Spor
  • 31.5.2006 12:10

POLAT: FENER'E DUYULAN NEFRETİN SEBEBİ AZİZ YILDIRIM'DIR

İSTANBUL - Galatasaray Kulübü 2. Başkanı Adnan Polat, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın aldığı görevi bırakma kararı nedeniyle pişmanlık duyduğunu, bu kararıyla gündemi değiştirmesine rağmen gerçekleri değiştiremediğini belirterek, tüm Türkiye tarafından Fenerbahçe'ye karşı duyulan nefretin sebebinin, Yıldırım ve yönetiminin tarz ve tutumu olduğunu iddia etti.
Polat, Futbol Extra Dergisi'nde yer alan röportajında Fenerbahçe'ye ciddi katkıları olan Aziz Yıldırım'ın görevden ayrılmasının büyük bir kayıp olduğunu ifade ederek, "10 defa düşünüp bir kere karar vermek gerekir. Bence Aziz Bey şampiyonluğu kaybetmenin duygu yoğunluğundan kendini arıtmadan karar verdi. Bu kararın ardından pişmanlık duyduğunu düşünüyorum. Fenerbahçe'yi nereden aldı, nereye götürdü, buna bakmak lazım. Sportif başarı belki bu dönemde elde edilemedi ama bence çok güçlü bir Fenerbahçe kulübü oluştu. Özellikle stat olayı, mali imkanlarının yükselmesi küçümsenecek şeyler değil. Galatasaray 10 senedir bir stat yapmaya çalışıyor, ama hala başlayabilmiş değil. Kolay şeyler değil bunlar. Ben Aziz Bey'i başarılı buluyorum ve bence ayrılmasının Fenerbahçe kulübünün şu kısa dönemde aleyhinde olacağını düşünüyorum. Aziz Bey'in bırakması gündemi değiştirmek amacıyla yapılmışsa, netice alınmış demektir. Evet, gündemi değiştirdi, ama gerçekleri değiştiremedi. Çünkü Galatasaray şampiyon oldu. Aziz Bey'in kalması halinde tavrını ve üslubunu değiştirmesi gerekir diye düşünüyorum. Çünkü Fenerbahçe Türkiye'nin en büyük kulüplerinden biri, 100 yıllık kulüp ve Türk futboluna katkıları çok fazla. Büyük bir taraftar kitlesi var. Bu kadar büyük bir kulüpten ne yazık ki Fenerbahçeli olmayan herkes nefret ediyor. Hatta bazı Fenerbahçeliler'in de yönetimden ciddi şekilde nefretleri var. Hiç kimsenin insanları bu kadar büyük bir kulüpten nefret ettirmeye hakkı yok. Yıldırım görevde kalırsa, mevcut yönetim tavrını ve üslubunu değiştirip, felsefesini biraz daha sevgi ve hoşgörü üzerine kurması lazım. Fenerbahçe'ye duyulan bu nefretin sebebi, Yıldırım yönetiminin tarz ve tutumudur. Fenerbahçe gibi bir kulüpten neden bütün Türkiye nefret etsin? Böyle bir şey olabilir mi? Kıskanılacak hale gelmiş bir kulüpten neden nefret edilsin? Bugün herkes Fenerbahçe'ye ve Aziz Bey'in yaptıklarına imrenmeli diye düşünüyorum. Ama bunun yerine ortada bir nefret var onlara karşı. Bence son 8 senedir verdikleri mesajların, rakipleri hakkında açıkladıkları görüşlerin altını çizsinler ve bir baksınlar. O zaman milletin Fenerbahçe'ye neden bu kadar kızgın ve nefret dolu olduğunu daha iyi anlarlar" diye konuştu.
Galatasaray şampiyon olduktan sonra Fenerbahçe Başkanı ve yönetiminden bir kutlama almadığını kaydeden Galatasaray 2. Başkanı Polat, kendisinin bunu her zaman yaptığını belirterek, "Ben her zaman kutlarım. Size bir örnek vereyim. Ben yönetimde değildim ve iki sezon önce Fenerbahçe şampiyon olmuştu. Galatasaray şampiyon olamadığı için üzüldüm ve Şamdan'a gittim. İçeride en az bin tane Fenerbahçeli vardı ve çoğunu da tanıyorum. Hepsinin üzerinde Fenerbahçe forması vardı. Sabahın 6'sına kadar bin tane Fenerbahçeli'yle şarkılar söyleyerek eğlendik. Hem kutladık, hem de kutlamayı birlikte yaşadık. Hiç de rahatsızlık duymadım açıkçası. Keyif de aldım" açıklamasında bulundu.

