Gündem
  • 21.6.2022 12:18

Bahçeli : Kılıçdaroğlu hayal aleminde paraşütsüz uçuş dersleri alıyor

Devlet Bahçeli: 2023'teki zafere yürüyoruz!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, "Sözümüzle, sevdamızla, samimiyetimizle, sabrımızla, sadakatimizle, sağduyumuzla 2023'teki zafere yürüyoruz." açıklamasında bulundu.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulunuyor.

İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ BİR TÜRKİYE TABLOSU YOK

Şunu bir defa açıkça ifade etmek durumundayım ki, ülkemizin hiçbir yerinde zillet ittifakının iddia ettiği gibi bir Türkiye tablosu yoktur. Siyasetlerini yalan ve riyayla mayalandıran, tezvirat ve tefrikayla maskaralaştıran çürük çarık zihniyetlerin hiçbir sözü söz değildir, hiçbir açıklaması doğru değildir. Yalandan vergi alınmış olsaydı, yalancı siyasetçilerin hepsi iflas bayrağını çekmekten inanıyorum ki kurtulamazlardı.

Yalnızca göz boyamak ve çalışıyor imajı uyandırmak amacıyla üç beş esnaf gezip fitne fücur teşrifatçılığı yapanların ipliği artık pazardadır, ikinci ele düşmüştür. Kameralara yansıtılan sipariş görüntüler, sahnelenen sahte mağdur tiyatroları, duyguları istismar eden taktik beyanatlar, kurmaca ve kumanda edilen karşılıklı diyaloglar hiç kimseyi inandıramaz.

Aziz milletimiz siyasi sahtekarlara, siyaset kalpazanlarına dün olduğu gibi bugün de, yarın da prim vermeyecek, şans tanımayacaktır. Sahte bir gülümseme iliştirip yüzlerine kalabalıkların içine giren samimiyetsiz ve kifayetsiz siyasetçilerin, herkesi kendileri gibi ahmak ve gafil zannetmeleri tam bir çarpıklıktır. Onlar boş boş dolaşadursun, Milliyetçi Hareket Partisi 18 Şubat 2022 tarihinden bugüne kadar 493 ilçemizi heyetler halinde ziyaret etmiştir. Çok şükür milletimizin tamamıyla kucaklaşmanın esenliğini ve gönül huzurunu yaşıyoruz.

KILIÇDAROĞLU HAYAL ALEMİNDE

Demokrasi er meydanıdır, bu meydana çıkmaya yüzleri olmayanların konuşmaya hakları bile yoktur. Kolayca yıpranacak, an itibariyle meçhul ve müphem olan bir adayı çok arayıp aramadıkları, böylesi bir akıl tutulmasına nasıl düşüp kör çıkmazlara yuvarlandıkları da bir diğer muamma olarak karşımızdadır. “Demir gibi sinirim var. Kasım’da seçim olabilir.” diyen Kılıçdaroğlu, ya kendi kendini kandırıyor, ya da hayal aleminde paraşütsüz uçuş dersleri alıyor.

Cumhurbaşkanı adaylığına çok istekli olan Kılıçdaroğlu’na partisinden ve ittifak ortaklarından yükselen itirazlar esasen sinir sistemini laçkalaştırmakla kalmamış, histeri nöbetleri yaşamasına da yol açmıştır. Bizim tavsiyemiz, en yakın kliniğe müracaat etmesi ve çok fazla gecikmeye mahal vermeden tedavi altına alınmasıdır. Yüksek beklentilerin gerçekleşmemesi durumunda yaşanacak ileri düzeyli hayal kırıklıkları Kılıçdaroğlu'nu elinden oyuncağı alınmış çocuğa dönüştürecek, mızmızlanması da hiçbir işe yaramayacaktır.

Türkiye’miz üzerinde hesabı olanlardan kim varsa, Rum’u, Ermeni’si, eşkıyası, teröristi, haçlısı, Müslüman katili, Türk düşmanı, insanlık kasabının hepsi zillet ittifakının arkasında sıraya girmiştir Milletimizden ve coğrafyamızdan intikam almak isteyenlerin tamamı Kılıçdaroğlu’nun arkasında kuyruğa dizilmiştir. 

