Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, bankalara çok borcu olanların bulunduğunu belirterek, ''Bunlarla uçaklarda karşılaşıyoruz yüzümüze bakıyorlar (Vay Zeki Abim nasılsın, iyi misin diye) sarılıyor. Ama hiç para ödemiyorlar'' dedi.
Sayın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde (TOBB) düzenlenen ''TOBB-Halkbank Kredi Protokolü'' imza töreninde, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Halk Bankası Genel Müdürü Hasan Cebeci ile birlikte açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
Yurt dışında bankaların kredi verirken girişimciden tek imza aldıklarını gayrimenkul teminatı istemediklerini vurgulayan Sayın, ama Türkiye'de bu temelde kredi tarzının benimsenmediğini ifade ederek, ''Bir para dönmediğinde önce kredi veren hesaba çekiliyor. (Neden gayrimenkul teminatını, şunu, bununu teminatını almadın) diye. Bugün Halka Bankası'ndan ve Ziraat Bankası'ndan mahkemeye verilmiş kişiler var. (Neden gerekli teminatı almadın) diye. Eğer bir kredi veriliyorsa illa gayri menkul teminatı aramamalıyız, kontrollü kredi vermeliyiz işini takip etmeliyiz, zor durumdaysa onu yaşatmalıyız.''
''TEMİNAT ALINACAK, BAŞKA TÜRLÜ MAALESEF OLMUYOR''
Zeki Sayın'ın, kredi verirken, gayrimenkul şartı gibi teminatların istenmemesi yalnızca imzanın yeterli olması gerektiğini söylemesi üzerine sorulan ''Verilecek krediden ne tür teminatlar istiyorsunuz?'' sorusunu Halk Bankası Genel Müdürü Hasan Cebeci yanıtladı. Cebeci'nin, ''Şahıs kefaletleri, ipotek, banka teminat mektupları, kredi garanti fonu, hazine bonosu gibi... Alınacak, başka türlü maalesef olmuyor'' yanıtı vermesi gülüşmeler yol açtı.
Bu arada Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan da ''Nerede kalmıştık'' derken, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise bu durumun kamu bankalarının neden özelleştirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirterek, şunları kaydetti:
''Özel sektörde olsa hesabının yalnızca patrona verir. Ancak kamuda sıfır hata istiyor. O zamanda kamu çalışmıyor zaten risk alındığı zaman sen diyorsun ki sen burada hata yaptın hatanın hesabını vermek durumundasın. Öbür tarafta performansa dayalı bir maaş kriteri uygulaması da yapmıyorsun. Çalışan da aynı çalışmayan da aynı niye çalışsın. Kamu bugün çalışmıyor. Halk Bankası'nın özelleştirilmesine taraftarız ama misyonunu kaybetmemesi şartıyla.''
1 AY SONRA FAİZLER DAHA DA DÜŞECEKTİR
Öte yandan Zeki Sayın, hedeflerinin proje kredisi vermek olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
''Devlet altyapıyı hazırlamalı eğer, birisi çekini ödemiyorsa ve takibata uğramıyorsa, ödenmekte ısrar ediyorsa, yatta, katta özel uçağı ile geziyorsa bunları yapmayacak. Önce borcunu verecek alt yapıyı da hazırlamak durumunda. Bir ekonomi bütün unsurlarıyla tatbik edilirse başarılı olur. İmzasıyla verdim, tamam üç gün sonra verdiği çeki ödemiyorsa. Hatta iş bitirici biri olarak görülüyorsa. Bunun yürüme imkanı yok. Biz bunun kısa zamanda atlatılacağına inanıyoruz. Halk Bankası hareketlenmiştir, esnafa, KOBİ'lere kredi verme gayreti içinde Ziraat Bankası hareketlenmiştir çiftçilere kredi verme gayreti içindedir. Yüzde 2, 40, 50 kredi ile çiftçi besicilik yapsın. Yüzde 13.9 ile kredi verilecektir. İnanıyorum ki 1 ay sonra faizler daha da düşecektir. Ekonominin düzeyde olduğu an sıfır faizlerin olduğu andır.''
ABD'DE ÇEKİ ÖDEMEYENİN HAYATI KARARIR
Sayın, bir soru üzerine, ABD'de bir şirkette çalışan oğlunun arabasını satmak istediğini öğrendiğinde, peşin satmasını ve çek almamasını önerdiğini belirterek, şunları söyledi:
''Oğlum, (ABD'de çekini ödemeyenin hayatı kararır) dedi. Ekonominin bütün unsurları tatbik edildiğinde başarılı olunur. Biri çekini ödemediği halde lüks yaşadığında onun için bütün tedbirleri alıyorsanız sadece bir imza kafi gelir. Eğer yarım yarım yaparsanız o krediyi ilk aldığında ödemeyecek şekilde gayret sarf ediyor. Siz ne istiyorsanız o faiz oranını kabul ediyor pazarlık yapmıyor. Acaba ben bu parayı nasıl öderim diye de düşünmüyor. Faizin puanını dikkate almıyor. Borcunu ödemiyor sanki iflas etmiş gibi. 100 milyon dolar, 200 milyon dolar, 500 milyon dolar bankalara borcu olupta simitle yaşayan gördünüz mü hepsi yatta katta, uçakta geziyor. (Neden bunu ödemiyorsun diyen) var mı? Bunun altyapısı var mı? O dendiği anda bir imzanın itibarın olacağına inanıyorum.''
''DEVLETİN ARTIK KUNDURA İMAL ETMESİ DEVRİ BİTMİŞTİR''
Türk özel sektörünün dünya ile rekabet eder duruma geldiğini anlatan Sayın, dünyada oturulduğu yerden alışveriş yapıldığını Türkiye'nin de buna ayak uydurması gerektiğin söyledi. Sayın, müteşebbisi hüsnüniyetli bir şekilde çalışmaya başlaması şartıyla desteklemek gerektiğini anlatarak, şunları kaydetti:
''2001 krizi sonrasında ödenmeyen krediler nedeniyle kurullarda alınan kararlar neticesinde kredi veren arkadaşları mahkemeye verdik. Ama krediyi verenler geliyor diyor ki borcu yapılandıralım. Benim de menfaatime. Ama mahkemeye de vermişiz. Bunu yapılandırmak için imzaladığımda mahkemeye verdiğim kişi Hakime (Benim verdiğim kredi anormal bir kredi değil. Bakın krediyi alan kişi anlaşmasını yaptı benim mahkemede ne işim var) diyor. Hakim'de berat veriyor. Bunu öğrenen basın mensupları da oturuyorlar yazıyorlar. (Bankayı hortumlayanlarla oturdular anlaşmayı yaptılar ve mahkemeye verilenleri de berat ettirdiler) diye. Bunu okuyanlar bize muhalifse onu Meclise kadar götürüyor. Ondan sonra biz başlıyoruz mahkemeye taşınmaya.''
KARINCA DUASI GİBİ SÖZLEŞME YAPAMAYACAKSINIZ
Rifat Hisarcıklıoğlu da Halkbank ile yaptıkları sözleşmenin karınca duası gibi olmadığını belirterek, ''KOBİ'lere imzalatmanız söz konusu, ama yargıtay kararı var. 6 puntonun altında karınca duası tipinde sözleşme artık imzalatamazsınız'' dedi.
Hisarcıklıoğlu, Eximbank'a kullandırılan 100 milyon dolarlık krediye ilişin olarak bunun bir süre kullandırıldığını ve daha sonra bu kaynağın geri alındığını yanıtını verdi.
Hisarcıklıoğlu bir soru üzerine, KOBİ'lerin yaratılmasında Halkbank'ın büyük bir katkısı olduğunu ancak, 2001 krizinde ise KOBİ'leri öldürenin de Halkbank olduğunu söyledi.
Hisarcıklıoğlu, Halkbank'ın vadesi gelmemiş kredileri bile hemen kapatın diye bastırdığını ve takibe aldığını bunun karşılığında hazine kağıdı aldığını savundu.
BİR SANAYİCİ İÇİN İTİBAR EN ÖNEMLİ ŞEYDİR
Halk Bankası'nın elinde bulunan Hazine kağıtlarının büyük bir çoğunluğunun böyle olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:
''Daha sonrasında bu firmalar defolandı. Hem de ödeme kolaylığı yaptık. Bir tüccar ve sanayici için itibar en önemli şeydir. Halk Bankası 2001 krizi döneminde, gerçek sanayi, tüccar ile bu işte nemalanan arasında ayrım yapamadı.'' Önümüzdeki hafta bir bir anket çalışmasına ilişkin bir değerlendirme yapacaklarını bildiren Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
''9 bin üyeye soru gönderdik, 5 bine yanıt geldi. 2004 de yatırım yapmak istiyor. Bu büyük bir potansiyel. Türk özel sektörü yelkenini açmış durumda rüzgar bekliyor. Bizim tarafımızdan atılmış bir adım. Öte taraftan yatırım ortamının iyileştirilmesi için atılacak adımlar var. Bu müthiş bir beklenti. Pompaya su çekilmesi için nasıl önce pompaya su konulur ondan sonra kuyudan su çekilir. Biz de bu maksatla yaptık. Yoksa tamamını karşılamak noktasında değil. Bundan sonra esas devletin yapacakları var. Krediden 5 bin kişi faydalanacak.'' Hisarcıklıoğlu, işletme rehin kanununda değişiklik yapıldığını hatırlatarak, daha önce 100 milyar liralık bir kredi için 1 trilyon liralık bir fabrikanın ipotek ettirildiğini ancak yeni yasayla ancak fabrikanın 100 milyar liralık bir kısmından ipotek istendiğini kaydetti.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:44