap hastaneyi, kes faturayı, ödensin' gibi bir ortam vardı. Biz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak 'sınırsız ödeme'nin suistimale çok açık olduğunu gördük. Sağlık Bakanlığımız da neredeyse kontrol dışına çıkacak sayıda hastane açılmasının yanlışlığını gördü. Böylece bir yandan Sağlık Bakanlığımız hastane açılmasını daha sıkı izinlere bağlarken, diğer taraftan özel hastaneye giden sosyal güvenlik kapsamındaki vatandaşlarımıza düşen ödeme payının yüzde 30'la sınırlandırılmasına dönük sistemi benimsedik."

DOKTOR SIKINTISI ORTAYA ÇIKTI

Devletin 70 milyon vatandaşına sağlık hizmeti götürmek zorunda olduğuna dikkat çeken Faruk Çelik, şunları dile getirdi: "Özel hastanelerin fazla sayıda açılmasıyla birlikte kamuda doktor ve hemşire sıkıntısı da ortaya çıktı. Özellikle Anadolu'da bu sıkıntı daha fazla hissedildi. Sağlık Bakanlığımız biraz da bunu dikkate alarak özel hastane kurulması konusunda daha titiz davranma yolunu seçti." Özel hastanelerde sosyal güvenlik kapsamında karşılanan bedelin yanı sıra vatandaştan yapılan sınırsız tahsilatın haksızlık ve yolsuzlukları gündeme getirdiğine işaret eden Çelik, şunları dile getirdi:

"900 YTL'lik bir ameliyata 11 bin YTL'lik fatura kesen hastaneler var. Vatandaş daha iyi hizmet aldığını düşünerek elindeki avucundaki son kuruşu bile hastaneye ödüyor. Biz bu kadar haksız faturalara 'dur' demek durumundaydık. Evet, vatandaş özel hastaneye fark ödesin ama 10 kata kadar çıkmasın."

UYGULAMAYI GÖRELİM

Çelik, "Özel hastaneler şimdi de Sosyal Güvenlik Kurumu'yla sözleşmesini feshediyor. Bu durumda özel hastaneler eskisi gibi kapsam dışı kalırsa ne olacak?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Bu konuda uygulamayı görüp ona göre hareket edebiliriz. Aslında Sağlık Bakanımız sınırın yüzde 20 olmasında ısrar etti. Yüzde 30'a çıkmasını biz sağladık. Bakanlar Kurulu'nun ödeme sınırını yüzde 100'e kadar yükseltme yetkisi var. Ayrıca özel hastaneler yatarak tedavide 'otel hizmeti' bedelini biraz daha serbest belirleyebilecek. Şu anda İstanbul'da 100 hastane sistemde kalmayı kabul etti, 12 hastane anlaşmayı geri çekti."

KASKETİ TAKIP TEDBİLİ KIYAFET GEZİP ÇÖZÜM YOLU ARIYORUM

Calışma Bakanı Faruk Çelik, başta Tuzla'daki tersaneler olmak üzere, gündemine gelen sorunları sıradan vatandaş gözüyle inceleme yöntemini benimsediğini belirterek, şunları söyledi: "Kasketi takar tebdili kıyafet sokağa çıkarım. Tuzla'daki tersaneleri böyle dolaştım, oradaki içler açısı durumu daha da iyi gördüm. Onun dışında sağlık karnesini kaldırıp, sadece kimlikle hastanelere başvuru formülü, 65 yaş üstü emeklilerimize PTT şubelerinden maaş ödenmesi, 85 yaş üstündekilere 1 Eylül'den itibaren evde maaş yöntemi hep tebdili kıyafet gezmenin ürünü olarak gündeme geldi."

ARTIK BİR EMEKLİYE 2.13 ÇALIŞAN DÜŞMEYE BAŞLADI

Sosyal güvenlik sisteminin nispeten sağlıklı bir yapıya kavuşabilmesi için bir emekliye karşı üç çalışanın prim ödüyor olması gerektiğini dile getiren Faruk Çelik, şöyle konuştu: "Türkiye'de 1.9 çalışana 1 emekli düşüyordu. Bu oranla sistemin yürümesi mümkün değil. Ancak, kayıtdışı istihdama karşı aldığımız önlemler, prim borçları için gündeme getirdiğimiz yeniden yapılanma, Sosyal Güvenlik Reformu'nun devreye giriyor olması, kayıtlı çalışan sayısında 1 milyonluk gerçekçi bir artışı gündeme getirdi. Böylece 1 emekliye düşen çalışan sayısı 2.13'e çıktı. Ancak, kayda almamız gereken 4.5 milyon mevcut çalışanın da olduğunun farkındayız. Önümüzdeki dönemde adım adım bunlar da kayda girecek."

Güncellenme Tarihi : 15.5.2016 07:45

İLGİLİ HABERLER