Gündem
  • 4.5.2004 09:26

GÜL'DEN 'MERVE KAVAKÇI' MESAJI

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, eski FP'li Merve Kavakçı'nın açtığı dava için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gönderilecek savunma konusunda ''Biz özgürlüklerden yanayız'' dedi. Gül'ün sözleri, TBMM Genel Kurulu'nda türbanlı yemin kriziyle başlayan ve FP'nin de kapatılmasının dayanakları arasına giren süreçte AKP hükümetinin savunma konusunda sürpriz yapabileceği yorumlarına neden oldu. Gül, Kavakçı'nın AİHM'deki davası için Dışişleri Bakanlığı'nın savunma hazırlayacağına ilişkin soru üzerine, ''Bize gelmedi böyle bir şey. Gelsin bakacağız tabii ki. Biz Türkiye'de özgürlüklerden yanayız. Türkiye iki üç sene önceki Türkiye değil'' açıklamasını yaptı. Kavakçı, milletvekili seçildikten sonra TBMM Genel Kurulu'na türbanıyla gelmiş ancak milletvekili yemini ettirilmemişti. İzinsiz olarak ABD vatandaşlığına geçtiği gerekçesiyle Türkiye'de vatandaşlıktan çıkarılan Kavakçı'nın milletvekilliği düşürülmüştü. İçtüzük başvurusu Kavakçı bunun üzerine AİHM'ye başvurdu. Avukatı Salim Özdemir, başvuru dilekçelerinde, ''Kavakçı'nın vatandaşlıktan çıkarılması, FP'nin kapatılmasından sonra siyasi yasaklı hale gelmesi, TBMM İçtüzüğü'nde bulunmamasına rağmen türbanla milletvekili yemini ettirilmemesi'' gibi konuların bulunduğu söyledi. Özdemir, AİHM'nin ''esas numarası'' verdiği başvurularının kabul edilebilirlik süreci için Türkiye'den şu sorulara yanıt vermesini istediğini kaydetti: • Kavakçı'nın Meclis'ten uzaklaştırılmış olması, halkın kendi temsilcilerini özgürce seçmesinin önünde bir engel midir? • FP'nin de aynı nedenle kapatılmış olması, siyasi hakların engellendiği anlamına gelir mi? • Başvurucunun iddiaları düşünce özgürlüğünün engellenmesi anlamı taşır mı? Gül, düşündürdü Kendisi de eski bir FP'li olan Gül'ün sözleri, Dışişleri'nin farklı bir savunma yapıp yapmayacağı tartışmasını başlattı. Türkiye, önceki savunmalarında, Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına atıfta bulunarak, türbanın, laikliğe ve Anayasa'nın değiştirilmesi olanaksız maddelerine aykırı olduğunu belirtiyordu. Türkiye'nin, savunmasında, Kavakçı'nın iddialarını destekleyerek, yaşananların ''düşünce ve ifade özgürlüğüne'', ''seçme ve seçilme hakkına'', ''siyasi hakların kullanımına'' aykırı olduğunu belirtmesi halinde, AİHM, Kavakçı için Türkiye'yi tazminat ödemeye ya da dostane çözüme mahkûm edebilecek. Kavakçı farklı AİHM uzmanı Avukat Orhan Kemal Cengiz de, Milliyet'e şunları söyledi: ''Türkiye, Kavakçı'nın başvurusunu haklı bulursa, dostane çözüme gidilerek dava ortadan kaldırılacağından, mahkûmiyet de söz konusu olmaz. Ancak, AİHM, gündeminde olan diğer türban davalarında, türbanı laikliğe aykırı bulursa, diğer tüm davalarda da bulur demektir. Üstelik, türban davaları, sözleşmenin aile ve eğitim hayatı ile ilgili maddelerinden açılıyor. Kavakçı ise örgütlenme, ifade, seçme - seçilme özgürlüğü ile ilgili maddelerden açtı. Konuları farklı olduğundan davalar birbirini bağlamaz.'' Dışişleri Bakanlığı, Leyla Şahin'in açtığı türbanla ilgili davada, AİHM'ye ek savunma göndermiş, yasağı savunmuştu. Gül'ün talimatıyla geri çekilen ek savunma, AKP'nin görüşleriyle taban tabana zıt olması nedeniyle hükümette sıkıntıya neden olmuştu. Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül de benzer bir sıkıntı yaşanmaması için AİHM'ye açtığı davayı geri çekmişti. MİLLİYET

İLGİLİ HABERLER