"ŞAMPİYONLUK KUTLAMASINDA 20.45'İ BU KADAR TEKRARLAMAM YANLIŞTI"
Polat, şampiyonluktan sonra yaptığı bazı davranışları nedeniyle kendisini eleştirdiğini, tribünlere saat gösterme olayını o kadar abartmaması gerektiğinin altını çizerek, "20.45'te şampiyon olacağımızı söylemiştik ve olduk. Şampiyonluk kutlamasında bu saati 1-2 kere söyleyebilirdim. Ama bu kadar tekrarlamam yanlıştı. Bunun tek nedeni vardı, o da Fenerbahçe Stadı'nda gördüğümüz o muamele. Ondan dolayı ortam bu kadar sertleşti. Kimse inanmadı bize, nerdeyse herkes dalga geçti. Bırakın dışarıdakileri, kulübün içinde de bu konuda inanmayanlar çok oldu. Vallahi Fenerbahçe eğer şampiyon olsaydı bırakın saat göstermeyi, herhalde beni bombardımana tutarlardı. Ama hamama giren terler. Bu bir riskti. Fenerbahçe'nin şampiyon olma ihtimali kağıt üzerinde bizden yüksekti. Ama benim o sözlerim bizim takımı motive etmek için olduğu kadar, Fenerbahçe takımını da strese sokmak ve Denizli'yi de motive etmek amacını taşıyordu. 3 takımın futbolcularıyla konuşun, bence o sözler amacına ulaştı. Son maçtan önce basın toplantısı düzenliyordum. Bu toplantı sırasında 'Maçlar 20.45'te bitiyor ya biz de 20.45'te şampiyon olacağız, göreceksiniz' dedim. O basın toplantısından sonra baktık ki herkes 20.45'i manşet yapmış. 'Tamam' dedim, 'Simge bu.' 20.45 basın toplantısında o anda aklıma gelen bir söylemdi. Öncesinden tasarlanmış bir şey değildi. İyi bir tesadüf oldu aslında. Ve ardından Daum'un gazetelere yansıyan konuşmalarında rakibimizin bu tuzağa düştüğünü gördüm. Daum'un açıklamalarından korktuğunu anladım. Aslında son dakikada Appiah'ın topu biraz yandan gitse Fenerbahçe şampiyon olacaktı. Yani Allah bize yardım etti" ifadelerini kullandı.
Fenerbahçe'nin sportif anlamda Galatasaray'ın çok gerisinde olduğunu iddia eden Polat, Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı sadece stat ve mali konularda geride bıraktığını dile getirerek, "Stat ve mali konuların dışında biz her anlamda Fenerbahçe'nin önündeyiz diye düşünüyorum. Hem de çok. Taraftar sayısında da Fenerbahçe'nin önündeyiz. 3 tane GSM operatörü var. Bu konuda çok basit ve çabuk şekilde kamuoyu yoklaması yapabilirler. Herkes tutuğu takımı mesajla belirler, olur bLbir kulüpten neden nefret edilsin? Bugün herkes Fenerbahiter. Galatasaray yüzde 35 ise Fenerbahçe yüzde 30'larda filan" şeklinde konuştu.

"ŞÜKRÜ SARACOĞLU STADI'NDA OLMAMASI GEREKEN ŞEYLER YAŞADIK"
Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Fenerbahçe ile oynadıkları derbide yaşadıkları sıkıntılara da değinen Polat, sözlerine şöyle devam etti:
"Herkes bizim Fenerbahçe ile oynadığımız Cüneyt Çakır'ın yönettiği derbiyi tekrar izlesin. Galatasaray hakem tarafından ince ince doğrandı o maçta. Erman Hoca'nın da Ahmet Hoca'nın da değerlendirmelerine önem ve değer veriyorum. Onlar maçı tekrar izlesin, ikisi de benim aksime görüşteyse Cüneyt Çakır konusundaki iddiamı, sözümü geri alırım. O maçta bizimle sadece stat müdürü arkadaşımız ilgilendi. Orada asla iyi ağırlanmadık. Stada gelişimizden stattan çıkışımıza kadar çok kötü şeyler oldu. O kötü şeyleri tekrarlamak bile beni rahatsız edecek. Olmaması gereken şeyler yaşadık. Zaten sonrasında benim bu kadar sert eleştiri ve üslup takınmama neden olan da orada bize yapılan olaylardır. Çünkü Aziz Bey olsun, Mahmut Uslu ve Murat Özaydınlı olsun benim çok yakın dostlarım, arkadaşlarım. Hiçbirinden bunu beklemiyordum. Sonra açıklamalarını duydum; benim tepkilerime karşılık 'Biz politikacı mıyız ki gidip de VIP'te merbaha, hoşgeldin diyeceğiz' diye. Bu mantığı anlamıyorum, bu anlayışa katılmıyorum. Aziz beyle geçmişte karşılaştığımız vakitlerde sohbetlerimiz oldu. Bazı tavsiyelerde bulundum. Aramızda Fenerbahçe'ye yarar sağlayacak böyle bazı görüşmeler oldu. Ama bunu benim gündeme getirmem şık olmaz. Aziz Bey söylemek isterse o söyler. Tabii ki bunlar manevi bir yardımdı. Daha önce Aziz Bey'e Fenerbahçe ile ilgili bazı tavsiyelerimiz faydalarımız oldu. Bunun detayını anlatmak istemiyorum. Çünkü bu Aziz Bey'le ikimizin arasında bir konuşmaydı."

