Asayiş
  • 30.4.2013 15:32

Eski YÖK Başkanı : 'Darbelerle işim olmaz'

Ergenekon Davası'nın tutuksuz sanığı Kemal Gürüz, "4 kitap yazdım, 90'ın üzerinde makalem var. Bunun 60 tanesinin YÖK'ten ayrıldıktan sonra yazdım. Uluslarası bir çok konferansa katıldım. Benim Ergenekon'la, darbeyle, onla bunla uğraşacak vaktim yok. Darbelerle işim olmaz. Darbe teşebbüsünden bilgim olsa şerefim üzerine gelip ihbar ederdim" dedi.

Ergenekon Davası'nda savcıların sunduğu mütalaada 'Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istediği tutuksuz sanık eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yaptı. "28 Şubat" soruşturması kapsamında tutuklanan ve Sincan Cezaevi'nden Silivri'ye getirilen Gürüz, "4 kitap yazdım, 90'ın üzerinde makalem var. Bunun 60 tanesinin YÖK'ten ayrıldıktan sonra yazdım. Uluslarası bir çok konferansa katıldım. Benim Ergenekon'la darbeyle, onla bunla uğraşacak vaktim yok" dedi.

Azınlık Tali Komisyonu'nun bir raporunun kendisinde çıkması nedeniyle devletin gizli belgelerini bulundukmaktan suçlandığına dikkat çeken Gürüz şunları anlattı: " 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 2000 yılı Mayıs ayında beni köşke çağırdı. Heybeliada Ruhban Okulu probleminin dış ilişkilerinde sıkıntı yarattığını, bu sorunun çözülmesine karar verdiklerini söyledi. Bana 'git ne yaparsanız yapın bu problemi çözün' dedi. Mehmet Ali Bayar ile Feridun Sinirlioğlu'na beni bilgilendirmeleri talimatını verdi. Bartholomeos'la yapılacak toplantıya hazırlanmamızı istedi. Bana çeşitli belgeler verdiler. Bartholomeos ile Ankara'da Sheraton Oteli'nin asma katında buluştuk. Bartholomeos otele 12 avukat ile geldi. Ben tek başına gittim. Saatler süren toplantının ardından belli bir mutabakata vardık. O zaman ruhban okulu sorunu çözülmek üzereydi. Bu konu şimdi de gündemde. Demirel'den sonra 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer geldi. Bu konuda siyasi irade ortadan kalktı. Sezer ile hiç aramız yoktur. Benim onun hakkında, onun benim hakkımda ne düşündüğü kamuoyunda bellidir" diye konuştu.

"DEVLETİN GİZLİ BELGELERİNİ ELE GEÇİRECEK ADAM MIYIM?"

Kemal Gürüz, "Cumhurbaşkanı Sezer, Azınlık Tali Komisyonu toplantısına YÖK'ten 2 temsilci istedi. Ben de iki kişiyi görevlendirdim. Toplantıya giden Hasan Sayın, toplantıya ilişkin belgelerin bir kopyasını bana da verdi. Bu belgeleri eve götürüp bir yere koydum. Sezer hislerini bir yere bırakır bunları sorar diye ancak sonra da unuttum. Bundan dolayı devletin gizli belgelerini saklamakla suçlanıyorum. Ben ruhban okulunun açılması gerektiğine inanıyorum. Bunun için var güçümle çalıştım. Ruhban okulu konusunda, bu davada birlikte yargılandığım kişiler arasında 180 derece benimle ayrı görüşte olan insanlar var. 4,5 senedir ben ve ailem mağdur olduk. Bu belgeyi ben ne yapayım. Ben devletin gizli belgesini saklayıp da ne yapayım. Ben devletin gizli belgelerini ele geçirecek adam mıyım? Ben beklerim ki bugünkü hükümet beni çağırarak 'Anlat bakalım ne oldu o zamanlar' diye sorsun. Yaptığım telefon konuşmalarında ve evimde bulunan belgelerde darbe sözü, şiddet ve iddia edilen 'Ergenekon Terör Örgütü'ne ilişkin bir ima yoktur. Darbe teşebbüsünden bilgim olsa şerefim üzerine, gelip ihbar ederdim" ifadelerini kullandı.

"AİLEM VE BEN ÇOK RENCİDE OLDUK"

"Demokrat Partili bir ailenin çocuğuyum" diyen Gürüz, o dönemde kendi ailesine kuyruklu denilerek hakaretlere uğradıklarını anlatarak, "Türkiye'yi bu hale darbeler getirdi. Ben Demokrat Parti'nin kurduğu okullardan mezun oldum. 37 yaşında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde rektör oldum. 42 yaşında TÜBİTAK'ta başkanlık yaptım. 47 yaşında da YÖK'te başkan olarak görev yaptım. Benim Türk Milleti'ne bir borcum var. Vatansever Türküm. İfademin alınacağını duyunca koşa koşa geldim. Darbelerle işim olmaz. Suçlamaları kabul etmiyorum. Üzülüyorum. Ailem ve ben çok rencide olduk. Makam arabasına binmedim, koruma kullanmadım. Emekli maaşımla yaşıyorum. Başka bir şeyim yok. Bartholomeos da bu toplantıyı söyledi. 'Oturduk, konuştuk' dedi" Beraatime karar vereceğinize inanıyorum. Yüce heyetinize saygılar sunuyorum." diye konuştu.

Duruşma tutuklu sanıkların savunmasının alınması ile devam ediyor.

 

DHA

İLGİLİ HABERLER