Gündem
  • 29.4.2003 14:48

ERDOĞAN: ''BİZ GERGİNLİK, ÇATIŞMA, DİDİŞME İSTEMİYORUZ''

DEVLET ARIK-ALİ ULURASBA ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, resepsiyon kriziyle devletin zirvesinde başlayan gerginliğe hükümet adına son noktayı koyarak, ''Biz gerginlik, çatışma, didişme istemiyoruz'' dedi. Erdoğan, hükümetin gündeminde bulunan Kamu Yönetim Reformu'na yönelik eleştirileri de cevapladı. Türkiye'de siyasi mesuliyetinin gereğini yerine getirmeyen ve üniter devlet kavramını bilmeyen siyasiler olduğuna işaret eden Erdoğan, ''Kimse AK Parti iktidarını üniter devlete karşı gösteremez. Kamunun yeniden yapılandırılması çalışmaları ne üniter devlete yönelik tehdittir ne de eyalet sistemi getiriyor'' diye konuştu. Türkiye'nin AB'ye üyelik çerçevesinde yerel yönetimleri güçlendireceğini kaydeden Erdoğan, imar disiplinini bütün ülkede sağlayacaklarını söyledi. Türkiye'deki çarpık yapılaşmaya Esenboğa Havaalanı yolundaki yapıları gösteren Erdoğan, ''Modern ve çağdaş Türkiye'nin böyle estetik anlayışı olabilir mi? Böyle imar ve planlama anlayışı olabilir mi? Türkiye'de kadostral çalışmaları bitirmeyi düşünüyoruz. Plansız, imarsız yer kalmayacak. Bunu hedefliyoruz'' dedi. 'KİMSE BU YÜRÜYÜŞTE TÜRKİYE'Yİ TÖKEZLETEMEZ' Türkiye'deki hantal yapıyı özlü bir şekilde değiştirme zamanının geldiğine dikkat çeken Başbakan Erdoğan, değişim olmadığı takdirde kara deliğin bulunacak kaynakları dipsiz bir kuyu gibi içine çekeceğini söyledi. Kamudaki yeniden yapılanmanın halkın beklentisi olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Kimse bu yürüyüşte Türkiye'yi tökezletmeye kalkmasın. AK Parti iktidarının Türkiye'nin makus talihini değiştirmek, planlanan bu işlerin gerçekleşmesine bağlıdır. Türkiye kısır döngüden muhakkak çıkmalıdır. Türkiye yeniden büyümeyi hayat geçirmelidir. Bunun yolu eski siyaset anlayışından uzaklaşmak. Biz hükümet olarak bu konuda titiz davranacağız. Bu hassasiyeti herkes göstermelidir. Arkadaşlarımız gösteriyor. Kimse devletin en alt biriminden en tepe noktasına kadar layüsel (dokunulmaz) değildir'' mesajını verdi. 'BAŞARISIZ BÜROKRATLAR DA TASFİYE EDİLMELİDİR' Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'nin eksiksiz uygulandığı ülke olacağının altını çizen Başbakan Erdoğan, bunun için yasal değişikliklerin tümünü hayata geçireceklerini bildirdi. Buna direnenlerin ve statükoyu korumaya çalışanların olabileceğine işaret eden Erdoğan, ''Türkiye'nin imkanlarını boşuna harcayanlar, statükonun devamı için direnenlerden, yolsuzluk ve usulsüzlüklerden iddia edildiği gibi sadece siyasiler değil geçmiş dönemlerin yanlışlarından, başarısızlıklarından o dönemin bazı bürokratları da sorumludur. Halkımız 3 Kasım'ta sorumlu siyasetçileri tasfiye etti. Peki sorumlu bürokratları kim tasfiye edecek? Ne olacak? Hem hesap vermeyecekler, hem köşe başlarını tutacaklar. Yine değişime direnmeye devam edecekler. Kara deliklerin kapanmaması için uğraşacaklar. Bunlara yeter artık denilmeyecekse o zaman seçimleri niye yapıyorsunuz. Seçimleri, parlamento sıralarını değiştirmek için mi yapıyorsunuz. Bu millete saygısızlık. Halka sorumsuzluktur. Millet iradesiyle dalga geçmektir. Ama AK Parti, bunların hiçbirini yapmayacak, millet adına çalışacak'' dedi. 'GERGİNLİK İSTEMİYORUZ' ''Sözünü ettiğimiz bu çerçevede vatandaşın sesine kulak vermeyi eleştiri konusu yapıyorlar. AK Parti'nin Meclis çoğunluğunu hazmetmekte zorluk çekiyorlar'' diyen Erdoğan, CHP'yi hedef aldı. Erdoğan, ''Bizim Anayasa'yı değiştirme çoğunluğuna sahip olmamıza rağmen sayısal çoğunluğa bağlı politika yapmayacağımızı söylememize rağmen bazı çevreler bunu kullanma hakkımız yokmuş gibi davranıyorlar. Demokrasi bilinci olmayan siyasiler sayısal çoğunluğun değeri yokmuş gibi davranıyorlar. Bu siyasetçiler demokrasi ve katılım anlayışını bilmiyorlar. İktidar ve muhalefet kavramlarının ne işa yaradığından haberleri yok. Zannettikleri gibi sayısal çoğunluk ihmal edilecek birşey değildir. O sayısal çoğunluğun arkasında millet vardır. AK Parti tüm kavramları laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti prensibine uygun hayata geçirmede kararlıdır'' şeklinde konuştu. Erdoğan konuşmasının sonunda resepsiyon krizinin ardından yaşanan gerginliklere cevap vererek şunları söyledi: ''Biz gerginlik, çatışma, didişme istemiyoruz. Hiçbir zaman bunun peşinde olmayacağız, bunun bir tarafı olmayacağız. Bütün arkadaşlarımı da aynı hassasiyet içerisinde görüyorum. Temel meseleleri siyasi platformda toplumsal diyalog ve uzlaşma ile çözmekten yanayız. Ama bu, bize verilen hakkı kullanmayacağız ve çürümüş siyaset anlayışına teslim olacağız anlamına gelmiyor''.

İLGİLİ HABERLER