"GALATASARAY CİDDİ BİR EROZYONA DOĞRU GİDİYORDU"
Galatasaray yönetiminde görev almasıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Polat, "Benim yönetime girme gibi bir niyetim yoktu. Açıkçası son gün oturduk konuştuk, hesabını kitabını yaptık, seçim çok riske giriyordu Özhan Bey açısından. Yani Özhan Başkan'ın kazanması ucu ucuna görünüyordu. Öyle bir durumda Yiğit Şardan ekibi kazanırsa Galatasaray'ın biraz maceraya sokulacağı düşüncesi hasıl oldu bende. Ondan sonra da şu anda isimlerini açıklamak istemediğim, çok önemli 2 kişi, bunun bir milli dava olduğunu, Galatasaray'ı bu durumda yalnız bırakmamamız gerektiğini vurgulayarak benim mutlaka görev almam gerektiğini söyledi. Sonra babamla konuştum, o da aynı yorumu yapınca teklifi kabul ederek girdim. Galatasaray ciddi bir erozyona doğru gidiyordu. Kamuoyundan yönetime girmem konusunda baskı gelince, Özhan Bey yönetimi seçilmiş olsaydı bile bir ayağı eksik hissiyatıyla bir güven eksikliğine düşebilirdi. Galatasaray'ın son 10 yıldaki borçlanma sürecinde payı olan arkadaşlarımız muhalefet kanadı olarak ortaya çıkan bu ekibin içindeydi. Dolayısıyla yapabildikleri, yapabilecekleri bir şeyler olsaydı daha önce de yaparlardı. Bu nedenle, kazanmaları halinde Galatasaray'da sıkıntıların daha büyük olacağı kanaatindeydim. Geldiğimizde Galatasaray'ın aleyhine devamlı yapılan hakem hataları mevcuttu. Fenerbahçe lehine yapılan hakem hataları hep gündemdeydi. Dolayısıyla böyle bir ortamdaLbir kulüpten neden nefret edilsin? Bugün herkes Fenerbah bu yarış çok kolay olmadı. Ama bizim dönemden sonra, Fenerbahçe maçındaki hakem yönetiminin dışında Galatasaray'ın aleyhine maçı etkileyecek bir hakem hatası olmadı. Fenerbahçe'nin lehine de olmadı. Biz geldikten sonra hakem hataları minimuma indi. Yani hakemlerin sezon başındaki formsuzluklarının çoğu ortadan kalktı" değerlendirmesini yaptı.

"BEŞİKTAŞ GALİBİYETİNE SEVİNEMEDİK"
Galatasaray'ın İnönü Stadı'nda Beşiktaş'ı 2-1 mağlup ettiği maçta siyah-beyazlı takımın kalecisi Cordoba'ya haksızlık edildiğini öne süren Polat, "Beşiktaş maçında olan şey bir mucize. Ama o kadar çok speküle edildi, Cordoba'ya o kadar büyük terbiyesizlik ve haksızlık yapıldı ki düşünsenize, Cordoba'nın o degajı Sabri'nin arkasına düşse Sergen'in önüne gelecek ve bir tane Galatasaraylı futbolcu yok orada. Degajı yaptı, Sabri'ye geldi, Sabri'den de Hakan'a. Hakan'ın yere indirmesi ve Hasan Kabze'nin vurup gol yapması dört-beş saniye falan sürdü. Biz beş saniyede bu operasyonu becerebiliyorsak Türkiye'de artık bizi kimse durduramaz. Millet buna inanıyor, benim aklım almıyor bunu. Olur mu böyle bir şey? Cordoba'ya haksızlık yapıldı. Duyduğum kadarıyla Kolombiya elçisi de bu olaya çok alınmış ve ülkesine bir hakaret olarak algılamış bu olayı. Cordoba da ülkesinde bir kahraman gibi karşılanmış. Türk futboluna çok emek verdi, bence bu şekilde gitmemeliydi. Beşiktaş maçından sonra Yıldırım Demirören ve yönetimi o kadar üzüldü ki VIP'te kimsede çıt çıkmıyordu. Onların o kadar üzüldüğünü görünce biz de sevinemedik. Sanki biz de maçı kaybetmişiz gibi bir hava vardı üzerimizde" şeklinde konuştu.
Fenerbahçe bayrağının da kendisi için kutsal olduğunu kaydeden Polat, "Daha önce Ömer Çavuşoğlu'nun Galatasaray bayrağına karşı yapmış olduğu davranış çok yanlıştı. O olaydan sonra bazı Galatasaray muhabiri arkadaşlar bana geldi, 'Siz de Fenerbahçe bayrağının ortasından kolunuzu, ayağınızı sokar mısınız?' gibi teklifler yaptı. Ben tam aksine, 'Bu bayrak benim içinde kutsaldır. Yeri dolabımın üstüdür' dedim ve Fenerbahçe bayrağını alıp yukarı kaldırdım" dedi.
Galatasaray Kulübü 2. Başkanı Adnan Polat, yabancı kontenjanı konusunda bir değişiklik yapılacaksa, bunun bir anda serbest bırakılmaması gerektiğini, kademeli olarak yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER