Gündem
  • 2.9.2002 09:55

3 KASIM SEÇİMLERİNİ ETKİLEYECEK 'ÜÇ' KRİTİK KARAR!...

KAYNAK : Haber Vitrini Üç kritik karar Yakın gelecekte verilecek üç kritik karar 3 Kasım seçimlerini ve siyasi yaşamı etkileyecek önemde. Bu üç kararın birini Anayasa Mahkemesi, ikisini de Yüksek Seçim Kurulu verecek. Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar HADEP’le ilgili. HADEP’in kapatılmasına ilişkin dava Anayasa Mahkemesi’nde sürüyor. Yüksek Mahkeme, henüz karar vermedi. Bunun nedeni, HADEP hakkında Ankara ve Diyarbakır Devlet Güvenlik mahkemelerinde süren davalar. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu davaları HADEP’in kapatılması davasında delil olarak sunduğu için Anayasa Mahkemesi bu davaların sonuçlandırılmasını bekliyordu. Ancak, son yasal düzenlemeler karşısında bu davaların bazıları düştü, bazıları sonuçlandı, birkaç tanesi de devam ediyor. Anayasa Mahkemesi, delil olarak sunulduğu için bu davaların bitip bitmediğini sık sık soruyor. Bu süreç iki yılı aşkın bir süre almış durumda. Anayasa Mahkemesi çevreleriyle yaptığımız görüşmeler, Yüksek Mahkeme’nin HADEP’le ilgili tüm davaların sonuçlanmasını beklemeden de karar verilebileceği yönünde. Bu konuyu sonuçlandırmak için adli tatilin bittiği 5 Eylül tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi bu konuyu gündemine alma eğilimi gösteriyor. Mahkeme heyeti toplanarak, mevcut delilleri değerlendirecek. Eğer Yüksek Mahkeme, eldeki delillerin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde hüküm vermeye yeterli olduğu kararına varırsa, devam eden DGM’deki davaları beklemeden, HADEP’in kapatılması davasını sonuca bağlayabilecek. Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar hangi yönde olursa olsun 3 Kasım seçimlerini etkileyecek... Yüksek Seçim Kurulu’nun vereceği iki karar ise AKP lideri Tayyip Erdoğan ve kapatılan Refah Partisi’nin eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan hakkında. YSK, Erdoğan ve Erbakan milletvekili adaylığı için başvurduklarında, durumlarını inceleyerek karara varacak. Erdoğan ve Erbakan, mahkum oldukları Türk Ceza Yasası’nın 312. maddesinin değiştirilmesinden sonra, eylemlerinin suç olmaktan çıktığını, dolayısıyla siyasi yasaklı olmadıklarını savunuyorlar. Yasaların ve mahkeme kararlarının kişilere göre uygulanamayacağını, herkese eşit uygulanması gerektiğini vurguluyorlar. Buna karşın yüksek yargı çevreleri, Erdoğan’ın milletvekili seçilme koşullarına sahip olmadığı için AKP’nin kurucu üyesi olamayacağı, bu sıfatla genel başkanlık yapamayacağı, kendisine tanınan süre içinde genel başkanlıktan ve kurucu üyelikten istifa edip, normal üye olabileceğini kaydediyorlar. Ancak normal üye olduktan sonra genel başkan olabileceğini, bunun ise milletvekili adaylığına engel olan durumunu değiştirmeyeceğini savunuyorlar. Erbakan’ın da siyasi yasağının Şubat 2003’te dolduğunu, bu süreye kadar yasaklı olduğunu kaydediyorlar. Hasan Celal Güzel ile Tayyip Erdoğan’ın durumlarının farklı olduğuna dikkat çeken aynı çevreler, Güzel’in basın affı ve şartlı salıvermeden yararlandığını, Erdoğan’ın ise yararlandırılmadığına işaret ediyorlar. Söz konusu yüksek yargı kararlarında karşı oya sahip üyeler ise, TCK’nın 312. maddesinin 1. fıkrasının kaldırılmış olması nedeniyle suçun ortadan kalktığını, dolayısıyla bu fıkradan mahkum olanlar için mahkumiyet sonuçlarının da ortadan kalkmış olacağını savunuyorlar. Erdoğan ve Erbakan’ın milletvekili adaylığı YSK’nın söz konusu kararları yorumlamasıyla kesinleşecek. Eylülün ikinci yarısında alınacak bu üç kritik karar 3 Kasım seçimlerini ve yakın gelecekte siyasi yaşamı etkileyecek. (FİKRET BİLA/ MİLLİYET)

İLGİLİ HABERLER