Ekonomi
  • 26.2.2022 18:54

Miras Avukatı

Miras hukuku medeni hukukun bir alt dalı olarak düzenlenmiştir. Her hukuk dalı gibi miras hukukunun Türk hukukunda önemi büyüktür. Uygulamada bütün avukatlar bütün hukuk dallarında faaliyet gösterebilmektedir. Ancak günümüzde hukuk alanının gelişmesi ve çok geniş bir alan olmasından dolayı birçok avukat belli bir alanda uzmanlaşma ihtiyacı duymuştur.

Miras hukuku da kendi özgü kanun düzenlemesi ve kendine has uygulaması ile özelleşme ihtiyacı hissettiren bir alandır. Miras avukatı ise sadece miras hukuku alanı içinde meydana gelen sorunları çözüme ulaştırma konusunda uzmanlığa erişmiş ve bu alanda aktif faaliyet gösteren avukatlara denilmiştir. Uygulamada miras avukatı miras davası avukatı olarak da nitelendiriliyor.

Miras hukuku Türk Medeni Kanunu içerisinde düzenlenmiştir. Miras hukuku, ölen y ada kendisinden uzun süre haber alınamayan ve öldüğü düşünülen kişilerin tüm malvarlığının nasıl dağıtılacağına ilişkin düzenlemeleri yapan hukuk dalıdır. Her muris arkasında aktif bir malvarlığı bırakmayabilir.

Bazı murisler öldükleri zaman arkalarında borç bıraktıkları da oluyor. Böyle durumlarda mirasçıların, mirası reddetmekten başka çaresi olmayacaktır. Miras hukukunda kendini yetiştirmiş en iyi miras avukatları bu noktada önem arz edecektir. Mirasçıların bu tarz avukatlardan hukuki yardım almaları kendileri açısından önemli olacaktır.

Vasiyetnamenin Tenfizi

Bir vatandaşın ölümü halinde ardından, mirasçıların bazı işlemleri yapması gerekir. Vasiyetin düzenlenme işleminin ardından mirasçılar tarafından bazı işlemlerin yapılması zorunluluk arz eder. Söz konusu hukuki işlemler vasiyetnamenin tenfizidir. Murisin gerisinde bıraktığı ve mirası ilgilendiren vasiyetnamenin açılması ve mirasçılar atanarak mal paylaşımı işleminin yapılması gerekir.

Ayrıca vasiyetnamenin geçerliliğine bakılmadan mirasçılar tarafından yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine ibraz edilmesi de zorunludur. Vasiyetnamenin teslim tarihinden başlayarak bir ay içinde açılması gereklidir. Mirasçılar ya da vasiyet alacaklıları bir aylık süre içinde vasiyetnameye itiraz etmezlerse vasiyetname kesinleşir. Vasiyetnamenin kesinleşmesinden itibaren mirasçılara veraset ilamı verilecektir.

Mirasçılar tarafından süresinde vasiyetname mahkemeye ibraz edilmezse vasiyetnamenin tenfizi için yetkili sulh hukuk mahkemesinde dava açılır. Söz konusu dava tüm yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılara karşı açılır. Dava açmak isteyen hak sahipleri mal kendilerine bırakıldığının tebliğ edilmesinden itibaren on yıl içinde dava açmak zorunda olup bu süre hak düşürücü süredir.

Ancak kötü niyetli kişilere karşı söz konusu yirmi yıldır. Bu davayı açmak isteyen hak sahiplerinin hukuki bir destek almaları hak kaybına uğramamaları için önemlidir. Bu dava çeşidinde alanında uzman yani miras hukukunda en iyi avukat olan hukukçuların bilgisinden yararlanmaları kendi menfaatlerinedir.

Sağ Kalan Eşin Miras Payı

Miras hukukunda muris vefat ettiğinde eşi hayattaysa eş de mirasçı olacaktır. Peki sağ kalan eşin miras payı ne kadardır? Sağ kalan eş hayatta olması ve boşanmamış olması koşuluyla her türlü mirasçı olacaktır. Ancak sağ kalan eşin miras payı beraber mirasçı olduğu zümreye göre değişecektir.

Türk Medeni kanunu madde 499 da sağ kalan eşin miras payını zümrelere göre şöyle düzenlemiştir. Sağ kalan eş, birinci zümre mirasçılar ile birlikte mirasçı olması durumunda toplam mirasın 1/4 kısmı sağ kalan eşe geriye kalan 3/4 kısmı birinci zümre mirasçılara kalacaktır. Sağ kalan eş, ikinci zümre mirasçılar ile birlikte mirasçı olması durumunda toplam mirasın 1/2 kısmı sağ kalan eşe geriye kalan 1/2 kısmı ikinci zümre mirasçılara kalacaktır.

Sağ kalan eş, üçüncü zümre mirasçılar ile birlikte mirasçı olması durumunda toplam mirasın 3/4 kısmı sağ kalan eşe geriye kalan 1/4 kısmı üçüncü zümre mirasçılara kalacaktır. Ancak murisin vefat ettiği zaman üçüncü zümrede bulunan mirasçılar muristen önce vefat etmişlerse eş tek başına mirasçı olacaktır.

Tereke Tespit Davası

Tereke murisin ölümüyle birlikte yasal mirasçılarına geçen malvarlığıdır. Tereke aktif malvarlığı ve pasif malvarlığından oluşur. Yani murisin ölümü sonrasında gerisinde bıraktığı borçları ve alacaklarını da kapsar. Örneğin; murisin bakkal Ahmet Amcaya olan veresiye borcu da terekeye dahildir.

Terekenin tespiti davası ise murisin ölümü sonrasında tüm malvarlığının tespit edilmesi için açılan bir özel davadır. Mirasçıların murisin geride bıraktığı terekenin tam olarak ne kadar olduğu neleri içerdiğini net olarak bilmeyebilirler. İşte mirasçılar ne kadar kaldığını ve ne kaldığını öğrenmek için terekenin tespiti davası açabilirler. Murisin terekesini oluşturan aktif ve pasifler net şekilde ortaya koyulduktan sonra miras ile ilgili bilirkişi rapor hazırlayacaktır.

Tereke Tespit Davasını Kimler Açabilir?

Tereke tespit davasını tereke üzerinde hak iddia eden herkes açılabilir. Yani hak iddia edecek kişiler de mirasçılar olduğuna göre sadece mirasçılar davacı olabileceklerdir. Söz konusu davada taleple bağlılık ilkesinin var olmasından dolayı davacılar dava dilekçelerinde taleplerini açık ve net şekilde talep etmeleri gerekecektir. Taleplerini doğru şekilde ifade edemezlerse hak kayıpları yaşanacaktır.

Bu konu hukuki bilgi isteyen bir konu olduğundan dolayı davacıların bir miras davası avukatı ile beraber davayı yürütmeleri hak kaybı riskini azaltacaktır. Davacılar terekenin tespiti davasını murisin ölümünden itibaren her zaman açabilirler.

Terekenin tespiti davasında görevli ve yetkili mahkeme ise murisin son ikametgah yerindeki sulh hukuk mahkemesidir. Murisin Türkiye de bir ikametgah adresi bulunmuyorsa nüfusa kayıtlı olduğu ildeki sulh hukuk mahkemesinde açılır.

 

 

İLGİLİ HABERLER