Gündem
  • 28.2.2003 02:30

ÇEVİK BİR'DEN MERAL AKŞENER'E : SENİ YAĞLI KAZIĞA OTURTURUM

28 Şubat sürecinde Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı yapan Bülent Orakoğlu’nun ‘post–modern askerî darbe’yi konu alan ‘Deşifre’ adlı kitabıyla başlayan tartışmalar sürüyor. Orakoğlu, kitabında, ‘o dönemde Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir’in, İçişleri Bakanı Meral Akşener ve kendisini ölümle tehdit ettiğini’ belirtirken, bu iddiaya ilk cevap Teoman Ünüsan’dan geldi. Dönemin İçişleri Müsteşarı Ünüsan, Akşener’in ölümle tehdit edildiğini doğrularken, Orakoğlu’na yönelik bir tehdidin olmadığını kaydetti. “Orakoğlu kahramanlık peşinde.” diyen Ünüsan’a göre, tehdit Çevik Bir’den değil, başka bir generalden gelmişti. Teoman Ünüsan, İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı döneminde bazı üst rütbeli subaylarla yemekli bir sohbette bir araya geldiği sırada kitapta bahsedilen benzer bir olay yaşandığını söyledi. Refahyol hükümeti ve irtica konusunun ele alındığı söz konusu toplantıda, silahlı kuvvetlerin çeşitli kademelerinde görev yapan beş generalin bulunduğunu açıklayan Ünüsan, ‘köstebek’ skandalı olarak bilinen ve Deniz Kuvvetleri’ne ait gizli askerî bilgilerin çalındığına ilişkin iddialar yüzünden askerlerin son derece kızgın olduğunu ve bundan dolayı dönemin bakanı Meral Akşener’i suçladıklarını dile getirdi. Ünüsan, aralarında Çevik Bir’in de bulunduğu generallerden birisinin Akşener ile ilgili sert açıklamalarda bulunduğunu kaydetti. Ölüm tehdidinin gerçek olduğunu, ancak Orakoğlu’na değil, İçişleri Bakanı Akşener’e yönelik olduğunu vurgulayan Ünüsan şöyle konuştu: “Şimdi bu beyefendi yani Sayın Orakoğlu anladığım kadarıyla kahraman filan olmaya çalışıyor. Öncelikle şunu belirtmekte yarar var: Konuşmanın yapıldığı yerde Orgeneral Bir vardı; ancak konuşma sırasında odada bulunmuyordu. Odada değişik rütbelere sahip beş general bulunuyordu. Çevik Bir’in olmadığı bir zamanda şimdi adını anımsayamadığım bir general bana gayet kızgın bir dille Akşener’in ne yapmaya çalıştığını sordu. Askerler daha sonra ‘köstebek’ olayı olarak bilinen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan askerî belgelerin çalınması ve kendilerinin izlenmesiyle ilgili olayı öğrenmişlerdi ve çok kızmışlardı. Bir general Meral Hanım hakkında gayet sert bir dille eleştirilerde bulundu ve bu tür davranışların ülkenin güvenlik birimlerine zarar verdiğini söyledi.” Ünüsan, kendisinin söz konusu olayı yetkililere aktardığını ifade etti. 28 Şubat’ı en çok Demirel istismar etti 28 Şubat sürecinde bir askerî darbenin söz konusu olmadığını savunan dönemin İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ünüsan, askerlerin tek hedefinin Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi arasında kurulan koalisyon hükümetini iktidardan uzaklaştırmak olduğunu ileri sürdü. Türkiye’de son yıllarda herkesin “28 Şubat’ta askerî darbeyi ben önledim.” diyerek olaydan kazanç sağlamaya çalıştığını savunan Ünüsan, süreci en çok suiistimal eden ismin ise dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olduğunu söyledi. Ünüsan şunları söyledi: “28 Şubat öncesinde ve sonrasında herkes darbeyi kendisinin önlediğini söyleyerek ortaya çıktı. Şundan emin olun, darbeyi hiç kimse önlemedi. O dönemde darbe lafı edenler sadece siyasilerdi. ‘Demokrasiyi kurtardım.’ diyenler başta Süleyman Demirel olmak üzere bunu sürekli suiistimal ettiler. Refahyol’un yıkılmasından sonra kurulan koalisyon hükümetleri de sürekli bunu gündeme taşıyarak, başka işler yaptılar. Sonuçlar ise ortada.” Dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu, 28 Şubat süreciyle ilgili yazdığı kitapta dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in, kendisini ve Bakan Akşener’i ölümle tehdit ettiğini açıklamıştı. Kitapta konuyla ilgili olarak şu değerlendirmelere yer verilmişti: “Bakan Akşener, Çevik Bir’in İçişleri Bakanı Müsteşarı Teoman Ünüsan’a (O kadına –Meral Akşener– söyle, ayağını denk alsın, Emniyet İstihbaratı'na sahip olsun, hareketlerine, konuşmasına dikkat etsin, yoksa iktidarı devraldığımızda onu avenesi ile birlikte İçişleri Bakanlığı önünde yağlı kazığa oturturuz. Ayrıca Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu da sabrımızı taşırmaya başladı. Ne yapmak istiyor, eceline mi susadı? Bu tür faaliyetlere devam etmesi halinde öldürüleceğinden haberi yok mu?) şeklinde beni ölümle tehdit ettiğini aktardı.” Akşener’in daha sonra kendisine yönelik tehditleri aynen Cumhurbaşkanı Demirel’e aktardığı ve konuyu basına yansıtmak istediği anlatılan kitapta Demirel’in Akşener’i sakinleştirdiği ifade ediliyor. Zaman

İLGİLİ HABERLER