EMRE AŞIK : BENİ AYSUN EĞLENDİRİYOR

2.1.2005 - 00:17

Emre Aşık’ın 24 saatinin nasıl geçtiğini merak ediyorsanız, bu röportajı kaçırmayın. Sahada kaybetmeye tahammül edemeyen hırslı futbolcu, özel hayatında sakin ve duygusal...

Emre, zaaflarından alışkanlıklarına, 7 yıldır yaşadığı masal gibi aşktan hedeflerine kadar her şeyi sizler için anlattı.


- Kaçta kalkarsın?

- İdmanımız sabah olduğu zaman erken kalkmaya çalışırım. Son zamanlarda idmanlarımızı akşam yapıyoruz. Bu nedenle saat 11.00 gibi kalkıyorum.

- Kalktıktan sonra evde nasıl vakit geçirirsin?

- İlk önce güzel bir kahvaltı yaparız. O saatlerde Comedy Max’te çok güzel diziler oluyor; Sex And The City, Friends, Simpsonlar’ı seyrediyoruz. Hava güzelse dışarı çıkıp, dolaşırız. Bahçemiz var. İdman yoksa bazen Aysun’la bahçede idman yaparız. Bu arada Aysun da çok iyi futbol oynuyor.

- Kahvaltıda vazgeçilmezin nedir?

- Kahvaltıyı kahvaltı gibi yapmayı isterim. Peynir, reçel, bal, domates yerim. Közlenmiş patlıcanla biberin domatesle karışımını çok severim.

- Öğle yemeklerini evde mi yersiniz?

- Ben Türk mutfağını çok sevdiğim için genelde evde yemeyi tercih ederiz. Yardımcımız Saadet Hanım, bize çok güzel yemekler yapıyor. Bazen de dışarı yemeğe gideriz.

ANTRENMAN GÜNÜ MASAJDAN VAZGEÇMEM

- İdman olduğu günler tesislere genelde erken geliyorsun.

- Evet, idmandan 45 dakika, 1 saat önce gitmeye çalışırım. Masaj yaptırırım. Tedavim varsa tedavimi olurum. Ardından yarım saat kondisyon salonunda, aletli kondisyon yaparım. Bazen GYM, bazen karın adalesi için...

- Peki, idman sonrası?

- İdman bitince de hemen tesislerden ayrılmam. Yarım saat yorgunluğumun dinmesini beklerim. Duşumu alırım, gerekiyorsa tekrar masaj olurum.

- Akşamını nasıl geçirirsin?

- Aysun’la ortak arkadaşlarımız var. Bazen onlarla buluşuruz ama Aysun’la yalnız vakit geçirmeyi de çok seviyoruz.

PLAY STATİON OYNAMAYI ÇOK SEVİYORUZ

- Akşam yemeklerinde tercihin nedir?

- İtalyan yemeklerini ve balığı çok seviyoruz. Ya güzel bir İtalyan restaurantına ya da balık restaurantına gideriz. Bu açıdan Çengelköy’de oturmamız da büyük bir avantaj. Genelde bize yakın olduğu için Del Mare Restaurant’a gidiyoruz. Haftada 1-2 defa sinemaya gideriz. Sinemaya gitmediğimiz zaman da evde DVD seyrederiz, Play Station oynarız.

- Favori mekanın neresi?

- Kalabalık yerleri sevmiyorum. Mayadrom’da rahat edebiliyorum. Yemek yemek istiyorsunuz ama mesela mağlubiyet aldığınızda basın ya da çevredekilerden negatif bir elektrik alıyorsunuz. Bunu hissedebiliyorsunuz. Tatillerimi de yurt dışında yapmaya çalışıyorum. Türkiye’de hakikaten insanların özel yaşantısı didik didik ediliyor. O nedenle daha çok sessiz, sakin yerleri tercih ediyoruz.

- Kaçta yatarsın?

- İdmanım akşamsa, yatmam 1.00’i bulur, sabahsa daha erken yatarım.

- Ailen İstanbul’da mı yaşıyor?

- Yaklaşık 5-6 senedir annem İstanbul’da. İki ablam ve annem de Ataşehir’de birbirlerine yakın oturuyorlar. Haftada bir defa ablamlardan birine ya da anneme giderim. Annemin yemeklerini çok seviyorum. Hangisine gitsek, bütün aile orada toplanır.

SAHADA HIRÇINIM AMA...

- Saha dışında Emre Aşık nasıl bir insan?

- Sahada çok hırçın gözükmeme rağmen normalde sakin bir yapım var. Biraz da duygusalım, olur olmaz şeylere kırılabiliyorum. Gerçi arkadaşlarıma sorsanız onlar beni daha iyi anlatır.

- Arkadaşlarını seçerken hangi değerlere önem verirsin? Kimler Emre’nin dostu olabilir, ne yaparlarsa dostluğun biter?

