Gündem
  • 24.5.2013 19:39

Dünya üçüncüsüyüz

Bakan Yıldırım, "Zararlı yazılım konusunda Türkiye hatırı sayılır ülke oldu. Böyle anılmak istemiyoruz. Üçüncüymüşüz, sondan üçüncü olmalıyız. İnsanı mağdur eden işler bize yakışmaz, bizim insanımıza yakışmaz" dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım, Kaya Otel'deki toplantıda yaptığı konuşmada, bilişimin dünyada geliştiğini, gelişme hızının arttığını belirterek, "Bilgi güçtür, bilgiyi paylaşmak ayrı bir farklılıktır. Türkiye sadece bilgiyi kullanan değil bilgiyi üreten bir ülke olmalı. Türkiye'nin bilgi çağını bilgi toplumunu ıskalama lüksü yok. Yaşam bilişimden ayrı düşünülemez. Cep telefonunu kaybedenler telaşa düşüyor. En fazla 20 dakikada fark ediyor. Bazılara birkaç dakikada fark ediyor. Çünkü sürekli emziriyor koynunda taşıyor. Cüzdanını kaybeden altı saat farkına varmıyor" dedi.

ALTYAPI YATIRIMLARI

Bakan Yıldırım, altyapı yatırımlarının önemine dikkat çekerek, şöyle konuştu:

"Türkiye'yi bekleyen tehlike artan trafiği altyapının karşılayamamasıdır. Onun için altyapıya çok yatırım yaptık. Bugünün iki üç katına çıkaramazsak orta vadede bu gelişmeler tersine döner. İnsanlara verdiğimiz hizmeti geri çekmeye başladığımızda kötüleşti mi bu milletin önünde duramazsınız. Mutlaka verdiğinizin biraz üzerinde yeni bir şey vereceksiniz. İşletmecilerin kısa vadeli hesapları bir kenara bırakıp altyapıya yatırım yapmaları gerekir. Mevcut altyapının da daha etkili kullanılması lazım" dedi.

DONANIM VE YAZILIMI YERELLEŞTİRMELİYİZ

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım, 1980'li yıllardaki iletişim teknolojisinin birçok ürününün Türkiye'de yapıldığını belirterek, "Ancak IT tabanlı iletişim ürünlerini donanımını, yazılımını yerelleştirmek zorundayız. Aksi halde ne kadar büyürsek büyüyelim ben mutlu olmuyorum. Çünkü burada bizim emeğimizin bizim akıl terimizin mutlaka olması lazım. Tedarikçilerinize bu mesajı mutlaka verin. Gelip satıp kenara çekilmesin. Bu yönde atılan adımlar yok mu var. Önemli küresel IT şirketleri daha fazla yatırım yapmaya başladılar ama henüz istediğimiz düzeyde değil. Onlar bizim düşüncemizin niyetimizin ifadesidir" dedi.

Bakan Yıldırım, ülkede genç işsizlik sorununun olduğunu ancak öte yandan iletişimcilerin ara eleman bulma sıkıntısı çektiğini belirterek, sektörde 170 bin çalışan olduğunu, 40 bin ara elemana ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

AKILLI ULAŞIM TRAFİK AKIŞINI YÜZDE 30 ARTIRDI

Bakan Yıldırım, önümüzdeki 10 yılda 50 milyar SIM kartın piyasaya gireceğini belirterek, yerli üretimin korunması gerektiğine dikkat çekti. Yıldırım, "Korumacılığı yerli üretimi artırmakta yapmalıyız. Biz yabancılar iş yapmasın demiyoruz. Amacımız iletişim ve ulaşımı daha iç içe hale getirmek. Yapılan araştırmalara göre büyükşehirlerde toplu taşımaların bilişim hizmetleriyle akıllı ulaşıma dönüştürülmesi sonucu trafik akışında yüzde 30 artış olmuş. Akıllı tabelalar akıllı duraklar ışıklar, sabah 07.00'da Acıbadem'deki ışık 1.5 dakikada bir değişiyor. Öğlen oluyor ine aynı. Bunların yoğunluğa göre kendiliğinden akıllı bir şekilde değişmesi lazım" dedi.

DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜYÜZ AMA SONDAN ÜÇÜNCÜ OLMAMIZ LAZIM

Dünyada internete bağlanma oranının yüzde 35'i geçtiğini, 144 milyar elektronik posta ve 300 milyon fotoğraf gönderildiğini, her gün 108 bin saat videonun sosyal paylaşım sitelerine ilave edildiğini anlatan Bakan Yıldırım, "Sanal ortam bizi daha fazla meşgul ediyor. Bu meşguliyetin içeriğine dikkat etmemiz lazım. Zamanı boşa harcamamalıyız. Bir üretim olmalı, dirlik, düzen olmalı. Gençlerimizi çocuklarımızı zehirleyen ortamlara fırsat vermemeliyiz. Yasayla yasakla bunlar olmaz. Zararlı yazılım konusunda Türkiye hatırı sayılır ülke oldu. böyle anılmak istemiyoruz. Üçüncüymüşüz. Sondan üçüncü olmalıyız. İnanı mağdur eden işler bize yakışmaz, bizim insanımıza yakışmaz. Bu konuda çok ciddi farkındalık oluşturmamız lazım. Bunlar ülkenin kalkınmasına değil dirliğinin düzenliğinin geleceğinin kararmasına sebep olduğu gibi ülkemizi dünyada pek iyi şekilde anılmamasına vesile oluyor" dedi.

Yıldırım, gece 22.00'den sonra alkol satışına yasak getiren düzenleme hakkında çıkan tartışmalarla ilgili, "Yasa çıktı, hayırlı olsun. Toplumu, gençleri, geleceğimizi korumak herkesin görevidir. En başta da ülkeyi yönetenlerin görevidir" yorumunu yaptı.

GÜNAY'IN TWİTİNE DEĞİNDİ

Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay'ın twitter hesabından geçtiği 'Başkasının yediğine, içtiğine karışmak kolay; marifet, insanın kendisini haramdan, haksızlıktan sakınması. Hayırlı Cumalar' şeklindeki twitinin medyada yer alması konusunda Yıldırım, "Zaten açıklama yapmış, düzeltmiş, yapacak bir şey yok" dedi.

KOCAOĞLU'NA ALKIŞ

Bakan Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu ve beraberindeki 190 kişilik bir ekibin sürece destek vermek amacıyla Diyarbakır'a gitmesini de memnuniyetle karşıladığını söyledi. Binali Yıldırım, "İyi etti. Barış için, kardeşlik için, ülkenin doğusuyla batısını kucaklaştırmak amacıyla yapılacak her gayreti biz yanındayız, alkışlıyoruz. Onun için belediye başkanımızın Diyarbakır'a gitmesinin doğru bir iş olduğunu, onu da İzmirliler'in de desteklediğini ve anlayışla karşılayacağını düşünüyorum" diye konuştu.

KİMSE ÜYELERİN KARARINI İPOTEK EDEMEZ

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Tayland'ın EXPO adaylık sürecinden çekilip Dubai lehine oy kullanacağı şeklinde bir açıklama yapmasını ise eleştirdi.

Türkiye'nin EXPO konusundaki kararlılığının sürdüğünü belirten Bakan Yıldırım, "Bizim bu konudaki kararlılığımız devam ediyor. Öyle mi Dubai'yi destekleyeceğini mi söyledi? Ondan haberim yok. Hiç kimse üyelerin kararını ipotek edemez, böyle bir açıklama yapmış olması eğer doğruysa hoş değil. Ama şartlar ne olursa olsun biz İzmir için gereken gayreti göstereceğiz" diye konuştu.

