Medya
  • 31.5.2006 10:34

BENİ ARAYAN HER KADINLA KONUŞSAM BİR DERİ BİR KEMİK KALIRIM

14 yıldır radyo programcılığı yapan Rıza Karaağaçlı, yayınını 18 yaşından küçükler için sakıncalı buluyor. Çünkü '13 yaşında bir kız beni dinliyor, hayranlık besliyor. Bir takım dürtülerini istemeden canlandırabilirim' diyor

Radyo Tatlıses'in en çok dinlenen programcılarından biri o. 'Karaağaçlı Night Show' adında bir program yapıyor Rıza Karaağaçlı... Aynı zamanda şov ve dublaj çalışmalarını da sürdürüyor.

İlginçtir ki, radyo dinlemiyor. Programı mizah içerikli olsa bile ciddi konulara da yer veriyor. Dinleyicilerinin çoğu kadınlardan oluşuyor. Pek çok kişi onu bir dönem rol aldığı 'Ferhunde Hanımlar' dizisinden tanıyor. Sesiyle de pek çok ünlüye hayat veren Karaağaçlı'nın 10 binin üzerinde dublajı var. Jackie Chan, Jean Claud Van Dame, Brooce Wills, Robert De Niro, Charlie Chaplin ve daha pek çokları... Başarılı radyocunun yayıncılık hikayesini öğrendik...

Radyonun internet sitesinde programınız için 'Geceleri uykusuz bırakan program' tanımlaması yapılmış. İnsanlar neden uykusuz kalmak uğruna sizi dinlesin ki?

IQ problemi olan aramasın da yazıyor! Saat 22.00'den sonra yapılan programlarda sizi her çevreden, her kültürden dinleyici arayabiliyor. Hedef kitlesi çok geniş. Mizahın yanı sıra ciddi konulara da eğiliyorum. Özellikle Türkçe'ye ilgim büyük. Son zamanlarda bilgisayarla birlikte halk arasında 'chat dili' oluştu. İnsanlar bunu gündelik hayatta da kullanıyor. Bunu kırmaya çalışıyorum. 14 yıldır bu işi yapıyorum. Gecenin köründe ne kadar psikopat varsa onlar da dinliyor seni. Bir yıldır IQ problemi olan beni dinlemesin diyorum. Bazıları 'güldürürken düşündürüyorsun' diyor. Halbuki zor olanı onlar yapıyor. Düşünürken gülüyorlar!

Her radyoda istediğiniz gibi program yapabilir misiniz?

Benim gibi düşünen insanlar bunu yapabiliyor. Çünkü programı satın almıyor, beni alıyor. Ancak kanalın ve Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun belirlediği kurallar çerçevesinde bir sınır var. Ben o sınırların çeperlerini yırtmamak koşuluyla zorlarım. Yayında 'salak', 'dangalak' ya da 'sen arızalı mısın' dediğim de oluyor. Bunu nasıl ve hangi yöntemle söylediğim önemli. İstenilen şeyi yapıyor olsaydım sınırlarım belli bir adam olurdum. Dinleyicime de 'sınırlarını aş ama tadını kaçırma' diyorum. Çok marjinalliğin de bir manası yok. Türkçe'ye, örf ve aileye dikkat ediyorum.

GECE FREKANSI FARKLI

Mesleki anlamda olmazsa olmazlarınız var mıdır?

Her defasında yayına başlarken 'Bu program 18 yaşından küçükler için sakıncalıdır' diyerek yönlendiriyorum. Bu uyarıyı dikkate alarak beni dinlemelerini istiyorum.

Bu sınırlama saçma değil mi?

16 yaşından küçüklerin yolladığı SMS'leri bile okumuyorum. Çünkü gecenin o saatinde ayakta işi olamaz.

13 yaşında bir kız çocuğu olarak beni dinliyorsun ve içten içe bir hayranlık besliyorsun. Ben senin bir takım dürtülerini canlandırıyorum. Hayranlıkla farklı şeyler düşünüyor olabilirsin. Cinsellik, yaşama bakış açısı gibi pek çok şeyden bahsediyorum. Senin gibi düşünemem. Ben 36 yaşındayım. O yaşında benim gibi bakmaya çalışıyor. Kötü örnek.

Gece yaptığınız programı gündüz yapsanız konsept farklı mı olur?

Tabii ki. Gece farklı bakıyor, sesleri farklı duyuyoruz. Gün içerisinde duymadığın sesleri gece fark edebiliyorsun. Dolayısıyla bioritmimiz değişiyor. Gece yatmadan önce çözüm aradığın şeyi ertesi gün uygulayamayabilirsin. Gecenin enerjisi gündüz gibi değil.

Beğendiğiniz radyocular kimler?

Ben radyo dinlemem. Arabayla geliyorsam Muzo'yu dinlerim ve kendi radyomun kanalı açıktır.

Dinleyicinin ilgisini sürekli sıcak tutmak için ne yaparsınız?

Hiçbir şey yapmam. Olduğum gibi çıkıyorum. Geçenlerde yayında bir duygu patlaması yaşadım. Yayın bitene kadar ağladım.

Seslendirme de yapıyorsunuz...

Evet. 10 binin üzerinde dublajım var. 'Evimiz Hollywood'da' dizisinde Steve'i konuşuyordum. Yaşıtlarım olan bilindik aktörlerin tamamını konuşmuşumdur. Jackie Chan'i Türkiye'de en çok konuşanlardan biriyim. Jean Claud Van Dame, Brooce Wills, Robert De Niro, Charlie Chaplin ve daha pek çokları...

'Ferhunde Hanımlar'da oynamıştınız. Başka projeler neden olmadı?

Öncesinde TRT'de 'İstasyondaki Pastane' diye bir dizide oynadım. Cenk Koray'ın sunduğu programda skeçler yapıyordum. Konservatuvarın tiyatro bölümüne girdim. 1994 yılında radyoculuğa başladım. Bir sene sonrasında da 'Ferhunde Hanımlar'da oynadım. 'Ölümsüz Aşk'ta dört bölüm, 'Çocuklar Duymasın'da konuk oyuncu olarak yer aldım. Dekovizyon programını sundum. Önümüzdeki sezona bir proje var.

Dinleyicinize aşık olabilir misiniz?

Hiç olmadım. Ama aşık olduğum kişi de dinleyicimdi. Yayın öncesi ve sonrasında dinleyicilerimle konuşmak gibi bir prensibim yok. Yoksa bir deri, bir kemik kalırım. Bu işin enteresan tarafı, etiket merakı olan çok kişinin olması.

Çok yoruldum, içim çürüdü resmen

Başarılı radyocunun hayranları ağırlıklı olarak kadınlardan oluşuyor. Aralarında çok güzel bir diyalog olduğuna inanan radyocu, dinleyicileriyle yayın öncesi ya da sonrasında telefonlaşmak gibi huyu olmadığını anlatıyor. Sesi elverdiği sürece bu işi yapmak niyetinde. Zaten hayranları da ondan vazgeçmeyi hiç düşünmüyor. 'Bizim enstrümanımız sesimiz' diyen Karaağaçlı, 'Akıcı konuşabildiğim, bu zekaya sahip olduğum sürece bu işe devam etmek istiyorum. Alzheimer bizim meslek hastalığımız. Ama bir sahil kasabasında üç katlı bir evi pansiyon yapıp, bir de gulet almak gibi idealim var. Çünkü çok yoruldum, içim çürüdü resmen' diyor.

İLGİLİ HABERLER