- İki kategori vardır; arkadaşlarım ve dostlarım. Özellikle dostlarımı seçerken çok dikkat ediyorum. Herkes arkadaşım olabilir ama “dostum” dediğim kişiler kötü günlerimde yanımda olmalı. Popüler olduğumda, takımda oynadığımda herkes arayıp soruyor. Fakat, yıldızınız biraz daha düşük olduğu zamanlar gerçek dostlarınız ortaya çıkıyor. Ben de bu ayırıma çok dikkat ediyorum. Gerçek arkadaşlarımla da dostluğum sonuna kadar devam eder.

- Arkadaşlarınla bir araya geldiğinizde sohbet konuların nedir? Futbol konuşmaktan kaçınır mısın?

- Futbol konuşmaktan sıkılmam ama özel hayatımda çok futbol konuşulmasını pek istemem. Mesela akşam oturduğumuzda, futbol sohbetimizin 5’te birini kapsar. Daha çok özel hayatımızla ilgili gelişmeleri konuşuruz. Bu arada espri yapan insanları çok severim. Ben de espritüel bir insanım. Karşımdaki insanın esprilerimi kaldırmasını isterim.

- Sen, yapılan esprileri kaldırabilir misin?

- Zaman zaman olmasa da kaldırmaya çalışıyorum. (Gülüyor) Böyle de, ufak bir kötü huyum var.

YENİLGİYE TAHAMMÜLÜM YOK

- Başka nelere tahammülün yoktur?

- Karşımdaki dostum olsun, arkadaşım olsun, yenilgiye asla tahammülüm yoktur. Tavla oynarken bile kaybetmeyi hazmedemiyorum.

- Futbolda mağlubiyet ve galibiyetler özel yaşamına nasıl yansıyor?

- Mağlup olunca gerçekten çok üzülüyorum. Yorgunluktan da uyuyamadığım oluyor ama böyle durumlarda sabaha kadar televizyon izliyorum, kafamı dağıtmaya çalışıyorum. Hatta Aysun, “Yenildiğin zaman çekilmez oluyorsun” diyor. 1-2 gün onunla konuşmuyorum. Annemi, ablamları aramıyorum. Galip geldiğimizde ise her şey güllük gülistanlık oluyor. Nasıl bahar gelir, güneş açar; aynen öyle hissediyorum. Çok cıvıl cıvıl oluyorum. Aslında futbolla özel hayatın bu kadar iç içe olmaması gerekiyor. Biraz yetiştiriliş tarzım, biraz Türkiye’de genelde olaylara böyle bakılıyor olması, etkili oluyor.

- Basının yaptığı haberler, eleştiriler sende baskı oluşturuyor mu?

- Bir zamanlar gerçekten eleştirileri çok kafama takardım. Artık tecrübeli denilebilecek yaştayım. 13 Aralık’ta, 31 yaşımı doldurdum. Önemli olan hocamın ve yönetimin kararı. Beni oynatıyorsa, istediğini yapabiliyorumdur ve başarılıyımdır. Ben de Hocamın verdiği görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyorum.

BENİ EN ÇOK AYSUN EĞLENDİRİR

- Seni en çok ne eğlendirir?

- Beni en çok yaptığı şakalar, esprilerle Aysun eğlendiriyor. Cıvıl cıvıl bir insan. Onunla paylaştığım her dakikanın kıymetini biliyorum.

- Aysun’la nasıl tanıştınız?

- Bir fuarda tanıştık. O kadar (Gülüyor).

- Kıskanç birisi misin?

- Aysun ile 7 senedir beraberiz, 4 senedir de aynı evde yaşıyoruz. 2 sene öncesine kadar çok kıskançtım.

- Bu değişiklik nasıl oldu?

- Karşılıklı güven kazanıldı. Zaten her gün beraberiz. Artık şehir dışına ve yurt dışı işlerine de gitmiyor. Kamplardayken de nerede olduğunu biliyorum ama gene de ayrı kaldığımızda hem biraz kıskanıyorum hem de özlüyorum.

BİZİMLE ÇOK UĞRAŞTILAR

- Aysun ünlü bir manken ve sen de ünlü bir futbolcusun. Gözlerin sürekli sizin üzerinizde olması ilişkinize nasıl yansıdı?

- Yaşayacağımızı biliyorduk ama başlarda çok zorlandık. Bizimle gerçekten çok uğraşıldı. Yıpratmaya çalıştılar, bir gün ayırdılar, bir gün evlendirdiler. “Kavga ettiler, Aysun evi terk etti” şeklinde haberler çıktı. Yavaş yavaş bu ilişkinin sağlam temellere oturduğunu gördüler. Son bir kaç senedir basın anlayışlı davranıyor, bu nedenle onlara da teşekkür ediyorum.