DUMAN SENSÖRLERİ İLE ORMAN YANGININDA ERKEN UYARI

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Vodafone ve Ege Orman Vakfı'nın birlikteliğinde 'Ormanlar yanmasın' adlı erken uyarı sistemini tanıtmak için havalimanı yakınındaki Bakioğlu Ormanı'nda düzenlenen toplantıya katıldı. Vodafone Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Koordinatör Başak Ülgen Alp konvansiyonel sistemler yerine mobil sistem kullanılarak yangın algısını sağladıklarını söyledi. Alp, "Güneş enerjisiyle çalışan duman sensörü yanıyor. Sunucudaki renk yeşilden kırmızıya dönüyor. Bu durumda cep telefonlarına SMS geliyor, alarm çalıyor. Orman yangınlarının sayısını azaltmak ve milli servete katkı sağlıyoruz. 60 adet sensörlü cihaz yerleştirildi. Havalimanı yönetimi Ege Orman Vakfı ve Orman Bölge Müdürlüğü'ne bilgi veriliyor" dedi.

YEŞİLE SAYGILI KIRMIZI PROGRAM

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray, orman yangınlarında insan faktörünün payının yüzde 90 seviyesinde olduğunu belirterek, "Bu tehlikenin önüne geçmek zorundayız. İklim değişikliğinin etkilerine karşı kolektif bir çalışma içinde olmalıyız. Mobil teknolojilerin gücünden aldığımız ilhamla bu programı oluşturduk ve adına 'Yeşile saygılı kırmızı' programı dedik" diye konuştu.

CEP TELEFONLARINA MESAJ DUMANLA MI GELECEK

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, İzmir'de yerel yönetimlerin baz istasyonlarını söktüğünü belirterek, baz istasyonu olmadan orman yangını erken uyarı sisteminin çalışmayacağını söyledi. Acarer, "İzmir'de yerel yönetimler acımasızca baz istasyonlarını söküyorlar. Davul zurna ile çıkarıyorlar. Baz istasyonu çıkarıldığı için bu sistem çalışmazsa bunun vebali kimin olacak? Danıştay'ın, Yargıtay'ın kararına uygun hareket etmeliyiz. Baz istasyonları olmadan bu sistem çalışır mı? Cep telefonlarına mesaj ve çağrı nasıl gidecek dumanla mı" dedi.

TÜRKİYE'DE BİR İLK

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'de ilk olan orman yangını erken uyarı sisteminin başka kentlere de yayılmasını isteyerek, "Yangın olmadan tehlikeyi görmek önemli. Erken uyarı sistemi cep telefonları bize bunları sağlıyor. Erken uyarı sistemi olsaydı dünkü yangınlardaki zarar olmayacaktı ya da çok düşük olacaktı. Bu arazinin Ege Orman Vakfı'na verilmesi iyi olmuş, yeşillenmiş. Olmasaydı İzmir'in çarpık yapılarına yenileri eklenecekti. Burada sadece orman yangın ihbarı yapılmıyor kaçak kesim, yapılaşma nakil de olsa bunları algılamak mümkün. Bu da bilişimle yapılıyor. Türkiye'de bir ilk. Bunlar memleketin başka köşelerine de yayılır" dedi.

İZMİR İSTEDİĞİ GİBİ YAŞAYACAK AMA HİZMET İÇİN DE YARIŞACAK

Bakan Yıldırım, İzmir'in istediği gibi yaşayacağını ancak hizmet için de yarışacağını öne sürerek, şöyle konuştu:

"Bilişimi sadece baz istasyonu olarak görmek ve körü körüne buna karşı olmak bizim milletimize yakışmaz. Teknolojiyi geliştirmek bizim görevimiz teknolojinin önüne geçmek insanları yoksunluğa mahkum etmek iyi değil hele hele İzmir'e hiç yakışmıyor. Merak etmesin İzmir yakında bunları da aşacak, artık bunların ayak sesleri de geliyor. İzmir hizmet istiyor, boş laf istemiyor, ideolojik siyaset istemiyor. İzmir istediğini yapacak, istediği gibi yaşayacak ancak hizmet için de yarışacak. Ak Parti'nin hizmet anlayışının İzmir'de başlayacağı günler uzak değil ben bunları görüyorum. Ben İzmir'e gelirken "hizmete geldim siyasete gelmedim' dedim. Öyle de yapıyorum."

İLGİLİ HABERLER