Henüz ortak bir aday üzerinde anlaşamayan, birbirine çalım atmaktan özel bir haz alan, birbirlerinin aleyhine kulisleri kaynatan, lobilerin eline geçen, ortak gayeleri dış güçlerin emellerine hizmet olan siyasi partilere Türkiye’mizin emanet edilmesi istikbalimizin hiçe sayılmasıdır. Böylesi bir zillete ne Allah razı gelecek, ne de milletimiz rıza gösterecektir.

Cumhur İttifakı belirsizliği aşacak, belaları söküp atacak, iç barış ortamını, ekonomik güvenliği ve toplumsal huzuru sağlam esaslara bağlayacak iradedir. Cumhur İttifakı Türkiye’nin gücüne güç katacak ümit haznedarıdır.

Hepinizi kutluyorum.

Çağrımız birliğe, dirliğe, kardeşliğe ve huzuradır.

Çağrımız dik baş, tok karın, mutlu yarınadır.

Çağrımız yükselen ve süper güç mertebesine çıkacak Türkiye’yedir.

“Komşusu açken tok yatmayacak” yüksek vicdanların,

“Fırat kenarında otlayan kuzunun” vebalini duyacak tertemiz gönüllerin,

“Aç iken doyurdum, çıplak iken giydirdim, az milleti çok kıldım” diyenlerin bulunacağı ve buluşacağı ahlaklı, adaletli, inançlı, erdemli, hakça paylaşımı esas alan bir topluma çağrıdır bizim çağrımız.

Çağrımız Türk tarihinin çağrısıdır.

Çağrımız kutlu ceddimizin çağrısıdır.

Çağrımız cumhurun çağrısıdır.

A'DAN Z'YE REVİZYON OLMAZSA SONU KRİZDİR

 Ahlaki olmayan, insani değerlerle bağdaşmayan ve istikrara hizmet etmeyen piyasa uygulamalarını köklü şekilde sorgulamadıktan, ekonomik güvenlik, ekonomik özgürlük, ekonomik eşitlik, ekonomik adalet kapsamında A’dan Z’ye revize etmedikten sonra varılacak yer gene kriz, gene toplumsal ve siyasal çalkantıdır.

KÜRESEL EKONOMİ CÜCELEŞTİ 

Bildiğiniz üzere, en büyük dev yıldızlar, kara deliklere veya nötron yıldızlarına dönüşmektedir, ama bazıları vardır ki, sadece beyaz cüceler olarak görünürler. İşte küresel ekonomi cüceleşmiştir, motoru da teklemiştir.

TÜRK OLAMIYORSANIZ BARİ İNSAN OLUR

 İşte görüyorsunuz, TÜSİAD Başkanı işi gücü bırakıp İsveç ve Finlandiya’nın yanında saf tutmuş, Türkiye’nin haklı sıkıntı ve taleplerinin müzakere yoluyla, karşılıklı anlayışı geliştirerek ve ittifak ruhuna uygun şekilde çözülmesini tavsiye etmiş. Neymiş, geleneksel politikalara dönmeliymişiz, üstelik fakirleşerek büyüyormuşuz. TÜSİAD’ın menşei ve mensubiyet duyduğu ülke neresidir? Bir kez olsun milli olun, bir kez olsun Türkiye’nin meşru tezlerine ve politikalarına destek verin.

Haydi vermiyorsunuz, güç ve çıkar odaklarına boyun eğdiniz, bari objektif konuşun, dürüst konuşun, adam gibi konuşun, konuşun da biz de size müteşekkir olalım.

“Benim Osmanlılığım Osmanlı Bankası kadardır.” diyen Meşrutiyet yıllarının Mebusu, aynı şekilde müfterisi ve müfsidi Boşo Efendi’den ne farkınız vardır? Boş yapmayın, Boşo olmayın, Türk de olamıyorsanız bari insan olun. TÜSİAD’ın göz kırpıp selam durduğu mesela İsveç, Kandil’in finans koridoruna dönüşmüştür.

İmralı canisinin fotoğrafı ve PKK paçavraları geçen günlerde devlet binalarına ışıklarla yansıtılarak terörizmin şovu yapıldı, TÜSİAD bundan memnun mudur? Bir şey diyecek midir?

İsveç Dışişleri Bakanı “manipülasyon” dese de bu ülke bölücü terör örgütünün Kuzey Avrupa kampı haline gelmiştir, sorarım, zillet ittifakıyla TÜSİAD bu rezaletten mutlu mudur?

