Gündem
  • 7.5.2004 11:18

ERDOĞAN, YUNAN GAZETESİNE KONUŞTU...

Resmi ziyaret için Atina'da bulunan Erdoğan, To Vima gazetesine verdiği demeçte, Türkiye ile Yunanistan'ın büyük bir gerginlik dönemini aşmayı başararak, iki halkın istikrarlı desteği, kararlılığı ve hükümetlerin çabalarıyla olumlu bir hava ve karşılıklı güven ortamı yarattıklarını vurguladı. Türk-Yunan ilişkilerinin, hem Avrupa, hem de bölgede bir barış ve istikrar odağı yaratmak için yeni ufukların eşiğinde olduğunu söyleyen Erdoğan, hükümetin Yunanistan'la işbirliğini tüm alanlara yayacak yeni adımların atılmasını hedef aldığını belirtti. Gazetenin Kıbrıs'taki gelişmelerin Türkiye'nin Avrupa stratejisini etkileyip etkilemeyeceğine ilişkin sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, şunları söyledi: ''Kıbrıs Rum kesiminin AB üyeliği ile Türkiye'nin adaylık statüsü arasında bağlantı yok. AB üyeleri ve AB Komisyonu'nun, Rum yönetiminin Türkiye'yi hedef alabilecek çabalarına karşı çıkmaları gerektiğine inanıyoruz. Adanın birleşmesi ve tüm Kıbrıs'ın AB üyeliği için hangi tarafın nasıl oy kullandığını unutmamaları gerekiyor. Kıbrıs'ta 24 Nisan referandumlarından sonra yeni bir durum doğdu. Kıbrıslı Türkler, 40 yıldır devam eden sorunları çözmek istediklerini net bir biçimde gösterdiler. Kıbrıslı Rumlar ise olumsuz oy kullandılar. Bu referandum sonucunda Rumların Kıbrıslı Türkleri ilgilendiren konular üzerinde kontrol kurmaya çalışmalarına izin verilmemelidir. Türkiye ve Kıbrıslı Türkler, sorunun çözümü için ellerinden geleni yaptılar. Şimdi sıra, AB'nin Türkiye'den bu konudaki beklentisinin karşılandığını açıklamasındadır. Kıbrıs sorununun çözümü, üyelik siyasi kriterleri içinde değildir. Siyasi kriterleri yerine getirdiğimiz zaman ve müzakerelere başladığımızda, AB üyeliğimizin önünde özel bir güçlük görmüyorum. Avrupalı liderler, Aralık'ta toplandıklarında gerçekleştirdiğimiz önemli reformları göz önünde tutacaklar ve küresel bir oyuncu olmanın gerektirdiği biçimde geleceği önceden planlayan stratejik bir vizyonla sorumlu bir tepki göstereceklerdir.'' TÜRKİYE, SÜREÇ BOYUNCA İYİ NİYETİNİ GÖSTERDİ Gazetenin, Türkiye'nin Kıbrıs'ta yeni bir girişim başlatmayı düşünüp düşünmediğine ilişkin sorusuna, ''Türkiye'nin, Kıbrıs'ta yalnızca müzakereleri tekrar başlatmakla kalmayıp tüm süreç boyunca BM Genel Sekreteri'ne verdiği destekle iyi niyetini gösterdiği'' yanıtını veren Erdoğan, sonuçta ortaya çıkan durumun uluslararası toplum tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Türklerin evetine karşılık Rumların büyük bir çoğunlukla hayır dediğini, ancak buna rağmen AB üyesi olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: ''Kıbrıslı Türkler ise dışarıda kaldı. Bu ortadan kaldırılması gereken bir çelişkidir. Kıbrıslı Türkler, sorumlusu olmadıkları bir gelişmenin kurbanları olmamalıdır. Uluslararası toplumu Kıbrıslı Türklerin tecridine son vermek için elinden gelen her şeyi yapmaya çağırıyoruz. Kıbrıslı Türklerin dünyayla bütünleşme arzuları tam olarak tatmin edilmelidir. '' Gazetenin sorusu üzerine Annan planının referandumda taraflardan birisinin reddetmesi halinde geçersiz kalacağının, bu metnin kendisinde öngörüldüğünü hatırlatan Erdoğan, Türk tarafı evet dedikten sonra ikinci bir referandumdan söz etmenin garip olduğunu kaydetti. Türkiye ve Kıbrıslı Türklerin, bir kez daha dünyaya, müzakereler sırasında olduğu gibi bir adım önde olduğunu gösterdiğini belirten Erdoğan, şimdi Kıbrıslı Rumların referandumdan sonra oluşan durumu değerlendirmeleri gerektiğini söyledi. RUM KESİMİNİ TANIMA OLASILIĞI Erdoğan, Türkiye'nin Rum kesimini tanıması olasılığına ilişkin soruya ise ''Rum yönetimi ne tüm adayı, ne de Kıbrıslı Türkleri temsil ediyor. Kendi sınırları içinde, kendi anayasal düzenleri çerçevesinde örgütlenen Rumlar, Kıbrıslı Türkleri de temsil eden hükümet olduklarını iddia edemezler. Kıbrıslı Türkler de kendi sınırları ve anayasal düzenleri içinde egemen devlet olarak işlerini yürütüyor. Türkiye, KKTC'yi Kıbrıs Türk halkının yasal temsilcisi olarak tanıyor ve diplomatik ilişkileri mevcut. Bu da böyle kalacaktır'' yanıtını verdi. Gazetenin Lüzern müzakere sürecini konu alan sorularına, ''Geçmişte yaşananlar geçmişe aittir'' yanıtını veren Erdoğan, müzakereler sırasında ele alınan konulara geri dönmeye gerek duymadığını, sonucun, Kıbrıslı Rumların yüzde 76'sının Annan planını reddetmesi ve planın öngörüldüğü gibi geçersiz hale gelmesiyle alınmış olduğunu kaydetti.

İLGİLİ HABERLER