Gündem
  • 31.3.2003 12:14

EMZİK GİBİ İKİDE BİR CEP TELEFONUYLA KONUŞMAYIN

Meclis'teki görüşmelerde zaman zaman renkli insanı gülümseten diyaloglar saptamalar olur. Genel Kurul ve Plan-Bütçe Komisyonu'nda tam 17 gün ve yaklaşık 200 saat süren 2003 yılı bütçe görüşmeleri de bu tip konuşmalara sahne oldu. Yoğun ve yorucu tempo içinde zaman zaman sinirlerin gerildiği görüşmelerde milletvekillerinin esprileri gerilimli ortamları yumuşattı. Bütçe görüşmelerinde komisyonu 11 gün, 130 saat yöneten Başkan Sait Açba deneyimi ve esprileriyle oturumlara renk kattı. Meclis Başkanı Bülent Arınç da görüşmelerde CHP'li milletvekillerinden büyük taktir gördü. İşte tutanaklara geçen bütçe görüşmesinin ilginç bölümleri şöyle: Başkan Bülent Arınç: • Sokaklar sizi bekliyor: Milletvekilleri, milletin vekilleridir. Marketler bizi bekliyor, çay ocakları bizi bekliyor, ibadet yerleri bizi bekliyor, sokak bizi bekliyor. • Hasan Sabbah'ın sarayı: Ooo, biz sanki Hasan Sabbah'ın sarayında oturuyoruz. Lojman saltanatı bunun adı. Ben triplekste oturuyorum 7 seneden beri, her tarafından rüzgar giriyor, ıslak zeminlerdeki fayanslar 3 ayda bir düşüyor, çatısından içeriye su alıyor; küçümsemek için söylemiyorum, gerçek buydu, ama dışarıda bu bir başka türlü anlatılıyor. • Cep telefonu emzik gibi: Cep telefonu, benim tüylerimi diken diken eden bir olaydır. Arkadaşlar, bu, saygısızlıktır. Genel Kurul salonunda cep telefonlarının açık bulundurulması ve hele hele, affedersiniz, adeta, bir emzik gibi ikide bir konuşulması ''çıngır çıngır çıngır'' seslerinin gelmesi, Meclisimizin, işte en güzel tabiri odur, mehabetine uymayan bir davranıştır. • Soğan sarmısak: Maşallah, bir milletvekilimizin dünyasında hep sarımsak var, her gün gruplarda sarımsak dağıtıyor; CHP'de dağıttığı yetmedi, AK Parti'ye de gitti, sarımsak dağıttı. Kardeşim, ne kadar yanlış bir şey! Sarmısak oldu soğan, soğan oldu Ordulular getirdi fındık, Osmaniyeliler getirdi fıstık... Geçenlerde Niğdeliler miydi affedersiniz, neresiydi... ( ''Karamanlılar'' sesleri) Karamanlılar elma armut getirmiş, arkasından bisküvi getirmiş... Böyle bir şey olabilir mi canım! Bırakınız, soğanı, sarmısağı bilmem neyi dağıtmak... • Meclis civata fabrikası değil: Meclis civata üreten bir fabrika değil. Öyle Başbakanlar gördük ki, 365 tane kanun çıktı diye seviniyordu. Hayır, ben karşısına çıkıyor ve diyordum ki, biz seri üretim yapmıyoruz. Çıkan kanunun kalitesi önemlidir. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin • Üzerimizde gölge yok: Başbakan Gül'ün üzerinde bir gölge var dediler. Bir şahsın gölgesi var derken tabii Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı ifade ettiler. Ben de Sayın Gül'ün yardımcısıyım, ne Başbakan'ın ne de bizim üzerimizde herhangi bir gölge yoktur, ben hiç böyle bir şey hissetmedim. CHP'li Kemal Anadol • Öğrenci gibi sıra kapıyor: Ben şaşırdım arkadaşlar, Meclis'e geldim yıllar sonra, baktım, bizim eskiden oturduğumuz yerler vilayet sırasına göre olurdu ve herkesin sırası olurdu; bu, öyle değil, belediye otobüsü gibi.. Şimdi, Meclisimiz de, erken gelenin oturduğu, öğrenci gibi üyelerinin yer tuttuğu, sıra kaptığı bir durumda; yani, buna da bir çözüm bulursanız Sayın Başkan çok memnun olacağım. Nizam, intizam her şeyden çok bize yakışır. AKP'li Musa Uzunkaya • İmdat, imdada yetişti: Şimdi, çevre, hakikaten felaketti, çevre imdat diyordu. Değerli Bakanımız, İmdat Sütlüoğlu olarak da imdada yetişti inşallah. (Vatan)

İLGİLİ HABERLER