Bu aşamada, İsveç’in NATO’ya girmesi, terörün pençesindeyken üyeliğinin konuşulması züldür, zulümdür, tarihi bir hatadır.

Brüksel’de toplanan NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda PKK’nın elindeki İsveç yapımı AT-4 tanksavarların seri numaralarıyla birlikte fotoğraflarının da bizatihi Sayın Hulusi Akar eliyle muhataplarına gösterilmesi ihanetin ve husumet cephesinin nerelere ulaştığının delilidir.

Anlaşılan İsveç’in terörden arınması, terörle arasına kırmızı bir şerit çekmesi şarttır.

Buna niyetleri varsa, terörün baskı ve dayatmasından kurtulmak için fırsat arıyorlarsa, yeter diyorlarsa, artık çekemiyoruz noktasına gelmişlerse, temennimiz Türkiye’nin terörle mücadelesini örnek almaları, dağ tepe demeden hainlerin alayını birden silindir gibi ezip geçmeleridir.

İsveç yönetimi aklından bir an olsun çıkarmasın ki, korkaklar her gün ölür, kahramanlar ise bir defa ölür.

Üzülerek ifade etmeliyim ki, toplumsal bünyeyi ur gibi saran şiddet vakalarında bir türlü azalma, zayıflama ve gerileme emaresi görülmemektedir.

Aile faciaları, vahşet haberleri, seri cinayetler, kan donduran diğer menfur hadiseler maalesef milli vicdanı derinden yaralamaktadır.

Bazı diziler, gösterişe ve mübalağaya yaslanmış magazin programları, karamsarlık servis eden haberler hepimizi ve herkesi rahatsız etmektedir.

Sabahın en erken saatlerinden gecenin geç vakitlerine kadar kavgadan, kargaşadan, kutuplaşmadan, değerlerimize yönelik linç girişimlerinden başka ekranlarda hiçbir şey göze çarpmamaktadır.

Gidişat iyi değildir.

Boşuna denilmemiş;

Arsıza yüz vermeyin tepenize çıkar.

Edepsize çok susmayın sabrınızı yorar.

Cahile çok vefalı olmayın bir pula satar.

Yordam bilmeyenle yola çıkmayın, istikametiniz şaşar.

Şiddeti aşağı çekmek amacıyla konunun uzmanları ve muhatapları tarafından iştirak edilecek geniş katılımlı bir şura toplantısı başta olmak üzere her çareye müracaat edilmelidir.

KÜFÜR ETMENİN NERESİNE GÜLECEĞİZ

Netfilix’de küfür ve en seviyesiz esprilerin yer aldığı, şarlatanlıktan öte bir meziyeti olmayan sözde komedyenlerin rol aldığı diziler artık haddi aşmıştır. Aile hayatı son sığınaktır. Bu sığınağın yağmalanması için planlı bir propaganda devrededir. Küfür etmenin neresine güleceğiz?

Kadını metalaştıran, erkeği yozlaştıran ucube dizi sahnelerinin neresini beğenip takdir edeceğiz?

Bir yanda magazin programlarıyla gözümüzün içine sokulan bohem ve aşağılık hayatlar varken, diğer yanda bu hayatları yaşayanların özgürlükçü ve hümanist poz vermeleri çelişkidir, alçak bir kumpastır.

Sebze ve meyve fiyatlarını eleştirip, mesela lüks bir mekanda veya tatil beldesinde, dar gelirli bir ailenin neredeyse bir aylık mutfak masrafına eşdeğer bir parayı bir saatte harcayıp gününü gün eden ve kursaklarını dolduranların,

Ya da, geceliği bir memurun aylık maaşına eşdeğer bir otelde keyif sürüp “ne olacak bu memleketin hali” diye gevşek gevşek konuşup, vur patlasın çal oynasın havasıyla har vurup harman savuranların;

Veya ön kapıda mağdur, arka kapıda mağrur; görünüşte düşünceli ve duyarlı, esasta fırsatçı, faizci ve fazilet yoksunu tatlı su solcularının, meyhane devrimcilerinin, merdane gibi dönen devşirmelerin, “böyle ekonomi olur mu, bu fiyat artışları ne olacak” diye sorup arkaya dolandıktan sonra yatlarla dolaşan, katlara doluşan, sonradan cebi para görmüş üçkağıtçı demokratların bize anlatacak, bizimle paylaşacak hiçbir şeyleri olamaz.

İLGİLİ HABERLER