Gündem
  • 20.5.2004 16:41

İŞTE CHP MYK TOPLANTISININ PERDE ARKASI...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem, 30 milletvekilinin yayınladığı deklarasyonla ilgili olarak, Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) bir değerlendirme yaptığını belirterek, ''Bildiri ile olağanüstü kurultay talebi çok yanlış olmuştur'' dedi. Erdem, parti yönetiminin, tüzüğün öngördüğü şekilde gerekli önlemleri alacağını belirtti. CHP MYK, Genel Başkan Deniz Baykal'ın başkanlığında basına kapalı bir toplantı yaptı. Toplantının ardından gazetecilere açıklamada bulunan Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem, güncel siyasi gelişmelerin yanı sıra, hafta başında 30 milletvekilinin imzasıyla açıklanan ve olağanüstü kurultay talebinin yer aldığı deklarasyon ile ilgili bir değerlendirme yapıldığını söyledi. Erdem, seçim sonuçlarının, partinin yetkili organlarında değerlendirildiğini ve bu toplantıların ardından sonuçların başarısızlık olarak nitelendirilemeyeceği ve Genel Başkan Deniz Baykal'ın desteklendiği yönünde açıklamalar yapıldığını anımsattı. TBMM Grubu'nda da benzer bir çalışma yapıldığını bildiren Eşref Erdem, aradan bir süre geçtikten sonra bir grup milletvekilinin deklarasyon ile olağanüstü kurultay talebinde bulunduklarını anlattı. Erdem, ''Bu çok büyük bir yanlış olmuştur. İçinden geçmekte olduğumuz konjonktür itibariyle de çok yanlış olmuştur. YÖK Yasası gibi Türkiye'yi yakından ilgilendiren, Cumhuriyet'in temel niteliklerine yönelik saldırıların giderek yoğunlaştığı bir dönemde böyle bir bildiri ile CHP'nin tartışmaya açılması, olağanüstü büyük bir yanlış olmuştur'' diye konuştu. İktidara yönelik eleştirilerin yoğunluk kazandığı bir noktada böyle bir girişimle yapay bir gündem yaratıldığını belirten Erdem, olağanüstü kurultay talebinin, herkesin demokratik hakkı olduğunu, ancak bunun nasıl gerçekleştirileceğinin parti tüzüğünde belirtildiğini söyledi. Gerekli imzaları toplamadan, yurt genelinde geziler düzenleyerek, parti örgütlerinin kafasını karıştırarak, gruplaşmalar yaratarak, tahrik ederek yapılan girişimin doğru bir girişim olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Eşref Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bildiriye baktığınızda, olağanüstü kurultayın toplanmasını gerektiren bir gerekçe yok. Herkesin bildiği genel ifadeler var. CHP MYK olarak bunu çok uygun bulmadığımızı, partiyi tartışmaya açan, partiye zarar vermeye başlayan, ülkenin gündemini değiştirmeye dönük, iktidarın eleştirilerle sıkışmaya başladığı bir dönemde böyle bir talebin gündeme getirilmesini doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum.'' KÜSKÜNLER HAREKETİ Deklarasyonu yayınlayan milletvekillerinin kendilerini ''iktidara yürüyüş grubu'' olarak isimlendirdiklerini kaydeden Erdem, imzacı milletvekillerinin bir bölümünün 28 Mart yerel seçimleri öncesinde ciddi bir çalışma yapmadıklarını, bazı milletvekillerinin de aday belirleme sürecinde istedikleri gerçekleşmeyince tepki gösterdiklerini savundu. ''Arkadaşlarımızın bir bölümü de seçim öncesinde müdahalelerle aday değiştirmişler, ancak parti oralarda hüsrana uğramıştır. Bugün piyasada en çok bağıran bu arkadaşlarımızdır. Bütün bunlara bakıldığında bu hareketi 'iktidara yürüyüş hareketi' olarak değil, 'küskünler hareketi' olarak değerlendirmek daha doğru olur'' diye konuştu. CHP'nin, partiyi tartışmaya açan ve parti içinde bir sorun varmış gibi gündem yaratan hareket karşısında sessiz kalmayacağını belirten Erdem, ''Arkadaşlarımızda bir telaş görüyorum ve bunu anlamakta zorluk çekiyorum. CHP'nin yükselmeye başladığı, önümüzdeki dönem Türkiye'nin en büyük partisi olmaya aday olduğu bir dönemde, iktidarın sıkışmaya başladığı, çeşitli çevrelerce eleştiri bombardımanına uğradığı bir dönemde partiye yapılmış bir haksızlık olarak telakki ediyorum'' dedi. ''ÖNLEMLER ALINACAK'' Erdem, parti örgütlerinden ve gruptan deklarasyon yayınlayan milletvekillerine karşı büyük bir tepki olduğunu ifade ederek, ''Umuyorum kısa süre içinde bu konuyu kendi içimizde sessiz sedasız hallederiz. Bu konuda CHP merkez yönetimi olarak tüzüğün bize verdiği bütün yetkileri kullanarak gereğini yapacağımızı da kamuoyuna ifade etmek istiyorum'' diye konuştu. Eşref Erdem, bir gazetecinin, tüzüğün verdiği yetkilerden kastının partiden ihraç olup olmadığının sorulması üzerine, ''Bilmem, onu demiyorum. Sadece tüzüğün verdiği yetkileri kullanacağımızı söylüyorum'' yanıtını verdi. Erdem, disiplin işlemi konusunda prosedürün nasıl işlediği konusundaki bir soru üzerine de, CHP'de bu konuda iki kurulun görev yaptığını anımsatarak, Yüksek Disiplin Kurulu'nun dışında grup içindeki eylemleri değerlendirmek üzere de Grup Disiplin Kurulu'nun faaliyet gösterdiğini anlattı. Erdem, ''Partinin tümünü ilgilendiren bir hata yapılmış ise o konuya Yüksek Disiplin Kurulu bakar. Bu, bir disiplin işlemi yapacağımız anlamına gelmemeli. Prosedürü söylüyorum ama bu konuda tüzüğün öngördüğü çerçevede önlemler alacağız, değerlendireceğiz ve partiyi hızla böyle bir sıkıntıdan çıkaracağız. Böyle bir tartışmaya Türkiye'nin de partinin de ihtiyacı yok'' diye konuştu. Eşref Erdem, deklarasyonda imzası bulunan bazı milletvekillerinin imzalarını çekmeleri için kendisinin baskı yaptığı yönündeki haberlerin anımsatılması üzerine de, ''Benim görevim hakemlik değildir. Ben hakemlik yapmıyorum, siyaset yapıyorum. CHP'nin ilerlemesi, disiplin içerisinde ilerlemesini sağlamak temel görevimdir. Zaman zaman bazı arkadaşlarla bu doğrultuda sohbet ettiğim, konuştuğum doğrudur'' dedi.

İLGİLİ HABERLER