Gündem
  • 28.2.2003 11:44

28 ŞUBAT'IN ÜNLÜ KAYSERİ BELEDİYE BAŞKANI KARATEPE AK PARTİ'YE KATILDI

ŞEVKET ATALAY KAYSERİ - Siyasi yasağı biten Kayseri Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Şükrü Karatepe, öncelikli hedefinin bir vakıf üniversitesinde profesörlük kadrosu almak olduğunu belirterek, daha sonra AK Parti bünyesinde siyasete tekrar döneceğini söyledi. AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan yazılı bir teklif aldığını ifade eden Karatepe, "Başbakan Abdullah Gül ve AK Parti lideri Tayyip Erdoğan benim arkadaşlarım. Onlarla beraber siyaset yaptım ve AK Parti'nin kuruluşunda onlarla beraber yer aldım. Bu yüzden onlar nerede ben orada olurum, yani AK Parti'deyim" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı iken 10 Kasım 1996 tarihinde yaptığı bir konuşmadan dolayı hakkında mahkumiyet kararı verilen ve siyasi yasaklı hale gelen Anayasa hukuku uzmanı Doç. Dr. Şükrü Karatepe, yapılan bir düzenlemeyle siyasi yasağının kaldırılmasından sonra İHA'ya özel açıklamalarda bulundu. 1994 yılında belediye başkanlığına aday olmadan önce 9 Eylül Üniversitesi'nde hocalık yaptığını ve şimdi de öncelikle kariyerini tamamlamak için bir vakıf üniversitesinde profesörlük kadrosu almak istediğini kaydeden Karatepe, "Siyaset artık bundan sonra benim sürekli işim. Çünkü insan bir defa siyasete girer ve mağdur olursa kolay kolay ayrılamıyor. Fakat öncelikle bir üniversitede akademik kariyerimi tamamlayıp profesörlük kadromu aldıktan sonra önümüzdeki günlerde tekrar bir partinin bünyesinde aktif siyaset yapmak istiyorum" diye konuştu. "YENİLİKÇİ HAREKET İÇERİSİNDE YER ALDIM" Daha önce siyasete AK Parti'de üst düzeyde görev yapan arkadaşları ile başladığını ve bu arkadaşları ile birlikte siyaset yapmaya da devam edeceğini vurgulayan Şükrü Karatepe, "Siyasi bakımdan sınırlandırıldığım günlerde de benim siyasetle işim devam etti. Yenilikçi hareket içerisinde yer aldım, arkadaşlarımla dolaştım. Onların fikir kadrosunda çalıştım. Daha sonra AK Parti'nin kuruluşunda, programın hazırlanmasında, seçim öncesi seçim beyannamesinin hazırlanmasında, acil eylem planı ve hükümet programların ortaya çıkmasında fikri yardımlarım oldu. Anadolu'yu beraber dolaştık, teşkilatların kurulmasında yine yanlarında bulundum. Bundan sonra da arkadaşlarımla beraber hareket edeceğim. Yani onlar nerede olursa ben de orada olurum. Yani AK Parti'deyim. Aktif siyasete atıldığımda AK Parti içerisinde yer alacağım" dedi. Açıklamasında Tayyip Erdoğan'dan kendilerine katılması ile ilgili bir yazı aldığını öne süren Karatepe, "Sayın Genel Başkan, bana 'geçmiş olsun' diyor. Kendisiyle beraber esasında çok şey yaptık. Onun için yapılan düzenlemelerden biz de yararlandık. Ayrıca yerel yönetimlerle ilgili bir danışma birimi oluşturmuş ve orada bana yer vermiş. Yani Parti Genel Merkezi'nde danışman olarak görevim olduğunu ifade etmek isterim" diye konuştu. "MİLLETVEKİLİ OLSAYDIM TEZKEREYE BEYAZ OY VERİRDİM" Kayseri Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Karatepe, hükümetin seçim beyanlarındaki iç politika ve ekonomi alanındaki yapacağı icraatları çok ciddi dış politika meseleleri nedeniyle tam olarak yapamadığına dikkat çekerek şöyle devam etti: "AB, Kıbrıs meselesi, sınırlarımızın ötesinde olan savaş bunların