- Senin de dediğin gibi ilişkinin seyri sürekli tartışma konusu oluyor. Yetkili ağız olarak soralım, evlilikle ilgili düşüncelerin neler?

- Evlenmeyi istiyoruz, özellikle ben çok istiyorum. Geçen sene evliliğimizi ertelememizin en önemli nedenlerinden bir tanesi Şampiyon olamamızdı. Çünkü “Şampiyonlukla evleneceğiz” demiştim. Önümüzdeki yaz evlenmeyi düşünüyoruz.

- Kaç çocuğun olmasını istersin?

- Çocukları, özellikle de erkek çocukları çok seviyorum. Aysun da oğlumuz olsun istiyor ama ben ilk önce kızımız, sonra erkek çocuğumuz olsun istiyorum.

ÇOCUKLUĞUMU BİLENLER BANA ŞAŞIRIYOR

- Sen nasıl bir çocuktun?

- Ben çok yaramazdım. Küçükken adeta annemi bıktırdım. Komşular olsun, akrabalar olsun illallah ettiler. Büyüyüp de uslanınca ve böyle bir insan olduğumu görünce çok şaşırıyorlar.

- Hep ünlü olmanın sıkıntılarını konuştuk. Hiç mi hoşuna gitmiyor?

- Kim sevmez ki ünlü olmayı. Hoşumuza gidiyor tabi ama basında bir profiliniz çiziliyor. İnsanlar da size o profil üzerinden bakıyor. Özellikle son zamanlarda çok yanlış şeyler atfedildi. Ama insanlar dışarıda tanıdıkça, öyle olmadığımı görünce seviniyorlar. Mesela çocukların gelip imza istemesi, onların mutluluğunu paylaşmak çok güzel bir duygu.

- Bakımın için neler yaparsın?

- Çok fazla bir şey yapmam. Aysun’un verdiği kremler var, arada sırada onları kullanıyorum. Florya’da bir kuaförüm var, traş olmaya hep ona gidiyorum. Bir yeri sevdiysem hep oraya giderim. Restaurantta da, kuaförde de öyle...

İNGİLTERE'DE OYNAMAK İSTERDİM

- Modayı takip ediyor musun? Kıyafet tercihini nasıl yaparsın?

- Modayı çok fazla takip etmem ama tarzımı oluşturmamda Aysun bana çok yardımcı oluyor. Yakışanı giyerim. Özel bir marka tutkum yok. Bir şey beğendiysem, pahalı da olsa alırım. Eğer bana yakıştıysa... Örneğin son zamanlarda Abercrombie&Fitch’ten çok alışveriş yaptım. Genelde spor kıyafetleri tercih ediyorum. Dolapta 2 ya da 3 tane takım elbisem vardır.

- 30 yılı nasıl geçirdin? Hayatı doyasıya yaşadığını düşünüyor musun?

- Hayatım çok iyi geçti. Dönüp de arkama baktığım zaman yapmak isteyip de yapmadığım çok az şey kaldı. Mesela Avrupa’da, özellikle de İngiltere’de futbol oynamayı çok isterdim.

- Hiç “Keşke” dedin mi?
Tabi keşkelerim var.

- Örnek verebilir misin?

- Onlar da bana kalsın. Bunları anlatamam.

- Bugünden sonrasını nasıl yaşamak istiyorsun?

- Öncelikle Beşiktaş’ta kalıcı olmak istiyorum. Zaten 1,5 yıl daha sözleşmem var. Sözleşmem bitince de ne olacağını oturup konuşacağız.

- Futbolu bıraktıktan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?

- Futbolu bırakanlarla konuşuyorum, çok zorluk çektiklerini söylüyorlar. 9-10 yaşımdan beri ben futbolun içindeyim. Mahalle arasında maçlar yapıyorsun, bir kulübün alt yapısına giriyorsun, profesyonel oluyorsun, her gün idman yapıyorsun, maçlarda oynuyorsun, o işten para kazanıyorsun... Bildiğim başka bir iş yok. Doğal olarak bırakınca bir boşluğa düşülüyor. Futbolculuğu bırakınca bir sene dinlenmek istiyorum. Aysun ile beraber New York’a gitmeyi düşünüyoruz. Ama sonra muhakkak futbola döneceğim. Antrenör olarak olabilir, başka bir iş olabilir...

- Nerede ve nasıl yaşlanmak istersin?

- Sevdiklerimle, yani ailem ve Aysun ile beraber İstanbul’da yaşlanmak isterim.

Haber7

    Hakkımızda/Künye
    • Sahibi : İntervizyon Prodüksüyon Organizasyon San.Tic.Ltd.Şti.
    • Kuruluş : 21 Mart 2001
    • Genel Yayın Yönetmeni :Metin ÖZER
    • Editörler
    • Necmi Kurucu
    • Melek Baritoğlu
    2002’den Gümüze Kesintisiz Yayın.
    Haber Vitrini’nde yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.