Spor
  • 6.7.2004 13:18

YUNANİSTAN'I TOROĞLU VE ÇAKAR ŞAMPİYON YAPTI!...

Hakemler; bazı aklı evvellerin iddiasına göre, önce Portekiz’i şampiyon yapmak için uğraşıverdiler, sonra da aldıkları bir telefon emri ile kupayı Yunanlılara teslim ettiler. Zaten UEFA ve FIFA, her turnuvada böyle tezgahlara giriyor. Hatta hakemler ve FIFA’nın uygulamaya koyduğu senaryolar olmasaydı A Milli Takımımız hayatta dünya üçüncüsü olamazdı. Biz dünya üçüncüsü olduk, Yunanlılar altta kalmasın diye onları da Avrupa şampiyonu yapıverdiler. Hem de tetikçi hakemler ile. Finali yöneten hakem Markus Merk, Almanya’nın en iyi diş hekimlerinden biri, Yunanistan’ın teknik direktörü de Alman Otto Rehhagel de Merk’in hastası. Yüzde yüz işi dişçi koltuğunda çözmüşlerdir. Artık bu hakemlerle hiçbir yere gidilmez. Tebessüm ediyorsunuz değil mi? Avrupa Futbol Şampiyonası’nda, bilhassa hakemlerin merkezinde yer aldığı yorumlar ve haberler böyle… Baktık ki hakemleri yerden yere vuracak teknik olaylar pek yok, ortalığı süsleyiverdik böyle. Kimse Yunanistan’ın başarısını gölgelemesin. Onları alkışlıyoruz. Oynadıkları futbol, netice alındığına göre fazla eleştirilemez. Çünkü futbol sahada netice almak için oynanıyor. Takım güzel oynadı diye prim verilmiyor. Futbol kazanmak için kurgulanmış bir oyun. Daha düne kadar Çek’ler övülüyordu, ama bugün Yunanistan göklere çıkarılıyor. Çek’lerin iyi futbolu yarın hatırlanmayacak; ama Yunanistan’ın şampiyonluğunu tarih daima yazacaktır. Kariyeri bir futbol adamı için inanılmaz başarılarla dolu Otto Rehhagel de “Yunan Milli Takımı olarak tarih yazdık.” diyor doğru da söylüyor. Yunanistan iyi bir futbolcu nesli yakalamış, teknik ve fizik kapasitesi yüksek oyuncular. Otto Rehhagel gibi bir futbol kurdu ile buluşunca ortaya bu büyük başarı çıktı. Futbolda doğruları yapınca, mafyalar neylerse eylesin, hak sahibini buluyor. Avrupa Futbol Şampiyonası bitti, hakemlerle ilgili pek ele avuca gelir bir eleştiri yok. Final maçını yöneten futbol mafyasının adamı (!) Markus Merk hakkında da olumsuz söz yok. Herhalde bu mafya bu sefer bu işe karışmayalım, tetikçileri geri çekelim dedi. Muhakkak gözlerini Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar korkutmuştur. Konuyu deştiler ya, gerisi gelir diye tahmin ettiler. Bana sorarsanız Yunanistan’ın şampiyonluğunda gerçekleri (!) ortaya koyan Toroğlu ve Çakar’ın payı çok büyük. FIFA ve UEFA’nın, hakemlik konusunda uyguladığı çalışmaların meyvesini aldığını, bu şampiyonada bariz bir şekilde gördük. Uzun zamandır hakemde aranacak kriterler üzerinde yoğunlaşan yetkili kurullar ve ulusal federasyonlar; Collina, Frisk, Nielsen, Merk, Meier ve diğerleri gibi üstün meziyetli ve tecrübe kazanmış hakemlerin ortaya çıkışını sağladı. Bu hakemler de asgari düzeyde hata yaparak, hakemlerin fazla konuşulmadığı maçları yönettiler ve turnuvayı böyle tamamladılar. Hakemlik konusunda FIFA ve UEFA’nın çalışmaları ve bu doğrultuda ulusal federasyonlara yapılan tavsiyeler, kısa süreli bir çalışma değildir. Bu turnuva hakemlik adına yapılan çalışmaların, doğru yolda devam ettiğinin bir göstergesi olmuştur. Bugün çok övdüğümüz hakemler de hata yapabilmektedir. Ancak eskiye oranla yapılan hatalar azalmış ve hakemlerin neticeye tesiri büyük oranda ortadan kalkmıştır. Portekiz’de oynanan maçlara dönüp baktığımızda bunu çok net görebilmekteyiz. Hakemler adına buradan çıkartılacak en önemli ders biz de Collina’ları, Merk’leri, Nielsen’leri bulup çıkartırsak, ardından konuşulmayacak maçları ve şampiyonlukları yaşayabiliriz. Yapılması gereken tek şey Türk hakemliğini ehil bir kadroya teslim etmek ve olaya ciddi yaklaşmak. ÖZCAN PEHLİVANOĞLU Zaman Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:31

İLGİLİ HABERLER