dışında kalamıyordu. Bir de 'hükümetin savaş politikası' denmesini uygun bulmuyorum. Buna topyekün 'devletin savaş politikası' denmesi lazım. Çünkü dikkatle izlediğimizde TSK'nın, MGK'nın, Başbakan'ın, hükümetin ve Meclis'in ağırlıklı olarak almış olduğu kararlarda paralellik görüyoruz. Ben bunu Türkiye için olumlu buluyorum. Keşke iktidar ile muhalefet yapan parlamento en azından bir konuda uzlaşmış olsalar. Tabi ki, dünyada hiç kimse savaş istemez. Öyle bir durum var ki, ABD kendisi için savaş açmak istiyor, yani bu savaşı Türkiye de engelleyemez. Sınırlarımızın ötesinde tarihsel bakımdan irtibatı olan ve kritik şartlarda Türkiye'den koparılan bir toprak parçasında, Türkiye'yi ürküten bazı oyunların oynandığını biz seziyoruz. Böyle olunca, eğer savaş açılırsa Türkiye bunun içinde bulunmak zorunda. Yani milletvekililerimizin gönül rahatlığı ile Türk Ordusu'nun dışarı gitmesine ve tezkereye oy vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Ben milletvekili olsaydım tezkere lehine beyaz oy verirdim. Eğer Irak'ta bir savaş olursa, ABD müdahale ederse, eğer kuzeydeki Kürt grupları silahlandırılırsa, nitekim öyle oluyor, bizim o bölgeye girmemiz kaçınılmaz olur." "ABD, BRİTANYA İMPARATORLUĞU'NUN EMELLERİNİ YÜRÜTÜYOR" Türkiye'nin, Ortadoğu bölgesinin istikrar unsuru olduğunu ve buradaki Arap topraklarının bölünüp çok sayıda devletin ortaya çıkmasının tamamen Osmanlı'nın parçalanması sonrasında tasarlanmış durum olduğu iddia eden Karatepe, "Britanya İmparatorluğu'nun bölgedeki emellerinin ABD tarafından bugün belli ölçülerde yürütüldüğü açık bir şekilde görülüyor. Sonrası net olarak gördüğümüz şu iki şeyi söyleyebiliriz. Birincisi, İsrail'in güvenliği tam olarak sağlanacak ve orada çok küçültülmüş ve etkisiz hale getirilmiş ve silahlardan arındırılmış bir Filistin Devleti kurulacak. İkisincisi de, belki idari bakımdan federal hale getirilmiş küçültülmüş bir Irak ortaya çıkacak. Çünkü Arap dünyasında iki devlet çok önemli. Bunlardan biri Mısır, ikincisi ise Irak. ABD, Cand David görüşmelerinden sonra yılda 2 milyar dolar para vererek Mısır'ı ehilleştirmiş durumda. ABD, Mısır'ın kendi yanında politika yapmasını sağladı. Orada bir büyük güç Irak kaldı. Irak da bu müdahale ile kontrol altına alınacak ve ondan sonra İran bugünkü kadar başına buyruk davranamayacak" dedi. "GÜL İLE TAYYİP ARASINDAKİ YAKINLIĞI TANIMAYANLAR VAR" Konuşmasının sonunda Siirt seçimleri sonrası hükümette yapılacak değişiklik hakkında görüşlerini bildiren Karatepe, Başbakan Abdullah Gül ile Tayyip Erdoğan'ı tanımayan insanlar arasında uzaktan bazı spekülatif yorumların yapıldığını kaydetti. Gül ile Tayyip'in bir ekip içerisinde siyaset yaptığını söyleyen Karatepe, "Başbakan Gül ile Erdoğan birlikte davrandıkları için seçim olsa bile, Türkiye böyle bir süreç içerisinde bulunmaya devam ederse hemen başbakanlık değişikliği olmayacaktır. Ama herkesin kabul ettiği, partililerin ve partiye de oy verenlerin sürekli görmek istedikleri bir durum varsa, o da Tayyip Erdoğan'ın başbakan olmasıdır. Bu da gerçekleşecektir. Savaş olmasaydı belki nisan ayında olabilirdi ama hayırlısı ile savaş inşallah olmaz ya da erken biterse belki mayısta bir hükümet değişikliği olur düşüncesindeyim" diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER